Gebelik öncesi beslenme denildiğinde çoğunlukla anne adayının folat ve diğer besin öğeleri gündeme geliyor. Ancak yeni bir prospektif kohort çalışması, baba adayının vitamin B12 düzeyinin de çocukta doğumsal kusurların görülme olasılığıyla ilişkili olabileceğini gösterdi.
Annals of Internal Medicine’da yayımlanan araştırmada, gebelikten önce hem annede hem babada daha yüksek B12 düzeyleri, doğumsal kusurların daha düşük tahmini sıklığıyla ilişkili bulundu. Erken gebelik döneminde annedeki kırmızı kan hücresi folat düzeyleri için de benzer yönde bir ilişki saptandı.
Araştırmada kimler incelendi?
Çalışma, Çin’de yürütülen Shanghai Preconception Cohort verilerine dayanıyor. Araştırmacılar gebelikten önceki dört ay içinde kan örneği alınmış 3 bin 32 çifti değerlendirdi. Bu grupta 73 doğumsal kusur vakası kaydedildi.
Araştırmanın ikinci bölümünde ise gebeliğin ilk dört ayı içinde kan örneği alınmış 17 bin 765 kadın incelendi. Bu grupta 327 doğumsal kusur vakası belirlendi.
Doğumsal kusurlar yalnızca canlı doğumlarda değil; ölü doğumlar ve fetal anomali nedeniyle sonlandırılan gebeliklerde de değerlendirildi.
Anne adaylarında B12 yükseldikçe tahmini sıklık düştü
Gebelik öncesinde anne adaylarının B12 düzeyleri ile doğumsal kusurlar arasında belirgin bir doz-yanıt ilişkisi görüldü.
B12 düzeyi 148 pmol/L’nin altında olan anne adaylarında doğumsal kusurların standartlaştırılmış tahmini sıklığı bin gebelikte 49,6 olarak hesaplandı.
B12 düzeyi 590 pmol/L veya üzerinde olanlarda ise bu değer bin gebelikte 16,2’ye düştü.
Bu rakamlar, B12 takviyesi almanın doğumsal kusurları kesin olarak önlediği anlamına gelmiyor. Çalışma gözlemsel nitelikte olduğu için yalnızca iki durum arasındaki ilişkiyi gösterebiliyor.
Babaların B12 düzeyinde de benzer ilişki bulundu
Araştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri, baba adaylarının da biyolojik belirteçlerinin değerlendirilmiş olmasıydı.
Babaların gebelik öncesi B12 düzeyleri yükseldikçe doğumsal kusurların tahmini sıklığı genel olarak azaldı. En düşük B12 kategorisinde tahmini sıklık bin gebelikte 55,5 iken, en yüksek kategoride 24,0 olarak hesaplandı.
Babalardaki ilişki annelere göre daha zayıftı ve B12 düzeyi orta-yüksek seviyelere ulaştıktan sonra düşüşün belirgin biçimde devam etmediği görüldü.
Bu nedenle çalışma, baba adaylarına belirli bir B12 hedefi veya takviye dozu önermiyor.
Folat için sonuçlar daha farklıydı
Gebelikten önce hem anne hem babada ölçülen kırmızı kan hücresi folatı ile doğumsal kusurlar arasındaki ilişki daha belirsizdi. Araştırmacılar daha düşük tahmini sıklık yönünde bir eğilim görse de sonuçların kesinliği sınırlıydı.
Gebeliğin başlamasından sonra annelerde ölçülen kırmızı kan hücresi folatı ise daha net bir ilişki gösterdi.
Folat düzeyi 906 ile 1131 nmol/L arasında olan kadınlarda doğumsal kusurların tahmini sıklığı bin gebelikte 16,5 olarak hesaplandı. Folat düzeyi 453 nmol/L’nin altında olan kadınlarda ise bu değer bin gebelikte 25,7 idi.
Daha yüksek folat düzeylerinde ek azalmanın sınırlı olduğu görüldü.
Erken gebelikte B12 için de ilişki saptandı
Gebelik başladıktan sonra annelerin B12 düzeyleri de incelendi.
B12 düzeyi 590 pmol/L veya üzerinde olan kadınlarda tahmini doğumsal kusur sıklığı bin gebelikte 11,8 olarak hesaplanırken, B12 düzeyi 148 ile 294 pmol/L arasında olanlarda bu değer 20,4 oldu.
Bununla birlikte düşük ve orta B12 kategorileri arasında belirgin ve düzenli bir azalma görülmedi.
Çalışma ne anlama geliyor?
Araştırma, gebelik öncesi sağlık hazırlığının yalnızca anne adayına odaklanmaması gerektiği görüşünü destekleyen yeni veriler sunuyor.
B12 ve folat, DNA sentezi ve hücre bölünmesi gibi süreçlerde görev alan besin öğeleri. Ancak bu çalışmadan hareketle yüksek doz B12 veya folat takviyesi kullanılmasının doğumsal kusurları önleyeceği sonucuna varılamaz.
Çalışma, kandaki vitamin düzeyleri ile doğumsal kusurlar arasındaki istatistiksel ilişkiyi değerlendirdi; doğrudan bir takviye tedavisini test etmedi.
En önemli sınırlılık: Nedensellik kanıtlanmadı
Araştırmacılar çalışmanın temel sınırlılığını artık karıştırıcı etkenlerin tamamen dışlanamaması olarak bildirdi.
Beslenme düzeni, yaşam tarzı, sosyoekonomik durum, sağlık davranışları veya ölçülmemiş başka faktörler hem vitamin düzeylerini hem de gebelik sonuçlarını etkileyebilir.
Çalışmanın Çin’de tek bir büyük kohort üzerinden yürütülmüş olması da sonuçların farklı toplumlara doğrudan genellenmesini sınırlıyor.
Bu nedenle bulguların daha büyük, farklı coğrafyalarda yürütülen çalışmalar ve mümkün olduğunda müdahale araştırmalarıyla doğrulanması gerekiyor.
Gebelik planlayan çiftler ne yapmalı?
Bulgular, baba adaylarının beslenme durumunun da gebelik öncesi değerlendirmelerde daha fazla dikkate alınabileceğini düşündürüyor.
Ancak yalnızca bu araştırmaya dayanarak B12 veya folat takviyesine başlanması uygun değil. Eksiklik şüphesi olan kişilerin kan değerleri, beslenme biçimi, kullanılan ilaçlar ve kişisel sağlık durumu hekim tarafından birlikte değerlendirilmelidir.
KAYNAKLAR
Chen H, Chen X, Zhang Y, Li M ve arkadaşları. Periconception Parental Red Blood Cell Folate, Vitamin B12, and Birth Defects in Offspring: A Prospective Cohort Study. Annals of Internal Medicine, 2026. DOI: 10.7326/ANNALS-25-05243
American College of Physicians. Higher Vitamin B12 Levels in Both Parents Are Associated With Lower Risk of Birth Defects, 2026.
Children’s Hospital of Fudan University ve Shanghai Preconception Cohort araştırma grubu, 2026.





