Tuvalet alışkanlığında haftalarca süren bir değişiklik, dışkıda kan veya tekrarlayan karın ağrısı genç bir yetişkinde çoğu zaman kanserden önce çok daha sık görülen nedenlerle açıklanır. Ancak bilim dünyasının son yıllarda dikkat çektiği önemli bir değişim var: Kolon ve rektum kanserleri artık yalnızca ileri yaşların hastalığı olarak görülmüyor.
Tıpta 50 yaşından önce teşhis edilen vakalar “erken başlangıçlı kolorektal kanser” olarak tanımlanıyor. Büyük nüfus araştırmaları, birçok ülkede bu yaş grubundaki vaka oranlarının yükseldiğini gösteriyor.
The Lancet Oncology’de yayımlanan ve 50 ülke ile bölgeden verilerin değerlendirildiği geniş kapsamlı araştırmada, 25-49 yaş grubundaki kolorektal kanser görülme sıklığının incelenen yerlerin 27’sinde arttığı belirlendi. Dikkat çekici biçimde Türkiye de genç yetişkinlerde artış saptanan ülkeler arasında yer aldı.
ABD’de yayımlanan 2026 kolorektal kanser istatistikleri de yaş grupları arasındaki ayrışmayı ortaya koyuyor. İleri yaşlarda görülme sıklığı azalırken, 20-49 yaş grubunda oranların son yıllarda yılda yaklaşık yüzde 3 arttığı bildiriliyor.
Bu tablo önemli bir soruyu beraberinde getiriyor:
Kolorektal kanser neden gençleşiyor?
Bilim insanlarının henüz tek ve kesin bir cevabı yok.
Kolorektal kanser nedir?
Kolorektal kanser, kalın bağırsak yani kolon veya kalın bağırsağın son bölümü olan rektumdan gelişen kanserleri ifade eder.
Vakaların önemli bir bölümünde süreç, bağırsak iç yüzeyinde oluşan polip adı verilen küçük oluşumlardan başlayabilir. Poliplerin büyük çoğunluğu kanser değildir. Ancak bazı polip türleri yıllar içerisinde kansere dönüşebilir.
Bu nedenle tarama programlarının amaçlarından biri yalnızca kanseri erken yakalamak değil, kansere dönüşme potansiyeli taşıyan bazı polipleri henüz kanser gelişmeden belirleyip çıkarmaktır.
Gençlerdeki artış yalnızca ABD’ye özgü değil
Genç yaşta kolorektal kanser artışının tek bir ülkeye özgü olmadığı giderek daha net görülüyor.
The Lancet Oncology’de yayımlanan uluslararası araştırmada genç yetişkinlerdeki artışın farklı coğrafyalarda görüldüğü ortaya kondu. Bazı ülkelerde gençlerdeki yükseliş, ileri yaş grubundaki düşüşle aynı dönemde gerçekleşti.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı araştırmacılarının uzun dönemli verileri değerlendirdiği başka bir çalışma ise doğum kuşakları arasında dikkat çekici farklılıklar bulunduğunu gösterdi.
Avustralya, Kanada, İngiltere ve ABD verilerinin incelendiği araştırmada, daha yakın yıllarda doğan kuşaklarda erken başlangıçlı kolorektal kanser riskinin daha yüksek olduğu görüldü.
Bu durum araştırmacıları yalnızca yetişkinlik dönemine değil, çocukluk ve gençlik yıllarından başlayabilecek çevresel ve yaşam tarzıyla ilişkili etkenlere de yöneltiyor.
Ancak kuşaklar arasındaki farklılıklar, tek başına hangi faktörün kansere yol açtığını kanıtlamıyor.
Neden artıyor?
İşte araştırmaların en zor sorusu bu.
Kolorektal kanser için bilinen çok sayıda risk faktörü bulunuyor. Fazla kilo ve obezite, fiziksel hareketsizlik, sigara kullanımı, yüksek miktarda alkol tüketimi ve sağlıksız beslenme düzenleri bunlar arasında.
Kırmızı ve özellikle işlenmiş etin fazla tüketilmesi ile liften fakir beslenme de kolorektal kanser açısından üzerinde uzun süredir durulan beslenme faktörlerinden.
Erken başlangıçlı kolorektal kansere özel araştırmalarda da obezite, hareketsizlik, sigara, alkol, bazı Batı tipi beslenme modelleri ve şekerli içecek tüketimi gibi faktörlerle daha yüksek risk arasında bağlantılar bildirildi.
Fakat burada önemli bir ayrım gerekiyor.
Bu faktörlerin bulunması, gençlerdeki yükselişin tamamının bunlarla açıklanabildiği anlamına gelmiyor. Araştırmacılar beslenme düzenindeki değişimlerden bağırsak mikrobiyotasına, metabolik sağlıktan erken yaşam dönemindeki çevresel maruziyetlere kadar birçok olasılığı araştırıyor.
Bugünkü bilimsel bilgilerle “gençlerde kolon kanserinin artmasının tek nedeni budur” demek mümkün değil.
Aile öyküsü neden önemli?
Genç yaşta gelişen kolorektal kanser söz konusu olduğunda aile öyküsü özellikle önem taşıyor.
Birinci derece akrabalarda kolon veya rektum kanseri bulunması kişinin riskini artırabilir. Lynch sendromu ve ailesel adenomatöz polipozis gibi kalıtsal hastalıklar da genç yaşta kolorektal kanser gelişme riskini belirgin biçimde yükseltebilir.
Ancak önemli bir nokta var:
Genç yaşta kolorektal kanser gelişen herkesin ailesinde kanser öyküsü bulunmaz.
Bu nedenle ailede hastalık olmaması, devam eden şüpheli belirtilerin göz ardı edilmesi için yeterli değildir.
Gençlerde en sık hangi belirtiler görülüyor?
Gençlerde kolorektal kanserin en önemli sorunlarından biri, belirtilerin başlangıçta hemoroid, bağırsak enfeksiyonu, irritabl bağırsak sendromu veya başka daha sık görülen rahatsızlıklarla karıştırılabilmesidir.
JAMA Network Open’da yayımlanan kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analiz bu konuda önemli bilgiler sağladı.
Araştırmacılar 81 çalışmayı ve toplamda 24,9 milyondan fazla 50 yaş altı kişiyi kapsayan verileri değerlendirdi.
Erken başlangıçlı kolorektal kanser tanısı alanlarda en sık bildirilen belirtiler arasında:
- Dışkıda veya makattan kan gelmesi
- Karın ağrısı
- Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik
- Açıklanamayan kilo kaybı
yer aldı.
Çalışmada hastaların yaklaşık yüzde 45’inde dışkıda veya makattan kan gelmesi, yaklaşık yüzde 40’ında karın ağrısı ve yaklaşık yüzde 27’sinde değişen bağırsak alışkanlıkları bildirildi.
Ancak bu oranlar tersinden yorumlanmamalıdır. Örneğin dışkıda kan görülmesi kişinin yüzde 45 olasılıkla kanser olduğu anlamına gelmez. Bu oran, araştırmalardaki kolorektal kanser hastalarının ne kadarında söz konusu belirtinin görüldüğünü ifade eder.
Dışkıda kan her zaman kanser anlamına mı gelir?
Hayır.
Makattan kan gelmesinin hemoroid ve anal fissür gibi kanser dışı çok sayıda nedeni vardır. Özellikle gençlerde bu nedenler kolorektal kanserden çok daha sık görülür.
Fakat kanamanın tekrarlaması, açıklanamaması veya başka belirtilerle birlikte ortaya çıkması değerlendirilmelidir.
Özellikle dışkılama düzenindeki kalıcı değişiklik, açıklanamayan kansızlık, kilo kaybı veya devam eden karın ağrısı tabloya eşlik ediyorsa yaşın genç olması tek başına güvence olarak görülmemelidir.
Demir eksikliği ve kansızlık da ipucu olabilir
Bağırsaktan uzun süre fark edilmeyen küçük miktarlardaki kan kaybı bazı hastalarda demir eksikliği anemisine, yani kansızlığa yol açabilir.
Halsizlik, çabuk yorulma, nefes nefese kalma veya solukluk gibi yakınmalar bunun sonucu ortaya çıkabilir.
Demir eksikliği anemisinin çok sayıda nedeni vardır ve tek başına kanser anlamına gelmez. Ancak özellikle nedeni açıklanamayan demir eksikliği anemisinde altta yatan nedenin araştırılması önemlidir.
Tanıda aylar süren gecikmeler yaşanabiliyor
Gençlerde kolorektal kanser konusunda dikkat çeken noktalardan biri de tanı gecikmesi.
JAMA Network Open’daki sistematik derlemede belirtilerin ortaya çıkmasından teşhise kadar geçen sürenin birçok çalışmada yaklaşık 4-6 ayı bulabildiği görüldü.
Bunun farklı nedenleri olabilir.
Genç bir kişide hem hasta hem de sağlık çalışanı başlangıçta kanser ihtimalini daha düşük görebilir. Kanama hemoroide, karın ağrısı beslenmeye veya bağırsak alışkanlığındaki değişiklik strese bağlanabilir.
Çoğu zaman gerçekten de neden kanser değildir.
Sorun, açıklanamayan veya devam eden belirtilerin yalnızca yaş nedeniyle sürekli ertelenmesidir.
50 yaşından önce tarama gerekir mi?
Tarama ile belirtileri olan kişinin değerlendirilmesi birbirinden farklıdır.
Tarama, herhangi bir şikâyeti olmayan kişilerde hastalığı veya kanser öncüsü oluşumları erken dönemde yakalamayı amaçlar.
ABD’de ortalama risk taşıyan yetişkinler için kolorektal kanser taramasına 45 yaşında başlanması öneriliyor. Kullanılabilecek yöntemler arasında dışkı testleri ve kolonoskopi gibi seçenekler bulunuyor.
Ancak ülkelerin tarama programları ve başlangıç yaşları aynı değildir.
Aile öyküsü, kalıtsal kanser sendromları, daha önce saptanmış bazı polipler veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi durumlarda kişinin riskine göre daha erken ve farklı bir takip planı gerekebilir.
Daha da önemlisi, tarama yaşı belirtileri görmezden gelmek için kullanılmamalıdır.
Örneğin 30 veya 35 yaşındaki bir kişide tekrarlayan makattan kanama varsa “Henüz tarama yaşında değilsiniz” yaklaşımı, belirtilerin değerlendirilmesine engel olmamalıdır. Çünkü bu durumda yapılan işlem rutin tarama değil, mevcut şikâyetin nedenini araştırmaktır.
Riski azaltmak mümkün mü?
Kolorektal kanserlerin tamamını önlemek mümkün değildir. Genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen faktörler bulunur.
Bununla birlikte genel kolorektal kanser riskinin azaltılması açısından sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durmak, alkol tüketimini sınırlamak ve sebze, meyve, baklagil ve tam tahıllardan zengin, lif içeriği yüksek bir beslenme düzeni önem taşır.
İşlenmiş etlerin ve aşırı kırmızı et tüketiminin sınırlandırılması da koruyucu yaşam tarzının parçalarından biri olarak değerlendirilebilir.
Fakat tek bir yiyecek, vitamin veya takviye kolorektal kanseri önleyen bir kalkan değildir.
Asıl hedef yıllara yayılan genel yaşam tarzıdır.
Hangi belirtiler ertelenmemeli?
Genç olmak kolorektal kanser ihtimalini ortadan kaldırmaz. Buna karşılık her bağırsak şikâyetini kansere yormak da doğru değildir.
Dengeyi belirleyen nokta belirtilerin niteliği ve devamlılığıdır.
Özellikle tekrarlayan veya açıklanamayan makattan kanama, dışkıda kan, uzun süren bağırsak alışkanlığı değişikliği, geçmeyen karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı veya nedeni belirlenemeyen demir eksikliği anemisi değerlendirilmelidir.
Yoğun veya kontrol edilemeyen kanama, bayılma, belirgin güçsüzlük ya da şiddetli karın ağrısı gibi durumlarda ise gecikmeden sağlık hizmetine başvurulması gerekir.
Gençlerde kolorektal kanser hâlâ ileri yaş grubuna göre daha seyrek görülüyor. Fakat son yıllardaki verilerin verdiği mesaj açık: Yaş, önemli belirtileri görmezden gelmenin gerekçesi olmamalı.
KAYNAKLAR
- The Lancet Oncology – Colorectal cancer incidence trends in younger versus older adults: an analysis of population-based cancer registry data – Hyuna Sung, Rebecca L. Siegel, Mathieu Laversanne ve arkadaşları – 2025 – DOI: 10.1016/S1470-2045(24)00600-4
- CA: A Cancer Journal for Clinicians – Colorectal cancer statistics, 2026 – Rebecca L. Siegel, Nikita Sandeep Wagle, Jessica Star, Tyler B. Kratzer, Robert A. Smith, Ahmedin Jemal – 2026 – DOI: 10.3322/caac.70067
- JAMA Network Open – Red Flag Signs and Symptoms for Patients With Early-Onset Colorectal Cancer: A Systematic Review and Meta-Analysis – Joshua Demb, Jennifer M. Kolb, Jonathan Dounel ve arkadaşları – 2024 – DOI: 10.1001/jamanetworkopen.2024.13157
- Journal of the National Cancer Institute – Increase of early-onset colorectal cancer: a cohort effect – Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı araştırmacıları – 2025 – DOI: 10.1093/jnci/djaf238
- Frontiers in Oncology – Risk factors for early-onset colorectal cancer: systematic review and meta-analysis – Hua, Jiang, Sun ve Xu – 2023 – DOI: 10.3389/fonc.2023.1132306
- Public Health – Global, regional, and national burden of early-onset colorectal cancer and projection to 2050: An analysis based on the Global Burden of Disease Study 2021 – Araştırma grubu – 2025 – DOI: 10.1016/j.puhe.2024.12.011
- U.S. Preventive Services Task Force – Screening for Colorectal Cancer: Recommendation Statement – 2021
- American Cancer Society – Colorectal Cancer Screening Guidelines for People at Average Risk – Güncel klinik öneriler




