Evlerde her gün kullanılan ütüler, özellikle küçük çocuklar için ciddi yanık tehlikesi oluşturuyor. Ancak tehlikenin en yüksek olduğu dönem, ütünün aktif olarak kullanıldığı an değil. Başkent Üniversitesi araştırmacılarının Ankara’da gerçekleştirdiği 21 yıllık çalışma, çocuklarda ütü kaynaklı yaralanmaların yüzde 70,3’ünün cihaz kapatıldıktan sonra soğumaya bırakıldığı sırada meydana geldiğini ortaya koydu. Araştırma, fişi çekilmiş bir ütünün bile çocuklarda ciddi doku hasarına yol açabileceğini gösteriyor.
21 yıllık araştırma: En fazla yanık ütü soğurken meydana geldi
Başkent Üniversitesi Yanık ve Yangın Afetleri Enstitüsü ile ilgili klinik birimlerden araştırmacıların hazırladığı çalışma, Aralık 2025’te Burn Care and Prevention dergisinde yayımlandı.
Ayşe Ebru Abalı, Nigar Güldü, Kıvanç Tığlı ve Mehmet Haberal tarafından gerçekleştirilen araştırmada, Ankara’daki uzmanlaşmış bir yanık merkezinde 2005–2025 yılları arasında tedavi edilen çocukların kayıtları incelendi.
Bu dönemde yanık nedeniyle değerlendirilen 3 bin 172 çocuk arasında, sıcak yüzeylerle temas sonucu yaralanan 403 hasta belirlendi.
Bu hastaların 90’ında doğrudan ütü kaynaklı temas yanığı, birinde ise ütüyle ilişkili sıcak su yanığı saptandı. Böylece toplam 91 ütü kazası ayrıntılı olarak değerlendirildi.
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, kazaların meydana geldiği zamana ilişkin oldu.
Ütü kazalarının yüzde 70,3’ü, yani 91 vakanın 64’ü, cihazın soğumaya bırakıldığı dönemde gerçekleşti.
Kazaların yüzde 21,9’unda çocukların ütü kablosunu çekmesi etkili olurken, yalnızca yüzde 7,7’si ütü aktif olarak kullanılırken meydana geldi.
Bu sonuçlar, ütünün fişinin çekilmesinin çocuklar açısından tehlikenin sona erdiği anlamına gelmediğini gösteriyor.
Ütü yanığı geçiren çocukların yüzde 85,7’si dört yaşından küçüktü
Araştırmada ütü kaynaklı yanıkların özellikle yaşamın ilk yıllarında yoğunlaştığı belirlendi.
Tedavi edilen 91 çocuğun 78’i, yani yüzde 85,7’si dört yaşından küçüktü.
Hastaların ortanca yaşı ise yalnızca 1,5 olarak hesaplandı.
Bu yaş grubundaki çocuklar yürümeye, çevrelerini keşfetmeye ve ulaşabildikleri nesnelere dokunmaya başlıyor. Ancak sıcak yüzeylerin oluşturduğu tehlikeyi değerlendirebilecek bilişsel ve fiziksel becerileri henüz yeterince gelişmemiş oluyor.
Araştırmacılar, bu gelişimsel özelliklerin ütü gibi sıcak ev aletleriyle karşılaşma riskini artırdığına dikkat çekti.
Özellikle ütünün alçak bir yerde bırakılması, kablosunun sarkması veya soğuması için çocukların erişebileceği bir yüzeye konulması yaralanmalara zemin hazırlayabiliyor.
Her dört ütü yanığından yaklaşık üçünde eller etkilendi
Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, yanıkların vücutta en fazla hangi bölgelerde meydana geldiğine ilişkin oldu.
İncelenen 91 vakanın 68’inde, yani yüzde 74,7’sinde eller etkilendi.
Çocukların sıcak ütüye dokunması, cihazı tutmaya çalışması veya ulaşabileceği bir ütüyü kavraması, özellikle el ve parmaklarda yaralanmalara neden olabiliyor.
El yanıkları, etkilenen vücut yüzeyi küçük olsa bile önemli sonuçlar doğurabiliyor.
Çünkü ellerin hareket kabiliyeti, parmak eklemlerinin sağlıklı çalışması ve ince motor becerilerin gelişimi çocukların günlük yaşamı açısından büyük önem taşıyor.
Yanık sonrası oluşabilen sert iz dokusu ve eklem çevresindeki kasılmalar, bazı hastalarda hareket kısıtlılığına neden olabiliyor.
Araştırmacılar, ütü yanıklarının yalnızca ciltte görülen bir yaralanma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini; özellikle el yanıklarının uzun dönem işlevsel sonuçlarının önem taşıdığını vurguladı.
Dört çocukta özel fizik tedavi gerekti
Çalışmada değerlendirilen hastaların büyük bölümü ayaktan tedavi edildi.
Bununla birlikte iki çocuk, ellerinde gelişen belirgin şişlik nedeniyle 72 saat hastanede gözlem altında tutuldu.
Dört çocukta ise yanık sonrasında eklem hareketlerinde kısıtlılık gelişmesini önlemek amacıyla sekiz haftalık profesyonel fizik tedavi uygulandı.
Araştırmada hastaların yüzde 92,3’ünde ikinci derece yanıkların bulunduğu bildirildi.
Bu bulgular, ütü kaynaklı yaralanmaların büyük bölümünün tedavi edilebildiğini ancak bazı çocuklarda uzun süreli takip ve rehabilitasyon ihtiyacı doğabildiğini ortaya koyuyor.
Ütünün fişini çekmek neden yeterli değil?
Elektrikli ütüler, yüksek sıcaklıklara ulaşan metal tabanları sayesinde kumaşlardaki kırışıklıkları gideriyor.
Ancak ütü kapatıldıktan veya fişi prizden çekildikten sonra metal taban anında soğumuyor.
Cihazda biriken ısı bir süre daha korunuyor ve yüzey sıcaklığı ciltte yanık oluşturabilecek düzeyde kalabiliyor.
Araştırmacıların değerlendirmesine göre ütüler, kapatıldıktan sonra 30 dakikayı aşabilen sürelerde ciddi yanıklara neden olabilecek ısıyı koruyabiliyor.
Bu süre bütün ütü modelleri için sabit değil. Cihazın özellikleri, kullanım sıcaklığı ve bulunduğu ortam soğuma süresini etkileyebiliyor.
Dolayısıyla ütünün kullanılmıyor olması veya elektrik bağlantısının kesilmesi, çocukların cihaza güvenle dokunabileceği anlamına gelmiyor.
Çocukların bulunduğu evlerde ütünün yalnızca kullanım sırasında değil, tamamen soğuyana kadar güvenli biçimde muhafaza edilmesi gerekiyor.
Ütü kablosunu çekmek de ciddi kazalara neden olabiliyor
Araştırmada belirlenen 91 kazanın 20’si, çocukların ütünün elektrik kablosunu çekmesiyle ilişkiliydi.
Bu durum, cihazın çocukların üzerine düşmesine veya sıcak yüzeyle doğrudan temas etmesine yol açabiliyor.
Çalışmada, düşen buhar haznesinden kaynaklanan bir sıcak su yanığı da kaydedildi.
Özellikle buharlı ütülerde bulunan sıcak su hazneleri, klasik temas yanıklarına ek olarak haşlanma tehlikesi oluşturabiliyor.
Bu nedenle yalnızca ütünün kendisinin değil, elektrik kablosunun ve sıcak su içeren parçalarının da çocukların erişiminden uzak tutulması önem taşıyor.
Çocuk ütüyle yanarsa ilk 20 dakika kritik
Ütü kaynaklı yanıklarda doğru ilk yardım, doku hasarının sınırlandırılması açısından önem taşıyor.
İngiliz Kızılhaçının çocuklarda yanıklara ilişkin ilk yardım önerilerine göre, yanık bölgesi mümkün olan en kısa sürede serin akan su altında en az 20 dakika tutulmalı.
Bu işlem ciltte biriken ısının uzaklaştırılmasına, ağrının azalmasına ve yanığın derinleşme riskinin sınırlandırılmasına yardımcı olabiliyor.
Yanık bölgesine buz doğrudan uygulanmamalı. Diş macunu, tereyağı, yoğurt ve benzeri maddeler sürülmemeli.
Cilde yapışmış giysiler zorla çıkarılmamalı, oluşan su kabarcıkları patlatılmamalı.
Soğutma sonrasında yanık bölgesi temiz, yapışmayan uygun bir örtüyle gevşek biçimde korunabilir.
Özellikle küçük çocuklarda ve el yanıklarında tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli. Geniş veya derin yanıklarda, solunum güçlüğünde ya da ciddi yaralanma şüphesinde 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı.
Çocukları ütü yanıklarından korumak için neler yapılmalı?
Araştırmacılar, ev kazalarının önlenmesinde yalnızca yetişkin gözetiminin yeterli olmadığını, ortamın da güvenli hâle getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Ütü mümkün olduğunca çocukların bulunmadığı bir alanda kullanılmalı. Ütü masası sabit ve devrilmeyecek durumda olmalı.
Elektrik kablosu çocukların uzanabileceği şekilde sarkıtılmamalı.
Ütüleme tamamlandıktan sonra cihazın fişi çekilmeli ve ütü, çocukların erişemeyeceği, ısıya dayanıklı ve güvenli bir konumda tamamen soğuyana kadar tutulmalı.
Sıcak ütü yatak, koltuk, halı veya çocukların ulaşabileceği alçak yüzeylerde bırakılmamalı.
Araştırmacılar ayrıca üreticilerin koruyucu taban sistemleri, otomatik kapanma özellikleri ve güvenli soğutma tasarımlarını geliştirmelerinin yaralanmaların önlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.
Türkiye’den çıkan araştırma ailelere önemli bir uyarı yapıyor
Başkent Üniversitesi araştırmacılarının çalışması, ütü kaynaklı çocuk yanıklarının büyük bölümünün ailelerin cihazı artık kullanmadığı dönemde meydana geldiğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.
Bununla birlikte araştırma tek bir uzmanlaşmış yanık merkezinin geriye dönük kayıtlarına dayanıyor. Bu nedenle yüzde 70,3’lük oran Türkiye’deki bütün çocuk yanıklarının veya bütün ütü kazalarının oranı olarak değerlendirilmemeli.
Ancak 21 yıllık klinik veriler, ailelerin genellikle gözden kaçırdığı somut bir tehlikeyi ortaya koyuyor.
Evdeki ütünün kapatılmış olması, sıcak yüzeyinin güvenli hâle geldiği anlamına gelmiyor.
Araştırmanın ailelere verdiği temel mesaj açık: Ütü kapatıldığında tehlike hemen bitmiyor. Çocukların güvenliği için cihaz tamamen soğuyana kadar erişilemeyecek bir yerde tutulmalı.
KAYNAKLAR
- Abalı AE, Güldü N, Tığlı K, Haberal M. The Hidden Hazard of the Household Iron: Burns in the Pediatric Population. Burn Care and Prevention. Aralık 2025;5(4):57–60. DOI: 10.6002/bcp.2025.0014.
- British Red Cross. First Aid for a Baby or Child Who Has a Burn. Çocuklarda yanıkların ilk yardım ve acil değerlendirme önerileri.





