Yazar İlhami Işık’ın sosyal medya hesabından yaptığı çarpıcı paylaşım, yalnızca bir babanın yaşadığı dramı değil; kayıt dışı borç ağları, yasa dışı faiz düzeni ve aileleri hedef alan baskı iddialarını da yeniden gündeme taşıdı. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için gözler adli ve idari makamlara çevrildi.
Toplumun ihtiyaç sahiplerine yaptığı yardımlarla tanınan yazar İlhami Işık, 27 yaşındaki oğlunun yasa dışı borç ilişkileri nedeniyle büyük bir çıkmaza sürüklendiğini belirterek kamuoyuna seslendi. Işık, ailesinin tehdit altında olduğunu ifade ederken, yaşananların yalnızca kendi ailesine ait bir dram olmadığını düşündüren iddialar ortaya koydu.
İlk açıklamasında oğlunun kaybolduğunu duyuran Işık, daha sonra oğluyla görüştüğünü ve sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı. Ancak iddialara göre, milyonlarca liraya ulaştığı belirtilen borç yükü ve tefecilik baskısı hâlâ devam ediyor.
Devlete ve adli makamlara çağrı
Bu olay artık yalnızca bir aile meselesi olarak değerlendirilmemeli.
Eğer ortada gerçekten organize tefecilik, yasa dışı faiz, tehdit ve baskı iddiaları varsa, bunların tüm yönleriyle araştırılması kamu vicdanının ortak beklentisidir.
İlgili Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet birimleri, MASAK ve diğer yetkili kurumların iddiaları titizlikle incelemesi; varsa suç unsurlarının ortaya çıkarılması hem mağdur aile hem de benzer risk altındaki vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor.
Sessiz kalan mağdurlar olabilir
Uzmanlar, yasa dışı borç ağlarına sürüklenen birçok kişinin korku, baskı veya utanma duygusuyla yaşadıklarını ailesinden bile gizleyebildiğine dikkat çekiyor.
Borç sarmalının büyümesi, tehdit iddiaları ve psikolojik baskılar, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ciddi bir toplumsal güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor.
Toplumsal dayanışma kadar hukuk da devrede olmalı
İlhami Işık’a yönelik destek mesajları sosyal medyada çığ gibi büyürken, kamuoyunda en güçlü beklenti olayın hukuki boyutunun eksiksiz araştırılması.
Hiçbir aile, yasa dışı baskılar nedeniyle yalnız bırakılmamalı; hiçbir vatandaş da hukuk dışı yöntemlerle borçlandırılıp tehdit edilmemelidir.
Bu nedenle iddiaların tüm ayrıntılarıyla soruşturulması, sorumluların tespit edilmesi ve benzer mağduriyetlerin önlenmesine yönelik etkin adımlar atılması, yalnızca bu aile için değil toplumun tamamı için önemli bir güven mesajı olacaktır.




