ABD’de başlayan beslenme tartışması bizim sofralara hiç yabancı değil

ABD’de kırmızı et ile kimchi ve diğer mayalanmış gıdaları öne çıkaran bir beslenme yaklaşımı son günlerde tartışılıyor.

The New York Times Magazine’in 4 Ağustos 2026’da ele aldığı yaklaşım, özellikle ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. çevresindeki beslenme tercihleri üzerinden dikkat çekti.

Tartışmanın merkezinde etin yanında kimchi, lahana turşusu ve benzeri mayalanmış yiyeceklerin tüketilmesi bulunuyor.

Amerikalılar için yeni bir sağlık trendi gibi görünen bu tabak, Türkiye’de aslında oldukça tanıdık.

Etin yanında yoğurt, ayran veya turşu tüketmek uzun yıllardır sofralarımızın bir parçası. Kefir de son yıllarda giderek daha fazla tüketiliyor.

Peki bu alışkanlığın bilimsel açıdan gerçekten bir avantajı var mı?

Kısa yanıt şu: Yoğurt, kefir ve bazı turşular dengeli beslenmenin değerli parçaları olabilir. Ancak bunların etle birlikte tüketilmesinin özel bir sağlık avantajı sağladığı henüz kanıtlanmış değil.

Kimchi aslında nedir?

ABD’deki tartışmada adı sık geçen kimchi, Türkiye’de herkesin bildiği bir yiyecek değil.

Kimchi, Kore mutfağının geleneksel yiyeceklerinden biri. Genellikle lahana ve farklı sebzelerin tuz ve baharatlarla mayalanmasıyla hazırlanıyor.

Bizim mutfaktaki birebir karşılığı olmasa da baharatlı, mayalanmış bir sebze turşusu olarak düşünülebilir.

Kimchinin yoğurt, kefir ve geleneksel yöntemle hazırlanmış bazı turşularla ortak noktası ise fermantasyon, yani halk arasındaki ifadeyle mayalanma.

Yoğurt, kefir ve turşunun ortak özelliği ne?

Mayalanma sırasında bakteriler ve bazı diğer mikroorganizmalar gıdanın içerisindeki maddeleri dönüştürüyor.

Sütün yoğurda dönüşmesi bunun en tanıdık örneği.

Bu süreç yalnızca gıdanın tadını ve kıvamını değiştirmiyor. Bazı ürünlerde canlı mikroorganizmaların bulunmasına da olanak sağlıyor.

Bu nedenle yoğurt, kefir ve diğer mayalanmış gıdalar özellikle bağırsak mikrobiyotası araştırmalarında dikkat çekiyor.

Bağırsak mikrobiyotası, bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu ekosisteme verilen isim.

Sindirimden bağışıklık sistemine kadar birçok süreçle ilişkili olduğu biliniyor.

Bilimsel araştırma dikkat çekici sonuç verdi

Stanford Üniversitesi araştırmacılarının Cell dergisinde yayımlanan randomize kontrollü çalışması bu konuda en fazla dikkat çeken araştırmalardan biri.

Araştırmada sağlıklı yetişkinlerden oluşan bir grup 10 hafta boyunca yoğurt, kefir, fermente sebzeler ve benzeri mayalanmış gıdaların tüketimini artırdı.

Sonuçta bu gruptaki katılımcıların bağırsak mikrobiyotasındaki çeşitliliğin arttığı görüldü.

Araştırmacılar ayrıca ölçülen bazı iltihap göstergelerinde azalma saptadı.

Ancak burada önemli bir sınır var.

Çalışma yalnızca 36 yetişkin üzerinde gerçekleştirildi. Bu nedenle sonuçlar umut verici olsa da “yoğurt, kefir veya turşu tüketmek hastalıkları önler” sonucuna varmak mümkün değil.

Peki etin yanında tüketilirse ne oluyor?

Yeni beslenme tartışmasının en önemli sorusu burada ortaya çıkıyor.

Yoğurt, kefir veya turşunun sağlık üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalar bulunmasına rağmen bunların kırmızı etle aynı öğünde tüketilmesinin özel bir sağlık avantajı sağladığını gösteren güçlü klinik kanıt yok.

Başka bir ifadeyle tabağın yanına yoğurt veya turşu koymak, fazla miktarda kırmızı ya da işlenmiş et tüketiminin olası sağlık risklerini ortadan kaldırmıyor.

Bununla birlikte dengeli bir tabakta bu gıdaların birlikte bulunmasının önünde genel olarak bir engel de yok.

Burada asıl mesele birlikte yenip yenmemelerinden çok porsiyonlar ve tabağın geri kalanının nasıl oluşturulduğu.

Kırmızı etin faydası da var, dikkat edilmesi gereken tarafı da

Kırmızı et kaliteli protein kaynaklarından biri.

Aynı zamanda demir, çinko ve B12 vitamini gibi önemli besin öğelerini içeriyor.

Bu nedenle bilimsel tartışma “et sağlıklı mı, sağlıksız mı?” şeklindeki basit bir ikileme indirgenemez.

Etin miktarı, ne sıklıkla tüketildiği ve işlenmiş olup olmadığı önem taşıyor.

Özellikle salam, sosis ve benzeri işlenmiş etler konusunda kanıtlar daha güçlü.

Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, işlenmiş et tüketimini insanlarda kansere yol açtığına dair yeterli kanıt bulunan Grup 1 kategorisinde değerlendiriyor. Bu sınıflandırma tehlikenin varlığını ifade ediyor; sigara ile aynı miktarda risk oluşturduğu anlamına gelmiyor.

Kırmızı et ise “muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırılıyor.

Bu nedenle yoğurt veya turşu eklemek, sınırsız et tüketimi için bir sağlık kalkanı olarak görülmemeli.

Turşunun faydasını düşünürken tuzu unutmayın

Turşu söz konusu olduğunda önemli bir ayrıntı var: tuz miktarı.

Geleneksel turşuların bazıları oldukça fazla sodyum içerebilir.

Dolayısıyla “mayalanmış gıda sağlıklıdır” düşüncesiyle çok miktarda turşu tüketmek doğru değil.

Özellikle günlük beslenmede zaten fazla tuz tüketiliyorsa turşu porsiyonunun küçük tutulması daha dengeli bir yaklaşım.

Ayrıca sirke eklenerek kısa sürede hazırlanan her turşu ile doğal mayalanma sürecinden geçen turşu aynı özellikleri taşımayabilir.

Yoğurt ve kefirde de her ürün aynı değil

Market rafındaki bütün yoğurt ve kefir ürünlerini aynı değerlendirmek doğru olmaz.

Sade yoğurt veya kefir ile yüksek miktarda ilave şeker içeren aromalı ürünlerin beslenme profili farklı.

Bu nedenle ürün seçerken içeriğe bakmak önemli.

Besinlerle alınan su vücudu nasıl destekliyor?
Besinlerle alınan su vücudu nasıl destekliyor?
İçeriği Görüntüle

Özellikle ilave şeker miktarı düşük seçenekler tercih edilebilir.

Asıl kazanç şeker ve yoğun işlenmiş gıdaları azaltmak olabilir

ABD’de gündeme gelen beslenme yaklaşımının daha az konuşulan ama sağlık açısından belki de daha önemli bir tarafı bulunuyor.

Bu tür beslenme modellerinde şekerli içeceklerin, tatlıların ve yoğun işlenmiş ürünlerin azaltılması da öneriliyor.

Bir kişi paketli atıştırmalıkları, şekerli içecekleri ve yoğun işlenmiş yiyecekleri azaltıp bunların yerine sebze, yoğurt, kefir ve daha az işlenmiş gıdaları koyduğunda yalnızca tek bir yiyeceği değiştirmiş olmuyor.

Bütün beslenme düzeni değişiyor.

Dolayısıyla ortaya çıkan olumlu sonuçları sadece “etin yanında turşu yedi” şeklinde açıklamak yanıltıcı olabilir.

Etin yanında ne tüketilebilir?

Sağlıklı bir öğün için tek bir mucize eşleşme bulunmuyor.

Et tüketilecekse porsiyon makul tutulabilir. Tabağın önemli bir bölümünü sebzeler veya salata oluşturabilir. Yanına sade yoğurt eklenebilir. Turşu ise tuz miktarı göz önünde bulundurularak küçük porsiyonda tüketilebilir.

Kefirin aynı öğünde tüketilmesi şart değil. Günün farklı bir saatinde de beslenmeye dahil edilebilir.

Protein kaynaklarını çeşitlendirmek de önemli.

Balık, yumurta, mercimek, nohut, kuru fasulye ve diğer baklagiller kırmızı ete alternatif oluşturabilir.

Sonuç: Bizim eski soframız, dünyanın yeni tartışması

ABD’de yeni bir beslenme yaklaşımı olarak tartışılan et ile mayalanmış gıdaların birlikteliği, Türkiye için aslında çok da yeni değil.

Etin yanında yoğurt, ayran ve turşu tüketmek geleneksel sofralarımızda uzun zamandır var.

Bilimsel araştırmalar özellikle yoğurt, kefir ve bazı mayalanmış gıdaların bağırsak mikrobiyotası açısından ilgi çekici olabileceğini gösteriyor.

Fakat etin yanında yoğurt, kefir veya turşu tüketmenin kırmızı eti daha sağlıklı hale getirdiğini gösteren güçlü bir kanıt bulunmuyor.

Sağlık açısından belirleyici olan tek bir yiyecek veya yiyecek eşleşmesi değil; etin miktarı, işlenmiş olup olmadığı, sebze ve lif tüketimi ve beslenmenin tamamı.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

  • Et tüketirken tabağın önemli bir bölümünü sebze ve salataya ayırın.
  • Yoğurt ve kefirde ilave şekeri düşük veya şekersiz seçenekleri tercih edin.
  • Turşuyu tuz içeriği nedeniyle küçük porsiyonlarda tüketin.
  • Salam ve sosis gibi işlenmiş etleri mümkün olduğunca sınırlayın.
  • Kırmızı eti tek protein kaynağı haline getirmeyin.
  • Balık, yumurta ve baklagillerle protein çeşitliliği sağlayın.
  • Şekerli içecekleri ve yoğun işlenmiş gıdaları azaltın.
  • Yoğurt, kefir veya turşuyu fazla et tüketiminin olası etkilerini ortadan kaldıran bir “koruyucu” olarak görmeyin.

Kaynaklar

  1. The New York Times Magazine. Et, kimchi ve mayalanmış gıdaları öne çıkaran beslenme yaklaşımına ilişkin dosya, 4 Ağustos 2026.
  2. Wastyk HC ve arkadaşları. Gut-microbiota-targeted diets modulate human immune status. Cell, 2021.
  3. Stanford School of Medicine. Fermented-food diet increases microbiome diversity and decreases inflammatory proteins, 2021.
  4. World Health Organization. Healthy Diet.
  5. International Agency for Research on Cancer. Red Meat and Processed Meat.
  6. Harvard T.H. Chan School of Public Health. The Nutrition Source: Yogurt.
  7. Harvard T.H. Chan School of Public Health. The Nutrition Source: Protein.