Günümüz dünyasında insan sağlığının en önemli yönlerinden biri, sağlıklı bir psikolojik duruma sahip olmaktır. Ameliyathanelerde sayısız operasyon gerçekleştiren hekimlerimiz ve aynı zamanda ameliyat masasında bulunan hastalarımız bu süreçten geçerken zor bir psikolojik sınavdan geçmektedir.

Bu noktada, insanın psikolojik durumuna doğrudan etki edebilecek bir unsur olan müzik devreye girer. İlk bakışta bu fikir şaşırtıcı gelebilir. Ancak konu derinlemesine incelendiğinde, hekimlerin cerrahi operasyonlar sırasında müzikten yararlandıkları görülmektedir. Bunun birden fazla nedeni vardır.

Ameliyat süreci yüksek dikkat, hassasiyet ve psikolojik dayanıklılık gerektirir. Özellikle uzun ve karmaşık cerrahi müdahaleler sırasında hekimler ve diğer sağlık personeli ciddi bir stres altında kalmaktadır. Bu gibi durumlarda müzik, stresin yönetilmesinde yardımcı bir rol üstlenir.

Araştırmalara göre müzik; stres hormonlarının seviyesinin azalmasına yardımcı olur, duygusal dengenin korunmasına olumlu katkı sağlar, dikkat ve odaklanmayı artırır, uzun süreli çalışma sırasında ortaya çıkan yorgunluk hissini azaltır.

Peki, ameliyat sırasında müzik kullanımının hastalara ne gibi faydaları vardır?

Bazı ameliyatlar, özellikle lokal ya da bölgesel anestezi altında gerçekleştirildiğinde, hasta ameliyat sırasında müziği duyabilmektedir. Bu durumda müziğin psikolojik etkisi daha belirgin şekilde hissedilir. Müzik hastada korku ve kaygı duygusunun azalmasına, kalp atış hızının ve arteriyel kan basıncının dengelenmesine, ağrının öznel olarak daha hafif algılanmasına neden olabilir.

Ancak burada müzik seçimi de oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Genellikle enstrümantal, klasik ve ritmi stabil olan müzikler, cerrahların dikkatini dağıtmadan ameliyat sürecine uygun bir ortam oluşturur.

Peki, tıpta müzik kullanımı nasıl ortaya çıkmıştır?

Ameliyat sırasında müzik kullanımı fikri, XX. yüzyılın ortalarından itibaren ortaya çıkmıştır. Bilimsel kaynaklara göre, Antik Çin, Mısır, Roma ve Yunan uygarlıklarında müzik, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. İlk dönemlerde diş hekimliği ve anesteziyoloji alanlarında uygulanan müzik terapisi, daha sonra cerrahi ortama da dahil edilmiştir. Başlangıçta bu yöntemin temel amacı, hastaların kaygılarını azaltmak ve onlar için daha rahat bir ortam oluşturmaktı. Zamanla müziğin sağlık personelinin dikkati, stres düzeyi ve genel iş performansı üzerindeki etkileri bilimsel olarak araştırılmaya başlanmıştır.

Müziğin etkisi yalnızca ameliyathanelerle sınırlı değildir.

Araştırma sonuçlarına göre, düzenli olarak müzik dinleyen insanların kalp atım sayısı, dinlemeyenlere kıyasla 4,5 kat daha düşüktür. Çünkü kalp atımının sağlıklı bir aralıkta kalması, oksijen ve besin maddelerinin insan vücudunda daha iyi dolaşmasını sağlar. Bu durum ise insan sağlığı açısından önemli faktörlerden biridir. Ayrıca müzik dinleyen kişiler ameliyat sırasında daha az miktarda morfin almaktadır. Bu tür hastalar ameliyat sonrasında da ciddi ağrılar hissetmemektedir.

Peki, müziğin olumsuz etkileri var mıdır?

Evet, müziğin olumlu etkilerinin yanı sıra bazı olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Ses eviyesinin yüksek olması dikkatin dağılmasına, acil durumlarda sözlü iletişimin zorlaşmasına, uygun olmayan müzik seçimi ise profesyonel ortamın bozulmasına neden olabilir.

Son olarak belirtmek isterim ki, benim görüşüme göre tıpta müzik kullanımının faydaları oldukça fazladır. Bunları göz ardı etmemeli ve daha da geliştirmeliyiz.