Atriyal fibrilasyon, kalbin üst odacıklarının düzenli biçimde kasılmak yerine hızlı ve karmaşık elektrik sinyalleriyle çalıştığı bir ritim bozukluğudur. Çarpıntı, nefes darlığı ve yorgunluk yapabilir; ancak bazı kişilerde hiçbir belirti görülmez. Hastalığın önemi yalnızca düzensiz nabızdan kaynaklanmaz. Kalpte pıhtı oluşması ve bu pıhtının beyne giderek inmeye yol açması da mümkündür.
Tedavide üç ayrı amaç bulunur: İnme riskini azaltmak, kalp hızını veya ritmini kontrol etmek ve hastalığı ağırlaştıran diğer sağlık sorunlarını yönetmek. Kalp ritminin normale dönmesi, inme riskinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kan sulandırıcı gereksinimi yaş, geçirilmiş inme ve eşlik eden hastalıklar gibi kişisel risklere göre ayrıca değerlendirilir.
Atriyal fibrilasyon nedir?
Sağlıklı kalpte elektrik sinyalleri düzenli aralıklarla oluşur ve kalbin odacıklarının uyum içinde çalışmasını sağlar. Atriyal fibrilasyonda atriyum adı verilen üst odacıklardaki elektrik faaliyeti düzensizleşir. Alt odacıkların atımı da çoğunlukla düzensiz, bazen normalden hızlı olur.
Atakların başlayıp kendiliğinden sona erdiği biçime paroksismal atriyal fibrilasyon denir. Ritim bozukluğu devam ediyor ve normale dönmesi için tedavi gerekiyorsa kalıcı olabilen diğer türlerden söz edilir. Bu sınıflandırma tedaviyi etkiler; fakat kısa süren atakların mutlaka zararsız olduğu anlamına gelmez.
Atriyal fibrilasyon neden olur, kimlerde daha sık görülür?
Hastalığın tek bir nedeni yoktur. Yaş ilerledikçe görülme olasılığı artar. Yüksek tansiyon, kalp yetersizliği, kalp kapak hastalıkları, koroner damar hastalığı ve geçirilmiş kalp ameliyatları ritim bozukluğuna zemin hazırlayabilir.
Diğer risk etkenleri arasında şunlar bulunur:
- Diyabet ve kronik böbrek hastalığı
- Obezite
- Uyku apnesi
- Tiroid bezinin fazla çalışması
- Sigara
- Fazla alkol tüketimi
- Bazı enfeksiyonlar ve ağır hastalık dönemleri
- Ailede atriyal fibrilasyon öyküsü
Fazla alkol, uykusuzluk veya ağır bir enfeksiyon bazı kişilerde atağı kolaylaştırabilir. Bunlar ile hastalığın altında yatan yapısal ve elektriksel değişiklikler birbirine karıştırılmamalıdır. Atriyal fibrilasyon bazen belirgin bir kalp hastalığı bulunmayan kişilerde de görülebilir.
Atriyal fibrilasyon belirtileri nelerdir?
Belirtiler aniden başlayabilir, gelip gidebilir veya sürekli hâle gelebilir. Sık görülen yakınmalar şunlardır:
- Kalbin hızlı, düzensiz veya atlıyor gibi hissedilmesi
- Göğüste çırpınma ya da vurma hissi
- Nefes darlığı
- Çabuk yorulma ve egzersiz kapasitesinde azalma
- Baş dönmesi veya sersemlik
- Göğüste ağrı ya da baskı
- Bayılacak gibi olma
Bazı kişilerde nabız düzensiz olduğu hâlde hiçbir yakınma bulunmaz. Hastalık rutin muayenede, ameliyat öncesi incelemede veya başka bir nedenle çekilen EKG’de fark edilebilir.
Bu belirtiler yalnızca atriyal fibrilasyona özgü değildir. Kansızlık, tiroid hastalığı, başka ritim bozuklukları, panik atak ve kalp-damar hastalıkları benzer yakınmalara yol açabilir.
Ne zaman doktora başvurulmalı?
Tekrarlayan çarpıntı, açıklanamayan nefes darlığı, egzersiz kapasitesinde düşme veya düzensiz nabız için aile hekimi ya da kardiyoloji uzmanına başvurulmalıdır. Atak kısa sürse bile düzenli olarak tekrarlıyorsa değerlendirilmesi gerekir.
Hızlı veya düzensiz kalp atımına aşağıdaki belirtilerden biri eşlik ediyorsa gecikmeden 112 aranmalıdır:
- Göğüs ağrısı veya şiddetli nefes darlığı
- Bayılma ya da belirgin bilinç değişikliği
- Yüzde kayma, tek taraflı güçsüzlük veya uyuşma
- Konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı
- Ani görme kaybı
- Alışılmadık derecede şiddetli baş ağrısı
Bu bulgular kalp krizi, inme veya dolaşım bozukluğu belirtisi olabilir. Kişi kendi aracıyla sağlık kuruluşuna gitmeye çalışmamalıdır.
Atriyal fibrilasyon nasıl teşhis edilir?
Tanının doğrulanması için ritim bozukluğunun bir EKG kaydında görülmesi gerekir. Muayenede düzensiz nabız fark edilmesi veya akıllı saatin uyarı vermesi şüphe oluşturabilir; ancak tek başına kesin tanı sağlamaz.
Atak muayene sırasında yoksa 24 saatlik veya daha uzun süreli taşınabilir ritim kaydı kullanılabilir. Seyrek yakınmalarda daha uzun süre kayıt yapan olay kaydediciler gerekebilir.
Kalbin yapısını ve pompalama gücünü değerlendirmek için ekokardiyografi yapılabilir. Kan testleriyle tiroid işlevi, elektrolitler, böbrek fonksiyonu ve kansızlık gibi ritmi etkileyebilecek durumlar araştırılabilir. Her test her hastada gerekli değildir.
Tanıdan sonra belirtilerin yanı sıra kalp yetersizliği, yüksek tansiyon, yaş, diyabet, damar hastalığı ve geçirilmiş inme gibi etkenler değerlendirilir. Bu bilgiler tedavinin özellikle inmeden korunma bölümünü belirler.
Atriyal fibrilasyon nasıl tedavi edilir?
Tedavi kişiye göre planlanır. Aynı ritim kaydına sahip iki hastanın inme riski, belirtileri ve uygun tedavisi farklı olabilir.
İnmeden korunma
Atriyal fibrilasyonda kan, kalbin üst odacığında bulunan küçük bir cepte göllenebilir ve pıhtı oluşturabilir. İnme riski; yaş, yüksek tansiyon, diyabet, kalp yetersizliği, damar hastalığı ve geçirilmiş inme gibi etkenlerle hesaplanır.
Riski yeterince yüksek kişilerde pıhtılaşmayı azaltan antikoagülan ilaçlar kullanılır. Bunlar günlük dilde “kan sulandırıcı” olarak bilinse de kanı gerçekten sulandırmaz; pıhtı oluşma olasılığını azaltır.
Tedavinin başlıca sınırlılığı kanama riskidir. İlaç seçimi böbrek işlevi, yaş, başka ilaçlar ve kalp kapaklarının durumuna göre yapılır. Aspirin, atriyal fibrilasyona bağlı inmeyi önlemede uygun bir antikoagülanın yerine geçmez.
Ritim normale dönse veya ablasyon başarılı olsa bile ilacı kendiliğinden bırakmak tehlikeli olabilir. Uzun dönem karar, yalnızca çarpıntının kaybolmasına değil kişinin inme riskine dayanır.
Kalp hızının kontrolü
Bazı hastalarda öncelik kalbin aşırı hızlı çalışmasını önlemektir. Beta blokerler, belirli kalsiyum kanal blokerleri veya digoksin gibi ilaçlar seçilebilir. Tercih; kalbin pompalama gücüne, tansiyona ve diğer hastalıklara bağlıdır.
Ritim kontrolü
Amaç normal kalp ritmini yeniden sağlamak ve korumaktır. Elektriksel kardiyoversiyonda kontrollü bir elektrik şoku uygulanır. Bazı hastalarda ritim düzenleyici ilaçlar kullanılır.
Kardiyoversiyon öncesi ve sonrasında pıhtı riski ayrıca yönetilir. Ritim bozukluğunun ne kadar süredir devam ettiği bilinmiyorsa işlemden önce kan sulandırıcı tedavi veya kalpte pıhtı bulunup bulunmadığını gösteren özel ultrason incelemesi gerekebilir.
Kateter ablasyonu
Ablasyonda kasıktaki bir damardan kalbe ince kateterler ilerletilir. Ritim bozukluğunu başlatan elektrik sinyallerini engellemek amacıyla belirli kalp dokuları etkisizleştirilir. Isı, dondurma veya yüksek enerjili elektrik alanları kullanılabilir.
Ablasyon özellikle belirtileri ilaçlarla kontrol edilemeyen veya ilaçları kullanamayan hastalarda değerlendirilebilir. Bazı hasta gruplarında ilk ritim tedavisi olarak da gündeme gelebilir. Ancak işlem herkes için uygun değildir; kanama, damar hasarı, kalp çevresinde sıvı birikmesi ve inme gibi riskleri vardır. Ritim bozukluğu tekrarlayabilir ve ikinci bir işlem gerekebilir.
Eşlik eden sorunların yönetimi
Tansiyonun kontrolü, fazla kilonun azaltılması, uyku apnesinin tedavisi ve aşırı alkolden kaçınılması atakları ve tedavi başarısını etkileyebilir. Bu önlemler reçeteli ilaçların veya gerekli girişimlerin yerine geçmez.
En güncel tedavi yöntemleri: Atımlı alan ablasyonu
Atımlı alan ablasyonu, kalp dokusunu yakmak veya dondurmak yerine çok kısa süreli yüksek voltajlı elektrik alanları kullanır. Amaç, ritim bozukluğuyla ilişkili kalp hücrelerini hedeflerken çevredeki yemek borusu ve sinir gibi dokulara verilen zararı sınırlamaktır.
FDA, FARAPULSE sistemini 30 Ocak 2024’te ABD’de ilaç tedavisine rağmen tekrarlayan ve belirti veren paroksismal atriyal fibrilasyonda akciğer toplardamarlarının elektriksel olarak yalıtılması için onayladı.
ADVENT adlı randomize araştırmada ilaçlara dirençli paroksismal atriyal fibrilasyonu bulunan 607 hasta değerlendirildi. Bir yıllık birleşik başarı olasılığı atımlı alan ablasyonunda yüzde 73,3, ısı veya dondurma kullanılan standart ablasyonda yüzde 71,3 bulundu. Ciddi cihaz ya da işlem ilişkili olaylar sırasıyla yüzde 2,1 ve yüzde 1,5’ti.
Çalışma yeni yöntemin standart termal ablasyondan geri kalmadığını gösterdi; üstün olduğunu kanıtlamadı. Ayrıca araştırma seçilmiş paroksismal atriyal fibrilasyon hastalarını kapsıyordu.
FDA, 3 Temmuz 2025’te aynı sistemin kullanım alanını, ilaçlara rağmen belirti veren ve atağı bir yıldan kısa süren kalıcı atriyal fibrilasyon hastalarında akciğer toplardamarları ile kalbin arka duvarının yalıtılmasını da içerecek biçimde genişletti.
Bu karar ABD’ye aittir. Sistemin Türkiye’deki ruhsat, yaygın erişim ve geri ödeme durumu bu haber kapsamında güvenilir bir resmî kaynaktan doğrulanamadı.
Umut vaat eden çalışmalar
2026’da yayımlanan AVANT GUARD araştırması, daha önce ritim düzenleyici tedavi almamış kalıcı atriyal fibrilasyon hastalarında atımlı alan ablasyonunu ilaç tedavisiyle karşılaştırdı.
Randomize bölümde 207 kişi ablasyona, 103 kişi ritim düzenleyici ilaca ayrıldı. On iki ayda araştırmanın birleşik başarı ölçütü ablasyon grubunda yüzde 56, ilaç grubunda yüzde 30 olarak hesaplandı. Birleşik ablasyon güvenlilik grubundaki 257 kişinin 13’ünde, yani yüzde 5,1’inde birincil güvenlilik olayı görüldü.
Bu sonuçlar, seçilmiş kalıcı atriyal fibrilasyon hastalarında ablasyonun ilk ritim tedavisi olarak daha erken kullanılabileceğini düşündürüyor. Ancak takip 12 ayla sınırlıydı; çalışma inme veya ölüm azalmasını kanıtlamak için tasarlanmadı. Sonuçlar bütün hastalara genellenemez ve işlem kararı deneyimli bir elektrofizyoloji ekibiyle verilmelidir.
Sık sorulan diğer sorular
Atriyal fibrilasyon bulaşıcı mıdır?
Hayır. Atriyal fibrilasyon bir enfeksiyon değildir ve kişiden kişiye geçmez.
Akıllı saat atriyal fibrilasyon tanısı koyabilir mi?
Hayır. Akıllı saat veya benzeri cihazların düzensiz ritim uyarısı değerlendirme için yararlı olabilir; kesin tanı, sağlık profesyonelinin incelediği uygun bir EKG kaydıyla doğrulanmalıdır.
Atriyal fibrilasyon tamamen geçer mi?
Bazı ataklar kendiliğinden sona erebilir ve tedaviyle uzun süre kontrol sağlanabilir. Buna rağmen hastalık yeniden ortaya çıkabilir; düzenli takip sürdürülmelidir.
Kahve atriyal fibrilasyonu tetikler mi?
Herkes için geçerli kesin bir yasak yoktur. Normal miktarlarda kahve bazı kişilerde sorun oluşturmazken kişi çarpıntıyla açık bir ilişki fark edebilir. Enerji içecekleri ve çok yüksek kafein alımı ayrıca değerlendirilmelidir.
Atriyal fibrilasyonu olan kişi egzersiz yapabilir mi?
Çoğu kişi uygun değerlendirmeden sonra egzersiz yapabilir. Ancak yeni tanı, kontrolsüz hızlı ritim, göğüs ağrısı veya bayılma varsa egzersize başlamadan önce hekim değerlendirmesi gerekir.
Ablasyondan sonra kan sulandırıcı bırakılır mı?
Her zaman değil. Karar, işlemin başarılı görünmesinden çok kişinin uzun dönem inme riskine göre verilir. İlaç yalnızca takip eden hekimin planıyla değiştirilmelidir.
Tıbbi uyarı
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Kişisel tanı, ilaç ve girişim kararları sağlık profesyoneli değerlendirmesi gerektirir.
Kaynaklar
1. Van Gelder IC ve arkadaşları. 2024 ESC Guidelines for the management of atrial fibrillation. European Heart Journal, 2024.
2. NHS. Atrial fibrillation. Güncelleme: 13 Ocak 2025.
3. ABD Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü. Atrial Fibrillation. Hasta bilgilendirme kaynağı.
4. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri. About Atrial Fibrillation. 14 Mayıs 2024.
5. ABD Gıda ve İlaç Dairesi. FARAPULSE Pulsed Field Ablation System, PMA P230030. Karar tarihi: 30 Ocak 2024.
6. ABD Gıda ve İlaç Dairesi. FARAPULSE PMA eki P230030/S007. Kalıcı atriyal fibrilasyon için genişletilmiş kullanım kararı: 3 Temmuz 2025.
7. Reddy VY ve arkadaşları. Pulsed Field or Conventional Thermal Ablation for Paroxysmal Atrial Fibrillation. New England Journal of Medicine, 2023.
8. Andrade JG ve arkadaşları. Pulsed Field Ablation as Initial Therapy for Persistent Atrial Fibrillation. New England Journal of Medicine, 2026.





