Zayıflama iğneleri bırakıldıktan sonra yeniden kilo alınması, obezite tedavisinin önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. ABD'de yürütülen yeni bir randomize pilot araştırma, GLP-1 grubu ilaçları bırakan kişilerde dijital davranış desteği ve tıbbi ihtiyaçlara göre hazırlanmış öğünlerin ilk dört aydaki kilo artışını yavaşlatabileceğini ortaya koydu. Ancak her iki yöntemin uygulandığı gruplarda da kilo artışı tamamen önlenemedi.

Obesity Science & Practice dergisinde 7 Ekim 2026'da yayımlanan araştırmaya 39 yetişkin katıldı. Dört aylık takip sonunda standart bakım grubunda başlangıç ağırlığına göre yaklaşık yüzde 10,8 kilo artışı hesaplanırken, dijital destek ve özel öğün gruplarında bu oran yaklaşık yüzde 3,6 oldu. Araştırmacılar, sonuçların umut verici olduğunu ancak küçük katılımcı sayısı nedeniyle kesin tedavi önerisi oluşturmak için yeterli olmadığını vurguladı.

Zayıflama iğnesi bırakılınca neden yeniden kilo alınıyor?

Semaglutid gibi GLP-1 reseptör agonistleri, iştahın düzenlenmesinde ve tokluk hissinin artırılmasında etkili olan hormonal yollar üzerinden çalışıyor. Bu ilaçlar uygun hastalarda besin alımını azaltarak önemli ölçüde kilo kaybı sağlayabiliyor.

Tedavi sonlandırıldığında ise iştah üzerindeki ilaç etkisi zamanla ortadan kalkabiliyor. Kilo kaybının ardından vücudun enerji dengesini korumaya yönelik biyolojik uyum mekanizmaları da yeniden kilo alımını kolaylaştırabiliyor.

Bu nedenle tedavi sırasında verilen kiloların korunması, yalnızca kişinin iradesine bağlı bir mesele değil. Obezitenin kronik ve tekrarlama eğilimi taşıyan yapısı, ilaç sonrasında da sürdürülebilir bir takip planını önemli hâle getiriyor.

Araştırmada 39 kişi üç gruba ayrıldı

ABD'deki Tufts Üniversitesi ve UT Southwestern Medical Center araştırmacılarının da yer aldığı çalışma, GLP-1 tedavisi sırasında başlangıç ağırlığının yüzde 10'undan fazlasını kaybetmiş yetişkinler üzerinde yürütüldü.

Katılımcıların tamamı ilaç tedavisini son 30 gün içerisinde bırakmıştı. Ortalama yaş yaklaşık 50, ortalama vücut kitle indeksi ise 31,4 kg/m² olarak bildirildi.

Araştırmada katılımcılar rastgele üç gruba ayrıldı:

• Standart bakım grubu: 14 kişi, hekimlerinin belirlediği olağan bakım ve önerilerle takip edildi.

• Dijital destek grubu: 12 kişi, beslenme ve davranış değişikliğine yönelik bir mobil sağlık uygulamasına erişim sağladı.

• Özel öğün grubu: 13 kişiye, beslenme hedeflerine uygun olarak hazırlanmış haftalık yemek paketleri verildi.

Geçmeyen Omuz Ağrısı ve Ses Kısıklığı: Akciğer Kanserinin Gözden Kaçabilen 7 Belirtisi
Geçmeyen Omuz Ağrısı ve Ses Kısıklığı: Akciğer Kanserinin Gözden Kaçabilen 7 Belirtisi
İçeriği Görüntüle

Katılımcıların ağırlıkları dört ay boyunca evde kullanılan bağlantılı dijital tartılarla izlendi.

Araştırmanın temel amacı, sunulan desteklerin uygulanabilirliğini, katılımcıların programa uyumunu ve memnuniyetini değerlendirmekti. Kilo değişimi ise araştırmanın keşif amaçlı incelenen sonuçları arasındaydı.

Dört ayın sonunda kilo artışında belirgin farklılık görüldü

Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, tedavi sonrasında geri alınan kiloların gruplar arasında farklılık göstermesiydi.

İstatistiksel modelin dört aylık kilo değişimi tahminlerine göre:

• Standart bakım grubunda vücut ağırlığı yüzde 10,75 arttı.

• Dijital davranış desteği grubunda artış yüzde 3,60 oldu.

• Kişiye özel hazırlanmış öğünler grubunda artış yüzde 3,58 olarak hesaplandı.

Böylece her iki destek grubunda da standart bakıma kıyasla yaklaşık 7,2 yüzde puan daha düşük ağırlık artışı görüldü.

Bu oranlar, ilaç tedavisi sırasında kaybedilen kiloların ne kadarının geri alındığını değil, araştırmanın başlangıcındaki vücut ağırlığına göre dört aylık değişimi ifade ediyor.

Gruplar arasındaki kilo değişimi farkları istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Önceki ilaç tedavisi sırasında kaybedilen ağırlık ve araştırma başlangıcındaki kilo dikkate alındığında da fark devam etti.

Buna karşılık katılımcıların beslenme kalitesi, algıladıkları sağlık durumu ve program memnuniyeti açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı.

Dijital uygulama kilo kontrolünde nasıl değerlendirildi?

Araştırmada kullanılan dijital sağlık uygulaması, katılımcıların yeme davranışlarını takip etmelerini, hedef belirlemelerini ve günlük alışkanlıklarını düzenlemelerini destekleyen bir sistemdi.

Katılımcılardan uygulamayı her gün en az 15 dakika kullanmaları istendi. Ancak bildirilen gerçek kullanım ortalaması haftada 2,8 gün oldu.

Buna rağmen dijital destek grubunda dört aylık kilo artışı, standart bakım grubundan daha düşük gerçekleşti.

Bu bulgu, ilaç bırakıldıktan sonraki dönemde yapılandırılmış davranış desteğinin yararlı olabileceğini düşündürüyor.

Ancak araştırma, belirli bir mobil uygulamanın bütün hastalarda aynı sonucu sağlayacağını göstermiyor. Etkinin uygulamanın hangi özelliğinden kaynaklandığı da kesin olarak belirlenmiş değil.

Özel hazırlanmış öğünler neden işe yarayabilir?

Araştırmanın diğer müdahalesinde katılımcılara haftada 10 adet tıbbi beslenme hedeflerine uygun hazırlanmış öğün sağlandı.

Bu yemekler, geleneksel hazır öğünlere kıyasla daha kontrollü enerji, doymuş yağ, sodyum ve şeker içeriğine sahip olacak şekilde düzenlendi.

Katılımcılar kendilerine sunulan öğünlerin haftada ortalama sekizini tüketti.

Hazır ve porsiyonları belirlenmiş yemeklerin, günlük beslenme kararlarını kolaylaştırarak enerji alımının kontrolüne katkıda bulunabileceği değerlendiriliyor.

Önemli nokta, araştırmanın belirli bir diyet listesini veya hazır yemek markasını kanıtlanmış çözüm olarak ortaya koymaması.

Çalışmada kullanılan öğünler ve uygulama katılımcılara ücretsiz sağlandı. Bu nedenle söz konusu desteklerin gerçek yaşamda maliyet, erişilebilirlik ve uzun süreli kullanım açısından ne kadar uygulanabilir olduğu henüz bilinmiyor.

Bu iki yöntem verilen kiloların geri alınmasını önlüyor mu?

Hayır. Araştırma, kilo geri alımının tamamen önlendiğini göstermedi.

Dijital destek alan kişilerde de özel öğün tüketen kişilerde de dört aylık süreçte belirli ölçüde kilo artışı görüldü.

Araştırmanın 39 kişiyle yapılması, takip süresinin dört ayla sınırlı kalması ve bazı katılımcıların son tartım verilerinin bulunmaması önemli sınırlamalar arasında.

Ayrıca çalışma gruplarının başlangıç özellikleri tamamen aynı değildi. Örneğin ilaç tedavisiyle daha önce kaybedilen kilo oranı, standart bakım grubunda diğer gruplardan daha yüksekti.

İstatistiksel düzeltmeler sonrasında sonuçların benzer yönde kalması bulguları desteklese de bu büyüklükteki pilot çalışma, uzun dönem etkinliği kesinleştirmeye yeterli değil.

Araştırma, söz konusu yöntemlerin kalp-damar hastalıklarını, diyabet gelişimini veya obeziteyle ilişkili başka sağlık sorunlarını azaltıp azaltmadığını da ortaya koymadı.

Zayıflama ilacını bırakanlar için sonuç ne anlama geliyor?

Araştırmanın temel mesajı, kilo kontrolünün ilaç bırakıldığı gün sona eren bir süreç olarak görülmemesi gerektiği.

GLP-1 tedavisinden sonra beslenme düzeninin sürdürülebilir olması, fiziksel aktivitenin korunması, kilo değişiminin izlenmesi ve ihtiyaç duyulduğunda davranışsal destek sağlanması uzun dönem yönetimin parçaları arasında yer alıyor.

Yeni çalışma özellikle ilk dört aylık dönemde sunulan yapılandırılmış desteğin önemine işaret ediyor.

Ancak bu bulgular, GLP-1 tedavisini sonlandırmanın herkes için doğru olduğu veya ilaç tedavisi yerine yalnızca mobil uygulama ve öğün programlarının kullanılabileceği anlamına gelmiyor.

Obezite tedavisinde ilaç kullanımı, tedavinin süresi ve sonlandırılması; kişinin sağlık durumu, eşlik eden hastalıkları ve tedaviye verdiği yanıt dikkate alınarak değerlendiriliyor.

Araştırmacılar şimdi daha büyük katılımcı gruplarında ve daha uzun takip süreleriyle benzer çalışmalar yapılması gerektiğini belirtiyor.

Asıl yanıt bekleyen soru, bu desteklerin yalnızca ilaç bırakıldıktan sonraki ilk aylarda mı etkili olduğu, yoksa verilen kiloların yıllarca korunmasına da katkıda bulunup bulunamayacağı.

TIBBİ UYARI

GLP-1 grubu ilaçlar hekim değerlendirmesi olmadan bırakılmamalı, yeniden başlanmamalı veya dozları değiştirilmemelidir. Özellikle diyabet tedavisi için bu ilaçları kullanan kişilerde tedavinin kesilmesi kan şekeri kontrolünü etkileyebilir. Tedavi sonrası kilo yönetimi kişisel sağlık durumuna göre hekim tarafından planlanmalıdır.

KAYNAKLAR

1. Obesity Science & Practice — Hollis-Hansen K. ve arkadaşları, Preventing Weight Regain After Glucagon-Like Peptide-1 Therapy Discontinuation: A Pilot Randomized Controlled Trial — 7 Ekim 2026.

2. Diabetes, Obesity and Metabolism — Shah E. ve arkadaşları, Clinical Management of Weight Regain and Cardiometabolic Consequences After Discontinuation of GLP-1 Receptor Agonists — 2026.