Ulefnersen henüz onaylı bir tedavi değil ve Faz 3’ün ayrıntılı sonuçları hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmış değil.

ALS’nin Genetik Formunda Faz III Başarısı: Fonksiyon ve Sağkalım Birlikte İyileşti
ALS’nin Genetik Formunda Faz III Başarısı: Fonksiyon ve Sağkalım Birlikte İyileşti
İçeriği Görüntüle

FUS genindeki mutasyonlara bağlı amyotrofik lateral skleroz için geliştirilen RNA hedefli ilaç adayı ulefnersen, küresel FUSION çalışmasının Faz 3 bölümünde birincil sonlanım noktasını karşıladı. Ionis Pharmaceuticals ve Otsuka Pharmaceutical, sonucu 22 Eylül 2026’da açıkladı.
Çok merkezli, randomize, çift kör ve plasebo kontrollü olarak yürütülen çalışmada ulefnersen, hastaların işlev kaybı ile yaşamı tehdit eden hastalık ilerlemesini birlikte değerlendiren ana ölçütte plaseboya göre istatistiksel olarak anlamlı sonuç verdi.
Birincil analiz 73 hasta üzerinden yapıldı
FUSION programının klinik araştırma kaydında toplam 89 katılımcı yer alıyor. Şirketlerin açıkladığı Faz 3 birincil analizi ise 73 hastadan oluşan analiz popülasyonuna dayanıyor.
Yayımlanan üst düzey açıklamalarda toplam kayıtlı katılımcı sayısı ile birincil analizdeki 73 kişi arasındaki farkın ayrıntılı dökümü verilmedi. Tam bilimsel rapor yayımlandığında hasta akışının ve analiz popülasyonlarının daha ayrıntılı değerlendirilmesi mümkün olacak.
Çalışmanın çift kör, plasebo kontrollü bölümü yaklaşık 72 hafta sürdü.
Ana sonuç tek bir ölçüme dayanmıyor
FUSION’ın birincil sonlanım noktası yalnızca hastaların kas gücündeki ya da günlük yaşam becerilerindeki değişimi ölçmedi.
Araştırmacılar üç unsuru birlikte değerlendiren önceden belirlenmiş bir sıralama analizi kullandı: ölüm veya kalıcı solunum desteğine geçiş süresi, hastalığın ilerlemesi nedeniyle erken kurtarma tedavisine ihtiyaç duyulması ve ALS İşlevsel Değerlendirme Ölçeği’ndeki değişim.
Yaklaşık 72 haftalık değerlendirme sonunda ulefnersen ile plasebo arasındaki fark için p=0,0005 değeri bildirildi.
Bu sonuç çalışmanın önceden belirlenen istatistiksel hedefini karşıladığını gösteriyor. Ancak p değeri, tedavinin hastalara ne kadar yarar sağladığını tek başına göstermiyor.
Şirketler henüz ALS işlev puanındaki gruplar arası farkı, ölüm veya kalıcı ventilasyon olaylarının sayısını, etki büyüklüğünü ve güven aralıklarını ayrıntılı biçimde açıklamadı.
Ulefnersen FUS üretimini azaltmayı hedefliyor
Ulefnersen bir antisens oligonükleotid. Bu ilaç sınıfı, hücre içindeki belirli RNA dizilerini hedefleyerek hastalıkla ilişkili bir proteinin üretimini azaltmayı amaçlıyor.
İlaç, FUS proteininin üretiminde kullanılan öncü RNA’ya bağlanacak şekilde geliştirildi. Amaç, hastalıkla ilişkili mutant biçimler de dahil olmak üzere FUS proteini üretimini azaltmak.
Ulefnersen ağızdan kullanılan bir ilaç değil. Tedavi bel bölgesinden beyin-omurilik sıvısına yapılan intratekal enjeksiyonla uygulanıyor.
FUS-ALS tüm ALS vakalarının küçük bir bölümünü oluşturuyor
FUS genindeki hastalık yapıcı değişiklikler ALS vakalarının yalnızca küçük bir bölümünden sorumlu.
The Lancet Neurology’de yayımlanan bilimsel değerlendirmeye göre ALS hastalarının yaklaşık yüzde 0,3 ila 0,9’unda FUS mutasyonu bulunuyor. Hastalık bazı kişilerde daha genç yaşlarda başlayabiliyor ve özellikle belirli FUS değişikliklerinde hızlı ilerleyebiliyor.
Bu nedenle Faz 3 sonucu bütün ALS hastaları için geçerli kabul edilemez. Ulefnersen, genetik incelemeyle FUS mutasyonu saptanan özel bir hasta grubuna yönelik geliştiriliyor.
Sinir hücresi hasarı göstergesinde de sonuç bildirildi
Faz 3 açıklamasında bazı ikincil sonlanım noktalarının da ulefnersen lehine sonuçlandığı belirtildi.
Bunlardan biri kandaki nörofilament hafif zincir düzeyiydi. Nörofilament hafif zincir, sinir hücresi hasarı arttığında kandaki düzeyi yükselebilen bir biyolojik gösterge.
Şirketler bu biyolojik göstergede ulefnersen lehine istatistiksel olarak anlamlı değişim bildirdi. Ancak azalmanın sayısal büyüklüğü henüz açıklanmadı.
Nörofilament düzeyindeki değişim biyolojik etkiye ilişkin destekleyici bilgi sağlıyor; tek başına hastanın günlük işlevlerinin düzeldiğini veya yaşam süresinin uzadığını kanıtlamıyor.
Ölüm, kalıcı ventilasyon, kurtarma tedavisine geçiş veya hastalık ilerlemesi nedeniyle çalışmadan ayrılmaya kadar geçen süreyi değerlendiren bir başka ikincil ölçütte de ulefnersen lehine istatistiksel sonuç bildirildi. Bu sonuca ilişkin ayrıntılı olay sayıları ve etki büyüklükleri de henüz yayımlanmadı.
İnsanlarda daha önce sınırlı sayıda denenmişti
Ulefnersen daha önce jacifusen adıyla FUS-ALS hastalarında erken klinik kullanım kapsamında incelenmişti.
The Lancet’te 2025 yılında yayımlanan çok merkezli çalışmada 12 katılımcı tedavi edildi. Araştırma, açık etiketli ve kontrol grubu bulunmayan bir genişletilmiş erişim programı niteliğindeydi.
Çalışmada biyolojik göstergelerde tedaviyle uyumlu değişiklikler ve bazı hastalarda klinik gözlemler bildirildi. Ancak hasta sayısının çok az olması ve plasebo grubunun bulunmaması nedeniyle bu veriler tedavinin etkinliğini kanıtlayacak güçte değildi.
FUSION çalışmasını önceki verilerden ayıran temel özellik, ulefnersenin randomize ve plasebo kontrollü koşullarda değerlendirilmesi oldu.
Güvenlilik için ayrıntılı veriler bekleniyor
Şirketlerin açıkladığı ilk Faz 3 sonuçlarında ulefnersenin genel güvenlilik ve tolere edilebilirlik profilinin olumlu olduğu ve yan etkilerin çoğunun hafif veya orta şiddette gerçekleştiği bildirildi.
Ancak ciddi yan etkilerin oranı, tedaviyi bırakmaya yol açan olaylar ve ulefnersen ile plasebo grupları arasındaki ayrıntılı güvenlilik karşılaştırmaları henüz yayımlanmadı.
Bu nedenle ilacın güvenlilik profili konusunda daha kesin değerlendirme için tam Faz 3 verilerinin görülmesi gerekiyor.
Ulefnersen henüz onaylanmış bir ilaç değil
Olumlu Faz 3 sonucu ulefnersenin rutin tedavide kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
İlaç halen araştırma aşamasında ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi ya da başka bir düzenleyici kurum tarafından FUS-ALS tedavisi için onaylanmış değil.
Ulefnersen, ABD Gıda ve İlaç Dairesinden FUS-ALS için Fast Track statüsü aldı. İlaç ayrıca ABD ve Avrupa’da nadir hastalıklara yönelik ilaç geliştirme kapsamında yetim ilaç statülerine sahip.
Ionis ve Otsuka, Faz 3 sonuçlarını ABD Gıda ve İlaç Dairesi ve diğer ülkelerdeki düzenleyici kurumlarla görüşmeyi, olası başvuru yollarını değerlendirmeyi planlıyor.
Tam Faz 3 sonuçları henüz yayımlanmadı
Mevcut verilerin en önemli sınırlaması, sonuçların şu anda şirketlerin 22 Eylül’de açıkladığı üst düzey Faz 3 verilerinden oluşması.
Çalışmanın ayrıntılı sonuçları henüz hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmış değil.
ALS işlev puanındaki gruplar arası fark, olay sayıları, sağkalıma ilişkin ayrıntılı istatistikler, güven aralıkları, alt grup analizleri ve kapsamlı güvenlilik sonuçları açıklandığında tedavinin klinik etkisinin büyüklüğü daha sağlıklı değerlendirilebilecek.
Şirketler ayrıntılı FUSION sonuçlarının bilimsel bir toplantıda sunulmasını ve hakemli bir dergide yayımlanmak üzere gönderilmesini planlıyor.
Bu nedenle mevcut Faz 3 sonucu, FUS mutasyonuna bağlı ALS için güçlü bir klinik geliştirme sinyali olarak değerlendirilebilir; ancak ulefnersenin hastalar açısından sağlayacağı gerçek klinik yararın büyüklüğü tam veriler yayımlandıktan ve düzenleyici değerlendirmeler tamamlandıktan sonra daha net ortaya çıkacak.
KAYNAKLAR
• Ionis Pharmaceuticals – Ulefnersen FUSION Faz 3 üst düzey sonuç açıklaması, 22 Eylül 2026
• Otsuka Pharmaceutical – Ulefnersen FUSION Faz 3 sonuç açıklaması, 22 Eylül 2026
• ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi – FUSION klinik araştırma kaydı
• The Lancet – Antisens oligonükleotid jacifusen ile FUS-ALS çok merkezli açık etiketli çalışma, 2025
• The Lancet Neurology – FUS mutasyonlarının neden olduğu amyotrofik lateral skleroz üzerine bilimsel değerlendirme, 2025