Çocuklarda eklem ağrıları, ebeveynleri en çok kaygılandıran şikâyetler arasında yer alır. Nitekim çocuk polikliniklerine başvuru nedenleri arasında üçüncü sırada bulunur.
Okul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 15’inde tekrarlayan kol ve bacak ağrıları görülür. Bu ağrıların bir kısmı üç aydan uzun sürerek çocuğun günlük yaşamını, okul başarısını ve oyun aktivitelerini olumsuz etkileyebilir.
Tıbbi açıdan bakıldığında, artralji yalnızca eklem ağrısının olduğu, başka bir bulgunun eşlik etmediği durumu ifade eder. Artrit ise ağrıya ek olarak şişlik, kızarıklık, ısı artışı veya hareket kısıtlılığından en az birinin bulunduğu tablodur. Ağrı öznel bir bulgudur; özellikle küçük çocuklar ağrının yerini tam olarak tarif edemeyebilir. Bu nedenle eklem ağrısı olan bir çocuğun değerlendirilmesi dikkat ve deneyim gerektirir.
Ağrının Özellikleri Neyi Düşündürür?
Eklem ağrısının nasıl başladığı, ne zaman arttığı ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği, altta yatan nedeni anlamada son derece yol göstericidir. Organik, yani ciddi nedenli ağrılar genellikle gece ve gündüz devam eder, çocuğun yürümesini veya eklemini kullanmasını zorlaştırır, çoğu zaman tek taraflıdır ve belirli bir ekleme lokalizedir. Bu tür ağrılara ateş, kilo kaybı, gece terlemesi, döküntü ya da ishal gibi sistemik belirtiler eşlik edebilir.
Buna karşılık iyi huylu, organik olmayan ağrılar daha çok akşam ve gece saatlerinde ortaya çıkar, özellikle yoğun okul günlerinde dile getirilir, çocuğun günlük aktivitelerini belirgin şekilde kısıtlamaz. Çoğu zaman iki taraflıdır ve fizik muayenede patolojik bir bulgu saptanmaz.
Ağrının süresi de önemli ipuçları verir. Ani başlayan (akut) ağrılarda travma, mekanik nedenler veya enfeksiyonlar ön planda düşünülmelidir. Uzun süren (kronik) ağrılarda ise inflamatuar hastalıklar, romatizmal tablolar, ortopedik sorunlar ya da metabolik nedenler akla gelir. Egzersizle artıp istirahatle azalan ağrı daha çok mekanik nedenleri; istirahatle artıp hareketle açılan ağrı ise inflamasyon kökenli sorunları düşündürür.
Olası Nedenler Nelerdir?
Çocuklarda eklem ağrısı ve şişliğine yol açan çok sayıda neden vardır. Enfeksiyonlar, en sık karşılaşılan nedenlerin başında gelir. Ülkemizde çiğ süt ve süt ürünleri tüketimine bağlı bruselloz, eklem ağrısı ve şişlik, ateş ve terleme ile seyreden önemli bir enfeksiyon hastalığıdır. Viral enfeksiyonlar (grip, kızamıkçık, kabakulak, parvovirüs gibi) ve bazı bakteriyel enfeksiyonlar (tüberküloz) da eklem tutulumu ve reaktif artrite yol açabilir. Son yıllarda COVID-19 enfeksiyonunun da çoklu eklem tutulumu ile seyreden çocuklarda ayırıcı tanıda yer alması gerektiği vurgulanmaktadır.
Bunun dışında büyüme ağrıları, hipermobilite sendromu, Osgood–Schlatter ve Perthes hastalığı çocukluk çağında sık görülen diğer nedenlerdir. Romatizmal hastalıklar arasında juvenil idiyopatik artrit, akut romatizmal ateş ve ailevi Akdeniz ateşi önemli bir yer tutar. Ayrıca D vitamini eksikliği, çocuklarda sık görülür ve kas-iskelet sistemi ağrılarına neden olabilir ya da mevcut şikâyetleri belirgin şekilde artırabilir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Eklemde şişlik, kızarıklık veya ısı artışı varsa; ateş eşlik ediyorsa; çocuk eklemini hareket ettiremiyor ya da yürüyemiyorsa mutlaka bir çocuk doktoruna başvurulmalıdır. Ağrının geceleri çocuğu uykudan uyandırması, kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk gibi genel belirtilerin olması, vücutta döküntü görülmesi veya ağrının altı haftadan uzun sürmesi durumlarında tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir. Özellikle septik artrit gibi acil tedavi gerektiren tabloların zamanında ayırt edilmesi hayati önem taşır.
Değerlendirme sürecinde ayrıntılı bir öykü büyük önem taşır. Ağrının başlangıcı, süresi, tutulan eklem sayısı, sabah tutukluğu olup olmadığı, geçirilmiş enfeksiyonlar ve travma öyküsü sorgulanmalıdır. Beslenme alışkanlıkları, özellikle çiğ süt tüketimi, hayvancılıkla uğraşma durumu, ailede romatizmal hastalık öyküsü ve aşılama durumu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuğun yaşı ve cinsiyeti de tanı açısından önemli ipuçları verir.
Fizik muayenede eklemlerin yanı sıra ateş, döküntü, lenf bezleri ve iç organlar da değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde kan tetkikleri, enfeksiyon testleri ve uygun görüntüleme yöntemleri doktor tarafından planlanır.
Ailelere Öneriler
Aileler için en önemli nokta, çocuğun ağrısını ciddiye almak ancak gereksiz paniğe kapılmamaktır. Ağrının ne zaman başladığı, nasıl seyrettiği ve ne ile arttığı ya da azaldığı not edilerek doktora aktarılmalıdır. Pastörize süt ve süt ürünleri tercih edilmeli, çiğ süt ve peynirden kaçınılmalıdır. D vitamini eksikliğinden korunmak için dengeli beslenme ve yeterli güneşlenme desteklenmelidir. Travma sonrası ağrılarda dinlenme ve uygun soğuk uygulama faydalı olabilir. Doktor önerisi olmadan ağrı kesici kullanılmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki çocukluk çağındaki eklem ağrılarının büyük bölümü geçici ve zararsızdır. Ancak bazı durumlarda ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabilir. Erken tanı ve doğru yaklaşım, çocuğun sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için belirleyici öneme sahiptir.