Ivermektin, yalnızca veteriner hekimlikte kullanılan bir ilaç değil. İnsanlarda kullanımı onlarca yıllık geçmişe sahip olan ilaç, özellikle nehir körlüğü olarak bilinen onkoserkiazis ve bazı diğer paraziter enfeksiyonların tedavisinde önemli bir yere sahip.

İvermektinin geliştirilmesine temel oluşturan keşifler, William C. Campbell ve Satoshi Ōmura’ya 2015 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazandırdı.

Son yıllarda ise bilim insanlarının ilgisi ivermektinin antiparaziter etkisinin ötesindeki potansiyeline yönelmiş durumda.

Kanser Araştırmalarında Dikkat Çeken Bulgular

İvermektinle ilgili en dikkat çekici araştırma alanlarından biri kanser.

Hücre kültürü ve hayvan modellerinde gerçekleştirilen çeşitli çalışmalarda ivermektinin bazı kanser hücrelerinin çoğalmasını baskılayabildiği, programlanmış hücre ölümünü etkileyebildiği ve tümör gelişiminde rol oynayan bazı hücresel sinyal yollarına müdahale edebildiği bildirildi.

Araştırmalarda meme, yumurtalık, kolon, akciğer ve bazı kan kanseri modelleri dahil olmak üzere farklı kanser türleri incelendi.

Bilim insanlarının özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de ilaç direnci.

Bir Kâğıt Rulosundan Stetoskopa: Laennec’in Devrimi
Bir Kâğıt Rulosundan Stetoskopa: Laennec’in Devrimi
İçeriği Görüntüle

Bazı deneysel araştırmalar ivermektinin kanser hücrelerinin tedavilere karşı geliştirdiği direnç mekanizmalarını etkileyebileceğini ve bazı antikanser ilaçlarının etkinliğini artırabilecek kombinasyonların araştırılabileceğini düşündürüyor.

Ancak bu sonuçların büyük bölümünün hücre ve hayvan çalışmalarından geldiğinin altı çiziliyor. İvermektinin kanseri tedavi ettiği veya kemoterapinin yerine kullanılabileceği henüz klinik olarak gösterilmiş değil.

Antienflamatuvar Etkileri de Araştırılıyor

İvermektinin bilim dünyasında araştırılan bir diğer özelliği ise enflamasyon üzerindeki etkileri.

Deneysel çalışmalarda ilacın enflamatuvar yanıtla ilişkili bazı moleküler yolları etkileyebildiğine ilişkin bulgular elde edildi.

Bu nedenle ivermektinin antiparaziter etkilerinin dışında immün sistem ve enflamasyon üzerindeki etkilerinin hangi hastalıklarda klinik açıdan anlamlı olabileceği araştırılıyor.

Ancak romatoid artrit, Crohn hastalığı, ankilozan spondilit veya diğer otoimmün hastalıkların ivermektinle tedavi edilebildiğini gösteren yeterli klinik kanıt bulunmuyor.

Antiviral Özellikleri Laboratuvarda Gösterildi

İvermektinin bazı virüslere karşı etkileri de uzun süredir araştırılıyor.

Laboratuvar çalışmalarında çeşitli RNA ve DNA virüslerinin çoğalmasını etkileyebildiğine ilişkin sonuçlar bildirildi. SARS-CoV-2 üzerinde gerçekleştirilen hücre kültürü çalışmaları da bu araştırmaların önemli örneklerinden biri oldu.

Ancak laboratuvarda görülen antiviral etkinin insanlarda aynı şekilde ortaya çıkması garanti değil.

Nitekim COVID-19 döneminde gerçekleştirilen büyük randomize klinik araştırmalar ivermektinin hastaneye yatış veya ölüm riskini anlamlı biçimde azalttığını doğrulamadı.

Bu nedenle ivermektinin antiviral özellikleri bilimsel araştırma açısından ilgi çekici olsa da COVID-19 için kanıtlanmış bir tedavi olarak kabul edilmiyor.

Metabolizma Üzerindeki Etkileri de İnceleniyor

İvermektin konusunda daha erken aşamada bulunan araştırma alanlarından biri de metabolizma.

Hayvan ve laboratuvar çalışmalarında glikoz metabolizması, insülin duyarlılığı ve yağ metabolizması üzerinde olası etkiler araştırıldı.

Bu çalışmalar yeni araştırma alanlarının önünü açabilecek nitelikte görülse de ivermektinin diyabet, yüksek kolesterol veya karaciğer yağlanmasının tedavisinde kullanılmasını destekleyen yeterli klinik kanıt henüz bulunmuyor.

Eski Bir İlaç İçin Yeni Araştırma Alanları

İvermektin örneği, tıpta giderek önem kazanan “ilaçların yeniden konumlandırılması” yaklaşımının dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Bu yaklaşımda uzun yıllardır kullanılan ilaçların bilinen hedeflerinin dışında başka hastalıklarda etkili olup olamayacağı araştırılıyor.

İvermektinin avantajlarından biri, insanlardaki farmakolojisi ve bilinen kullanım alanlarının uzun yıllardır incelenmiş olması.

Bununla birlikte deneysel bir etkinin gerçek bir tedaviye dönüşebilmesi için kontrollü insan çalışmalarında hem etkinliğin hem de güvenliğin gösterilmesi gerekiyor.

En Çok Kanser Araştırmaları Merak Uyandırıyor

Bugünkü bilimsel veriler ivermektinin en güçlü ve tartışmasız kullanım alanının paraziter hastalıklar olduğunu gösteriyor.

Bunun yanında kanser hücrelerinin çoğalması, tedavi direnci, hücresel sinyal mekanizmaları ve enflamasyon üzerindeki deneysel etkileri yeni araştırmalar için dikkat çekici ipuçları sunuyor.

Özellikle kanser alanındaki preklinik bulgular, ivermektinin gelecekte mevcut tedavilerle birlikte kullanılabilecek bir ilaç olup olamayacağının daha kapsamlı klinik çalışmalarla araştırılması gerektiğine işaret ediyor.

Ancak mevcut veriler ivermektinin kanser veya diğer kronik hastalıkların kanıtlanmış tedavisi olduğunu göstermiyor. Bu nedenle ilacın bu amaçlarla hekim kontrolü dışında kullanılması önerilmiyor.

Kaynaklar

  1. World Health Organization – Ivermectin ve paraziter hastalıkların kontrolündeki kullanımı.
  2. Nobel Prize – 2015 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, William C. Campbell ve Satoshi Ōmura.
  3. Anticancer Research – Ivermektinin antikanser potansiyeline ilişkin deneysel çalışmalar.
  4. Pharmacological Research – Ivermektinin farklı hastalıklarda yeniden konumlandırılmasına yönelik araştırmalar.
  5. New England Journal of Medicine – TOGETHER randomize ivermektin çalışması.
  6. JAMA – ACTIV-6 ivermektin randomize klinik çalışmaları.