İngiltere’de 170 Yıllık Osmanlı Sessizliği: Plymouth’ta Şehitlerin İzleri Bulundu

İngiltere’nin güneybatısındaki Plymouth kentinde yürütülen kapsamlı arşiv çalışmaları, yaklaşık 170 yıldır sessizliğe gömülü kalan Osmanlı askerlerinin hikâyesini yeniden gün yüzüne çıkardı. Tarihî kayıtlar ve mezarlık incelemeleri sonucunda, Kırım Savaşı sonrasında İngiltere’de hayatını kaybeden Osmanlı askerlerine ait defin bilgileri ve mezar alanları tespit edildi.

Araştırmalar, Osmanlı Devleti’nin modernleşme sürecindeki denizcilik faaliyetlerine kadar uzanan dikkat çekici bir tabloyu ortaya koyuyor.

Karadeniz’den İngiltere’ye Uzanan Yolculuk

1853-1856 yılları arasındaki Kırım Savaşı, Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Savaşın ardından Osmanlı donanmasının bazı gemileri bakım, onarım ve teknik dönüşüm amacıyla İngiltere’ye gönderildi.

Plymouth Limanı, dönemin en önemli deniz üslerinden biri olarak bu sürecin merkezlerinden biri haline geldi. Osmanlı gemilerinde görev yapan çok sayıda asker ve denizci aylarca burada kaldı. Ancak bazıları hastalıklar, ağır iklim koşulları ve dönemin zorlu yaşam şartları nedeniyle memleketlerine dönemedi.

Bugün ortaya çıkarılan kayıtlar, bu askerlerin Plymouth toprağında sonsuz istirahate çekildiğini gösteriyor.

Sessiz Kalan Mezarlık Konuşmaya Başladı

Araştırmaların odak noktasında Plymouth’un en eski mezarlıklarından biri yer alıyor. Mezarlık kayıtlarının incelenmesi sonucunda ilk aşamada 18 Osmanlı askerinin aynı dönemde burada defnedildiği belirlendi.

Ancak çalışma derinleştikçe ortaya çıkan tablo çok daha büyük oldu. Eski defin kayıtları, belediye arşivleri ve tarihî belgeler karşılaştırıldığında Plymouth genelinde toplam 84 Osmanlı askerine ait kayıtların izine ulaşıldı.

Bu durum, kentin Osmanlı deniz tarihi açısından bugüne kadar bilinenden çok daha önemli bir yere sahip olduğunu gösterdi.

Trabzon ve Rize Ayrıntısı Dikkat Çekti

Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de Karadeniz bağlantısı oldu.

Kayıtlarda Trabzon ve Rize ile ilişkilendirilen Osmanlı askerlerinin isimlerine rastlanması, keşfe farklı bir boyut kazandırdı. Özellikle Trabzon’un Sürmene ilçesiyle aile bağı bulunan akademisyen Dr. Belma Uysal’ın çalışmaya katkı vermesi, konunun bölgesel hafıza açısından da önemini artırdı.

Yüzlerce kilometre uzaklıktaki Karadeniz kıyılarından yola çıkan askerlerin İngiltere’de toprağa verilmiş olması, tarihin unutulmuş insan hikâyelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Kayıp Şehitliğin İzleri

Araştırmalarda ulaşılan bulgular, Osmanlı askerleri için kalıcı ve ayrı bir mezarlık alanı oluşturulmadığını gösteriyor. Bu nedenle yıllar içinde bazı mezarların görünürlüğünü kaybettiği, bazılarının ise yalnızca eski kayıtlar sayesinde tespit edilebildiği düşünülüyor.

Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan Manas Üniversitesi’nde Türk Tarihine Işık Tutan Konferans
Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan Manas Üniversitesi’nde Türk Tarihine Işık Tutan Konferans
İçeriği Görüntüle

Bugün araştırmacıların ulaştığı bilgiler, mezar taşlarından çok defin kayıtlarına ve tarihî belgelere dayanıyor. Bu nedenle uzmanlar, “mezar bulundu” ifadesinden çok “defin alanları ve kayıtları tespit edildi” tanımlamasını kullanıyor.

Bir Anıtla Hafızaya Kazandırılacak

Araştırmayı yürüten isimler, yıllardır bilinmeyen Osmanlı askerlerinin hatırasını yaşatmak amacıyla mezarlık alanında kalıcı bir anıt oluşturulmasını hedefliyor.

Planlanan anıtta, tespit edilen askerlerin isimlerinin yer alması ve Plymouth’taki Osmanlı varlığının görünür hale getirilmesi amaçlanıyor.

Bu girişim hayata geçirilirse, İngiltere topraklarında yatan Osmanlı askerleri ilk kez toplu şekilde anılmış olacak.

Tarihin Unuttuğu İsimler Yeniden Hatırlanıyor

Plymouth’ta ortaya çıkarılan kayıtlar, tarihin yalnızca savaş meydanlarında yazılmadığını bir kez daha gösteriyor.

Bazen bir defin defteri, bazen silinmiş bir mezar taşı, bazen de arşiv raflarında unutulmuş bir belge; yüzyıllar sonra bile geçmişin kapılarını aralayabiliyor.

Karadeniz’den yola çıkıp İngiltere’de son yolculuğuna uğurlanan Osmanlı askerlerinin hikâyesi de bu sessiz tanıklıklardan biri olarak tarihteki yerini yeniden alıyor. Bugün Plymouth’ta ortaya çıkarılan izler, yalnızca birkaç mezarın değil, ortak hafızanın da yeniden keşfedilmesi anlamına geliyor.