Araştırma, sosyal medya kullanımının mutluluk, kaygı ve depresyon gibi göstergeler üzerindeki etkisini ölçen en büyük deneysel çalışmalardan biri olarak öne çıktı.
2020 ABD başkanlık seçimi öncesinde yürütülen deneylerde, Facebook’u altı hafta bırakan kullanıcıların duygusal durum endeksinde 0,060 standart sapmalık iyileşme saptandı. Instagram’ı aynı süreyle bırakanlarda ise bu iyileşme 0,041 standart sapma olarak ölçüldü. Araştırmacılar, bu endeksi mutluluk, depresyon ve kaygı verilerini birlikte değerlendirerek oluşturdu.
Çalışmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de genç kadınlardaki sonuçlar oldu. Stanford’un özetine göre Instagram’a ara vermenin etkisi özellikle 25 yaş altı kadınlarda daha belirgin görüldü. Facebook tarafında ise etkinin daha çok 35 yaş üstü kullanıcılar arasında öne çıktığı kaydedildi.
Araştırmacılar, sosyal medyaya kısa süreli ara vermenin ruh sağlığı üzerinde ölçülebilir bir rahatlama sağlayabileceğini belirtirken, bu etkinin platformlara ve kullanıcı gruplarına göre farklılık gösterebileceğine işaret etti. Bulgular, dijital alışkanlıkların psikolojik etkilerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.





