Değerli okurlarım, son günlerde en gündemdeki konulardan biri de kadınların menopoz döneminde hormon kullanmasıdır. Kas-iskelet hastalıkları uzmanlarını da ilgilendiren bu önemli konuda ben de görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

Bilindiği gibi menopoz, yaşa bağlı olarak yumurtalıklardan salgılanan östrojen ve progesteron’un azalması ile kadınların üreme fonksiyonlarının sona erdiği ve bazı semptomların ortaya çıktığı bir dönemdir. Sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, dikkat-dağınıklığı, depresif ruh hali, vajinal kuruluk, idrar kaçırma, kas-eklem ağrıları ve kemik erimesinin de hormonlarda azalma ile gözlenebildiği bu dönem bilinçli bir şekilde yönetilebilirse kadının en verimli olduğu yaşlarda çok güzel bir süreç yaşanabilir.

Hormon Replasman Tedavisi (HRT), azalan östrojenin ve gerekiyorsa progesteronun yerine konmasıdır. Yapılan çalışmalar, HRT’nin sıcak basmasını 24 saatte, uykuyu 1 haftada, vajinal kuruluğu 2-4 haftada düzelttiğini, kemik erimesini ortalama % 40 azalttığını, kırık riskini düşürdüğünü göstermektedir. Yine 60 yaş altında kalp-damar hastalıklarını %32 azalttığı ve diyabet riskini %19 düşürdüğü belirtilmektedir.

HRT bundan 25 yıl önce çok yaygın kullanılırken, 2002 yılında yapılan bir çalışmada meme kanseri ve inme riskini artırması nedeniyle kullanımı riskli görülmüştür. Bu çalışma sonuçları sonraki yıllarda tekrar yorumlandığında; kullanılan östrojen ve progesteronun dozlarının yüksek ve insan vücudundaki hormonlara eşdeğer olmadığı, hormon kullanan kadınların yaşlarının çok ileri olduğu ve uzun yıllardır menopozda olduğu şeklinde yorumlar getirilmiştir. Geçtiğimiz 20 yılda biyoeşdeğer dediğimiz vücudumuzdaki hormonlara çok benzeyen hormonlar, daha çok cilt ve vajinal yolla kullanılarak yan etkiler iyice azaltılmıştır. Menopoz dönemindeki kadınlarda da oldukça faydalı etkileri olduğu kanıtlanmış ve rutin kullanıma girmiştir. Geçtiğimiz ay da FDA menopoz döneminde biyoeşdeğer hormon (biyoeşdeğer östrojen ve mikronize progesteron) kullanımını onaylamıştır.

HRT ile ilgili en çok korkulan konu meme kanseri riskidir. Yapılan çalışmalar tek başına östrojen kullanımının meme kanseri riskini önemli düzeyde artırmadığını göstermektedir. Ancak rahimi olan kadınlarda tek başına östrojen kullanımı rahim kanserini artırabilir. Bu durumlarda östrojenin yanında progesteron eklenir. Günümüzde kullanılan biyoeşdeğer östrojen + doğal (mikronize) progesteron kullanımının güvenli olduğu, 5 yıla kadar kullanımının minimal risk artırdığı (günde 1 bardak şarap kadar) yönündedir. Sentetik progesteron kullananlarda risk 2 katına çıkabilir; bu nedenle güncel rehberler doğal (mikronize) progesteron kullanımını önermektedir.

Yine çalışmalar, biyoeşdeğer östrojen ve mikronize (doğal) progesteronun kalp krizi/inme riskini 60 yaşından önce, menopozun ilk 10 yılı içinde başlandığında koruyucu etki gösterdiğini belirtmektedir.

HRT önerilen kadınlar: Erken yaşta menopoza girmiş, sıcak basması/uykusuzluk/vajinal kuruluk yaşayan, osteoporoz riski yüksek ve osteoporoz için kullanılan diğer ilaçları tolere edemeyen, 60 yaşından genç ve son 10 yıl içinde adetten kesilmiş kadınlardır.

HRT önerilmeyen kadınlar: Meme, rahim, over kanseri öyküsü, aktif pıhtı atması, ciddi kalp yetmezliği, inme, karaciğer yetmezliği, açıklanamayan vajinal kanama, yüksek tromboz genetiği olan kadınlardır.

HRT kullanacak kadınlar öncesinde mutlaka kadın-doğum hekimi tarafından muayene edilmelidir. Başlamadan önce meme ve rahim muayenesi ve ultrasonografisi + mamografi, smear yapılmalıdır; hekimin gerekli gördüğü zaman dilimlerinde muayene tekrar edilmelidir.

Kas-iskelet sağlığı açısından yılda bir kez kemik dansitometrisi, kemik erimesinde etkili olabilecek diğer hormon testleri ve biyokimyasal analizler yapılmalıdır. Osteoporoz tedavisi için kemik erimesini engelleyen ve kemik yapımını artıran ilaçlar yanında, kalsiyum, magnezyum, D vitamini kullanımı hekim kontrolünde yapılmalıdır.

Unutmayalım ki, orta ve ileri yaşta egzersiz, kas ve kemik sağlığını korumak yanında mental ve ruhsal sağlık açısından belki de tüm uygulamalardan daha da önemlidir. Yürüyüş, zıplama egzersizleri, yüzme, ağırlık kaldırma antrenmanları yanında yoga, tai-chi gibi zihin-beden tıbbi yöntemleri hayatımıza dahil edilmelidir.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.