Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Zayıflama İğneleri: Gerçekler, Riskler ve Merak Edilenler

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mazhar Müslüm TUNA, dünya genelinde hızla artan obezitenin Türkiye’de de tehlikeli boyutlara ulaştığını belirterek, özellikle sosyal medyada popülerleşen hızlı zayıflama ilaçları konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı

Prof. Dr. TUNA, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi “sağlığı bozacak ölçüde vücutta yağ birikmesi” olarak tanımladığını hatırlatarak, Türkiye’de durumun giderek ağırlaştığını söyledi. OECD verilerine göre ülkemizde 15 yaş üstü her üç yetişkinden biri (%32,1) obez. Bu oran, Avrupa ülkeleri arasında en yüksek oran olarak dikkat çekiyor.

Obezitenin yalnızca kilo fazlalığından ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. TUNA, hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, uyku apnesi, eklem hastalıkları, safra kesesi sorunları ve bazı kanser türlerinin obeziteyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.

“Asıl neden yanlış yaşam tarzı”

Obezitenin temel nedeninin yüksek kalorili beslenme ve hareketsizlik olduğunu ifade eden Prof. Dr. TUNA, birçok hastanın “Hiçbir şey yemiyorum ama kilo veremiyorum” söyleminin gerçeği yansıtmadığını vurguladı:

“Gün içinde farkında olmadan tüketilen gazlı içecekler, şekerli kahveler, meyve suları, hamur işleri ve atıştırmalıklar büyük bir kalori yükü oluşturuyor. Üstelik günün büyük bölümünü hareketsiz geçiren bireylerde kilo artışı kaçınılmaz hâle geliyor.”

“GLP-1 ilaçları bir mucize değil, tıbbi ilaçtır”

Son dönemde popülerleşen zayıflama iğnelerine de dikkat çeken Prof. Dr. TUNA, GLP-1 analogları için “çılgınlık seviyesinde bir talep” oluştuğunu belirtti. Bu ilaçların doktor gözetimi olmadan kullanılmasının ciddi riskler doğurduğuna işaret etti:

“Bu ilaçlar birer mucize değildir, ciddi tıbbi ilaçlardır. Reçetesiz alınamaz. Bulantı, iştahsızlık, depresyon, pankreatit, safra yolu hastalıkları, alerjik reaksiyonlar gibi yan etkileri olabilir. Çok nadir de olsa mide felci ve ani görme kaybı bildirilmiştir.”

“3-5 kilo fazlası olan bu ilaçlara yönelmemeli”

Prof. Dr. TUNA, ideal kullanım kriterlerini şu şekilde sıraladı:

  • BKİ’si 30 ve üzeri olan bireylerde kullanılmalı,
  • Birkaç kilo fazlası olan kişiler bu ilaçlara yönelmemeli,
  • Bırakıldığında iştahın geri döndüğü ve kiloların hızla geri alınabildiği unutulmamalı,
  • Artan talep nedeniyle sahte ürün riskinin çok yüksek olduğu göz ardı edilmemeli.

Ayrıca ilaçların aylık maliyetinin 7.000 – 15.000 TL arasında değiştiğini belirten Prof. Dr. TUNA, “Kısa süreli kullanım sonrası hızla geri alınan kilolar hastaları daha da umutsuzluğa sürüklüyor” dedi.

“Etkili ve sürdürülebilir tek yöntem: Beslenme + Egzersiz”

Hem ilaç hem cerrahi yöntemlerin temel amacının gıda alımını kısıtlamak olduğunu hatırlatan Prof. Dr. TUNA, en kalıcı yöntemin yaşam tarzı değişikliği olduğunun altını çizdi:

“Hangi tedaviyi alırsanız alın, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz olmadan hiçbir yöntem kalıcı değildir. Kalıcı kilo kaybı; doğru bilgi, doğru uygulama ve motivasyonla mümkündür.”