Çoğu zaman bağırsaklarımızda bir sorun olduğunu düşündüğümüzde ilk olarak gluten, fruktan ve galaktan içeren besinleri hayatımızdan çıkarmaya yöneliriz. Özellikle şişkinlik, gaz, hazımsızlık, karın ağrısı ve düzensiz bağırsak hareketleri yaşayan bireylerde bu yaklaşım oldukça yaygındır. Elbette bazı durumlarda gerçekten problem bu besin grupları olabilir ve eliminasyon süreciyle belirgin bir rahatlama sağlanabilir. Ancak burada önemli bir noktayı gözden kaçırmamak gerekir: Eğer tüm kısıtlamalara rağmen şikayetler tekrar ediyor, geçici düzelmeler sonrası yeniden nüks ediyorsa, yalnızca besinlere odaklanmak yeterli olmayabilir.
Bağırsak yalnızca sindirimden sorumlu bir organ değildir, bunun yanında enterik sinir sistemi aracılığıyla merkezi sinir sistemiyle sürekli ve güçlü bir iletişim halindedir. Bugün bilimsel olarak da kabul edilen bağırsak-beyin aksı; stresin, kaygının, bastırılmış duyguların ve psikolojik yüklerin sindirim sistemi üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir. Sürekli stres altında olmak, her şeyi içe atmak, yoğun kaygı hali, kontrol edilemeyen düşünceler; mide problemleri, reflü, irritabl bağırsak sendromu (IBS), şişkinlik ve fonksiyonel bağırsak problemleri olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Çoğu zaman danışanlarıma şu soruyu soruyorum: “Gerçekten sorun sadece yediğiniz besinlerde mi, yoksa hayatınızda taşıdığınız yüklerde mi?” Çünkü bazı durumlarda gluten değil, stres inflamasyonu artırır. Bazı zamanlarda fruktan değil, kronik kaygı bağırsak hareketlerini bozar. Bazen sorun galaktan değil, ifade edilemeyen duyguların bedende oluşturduğu yük olabilir. Bu nedenle birçok danışanıma eliminasyon süreciyle birlikte psikolojik destek almalarını da öneriyorum. Bağırsakta iyileşme bazen tabakta değil, zihinde başlar. Gerçek ve kalıcı bir iyileşme için önce kederin kaynağını bulmak, zihinsel yükleri fark etmek ve düşünce temizliği yapmak gerekir. Nedeni bilmeden sadece sonucu düzeltmeye çalışmak, tohumu ekmeden toprağı sulayıp verim beklemeye benzer. Hareketsiz yaşam tarzı, sürekli her şeyi dert edinmek, zihinsel yorgunluk ve bastırılmış stres; çoğu zaman önce mideyi, sonra bağırsakları etkiler. Bu yüzden ben bağırsak problemlerine her zaman multidisipliner yaklaşılması gerektiğini savunuyorum. Yani doğru tetkik, doğru beslenme planı, yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi ve gerektiğinde psikolojik destek. Somut belirtilerin altında bazen çok soyut nedenler olabilir.
Bazen iyileşme yalnızca beslenme düzeninde değil, stres yükünün azaltılması ve duygusal yüklerin fark edilmesiyle başlar. Birçok sindirim problemi sadece tabakta değil zihin ve beden arasındaki dengede şekillenir.
Sevgi ve saygılarımla…