Şimdi birine sorsanız, “50 yıl sonra sizi bir doktorun mu yoksa yapay zekanın mı muayene etmesini istersiniz?” çoğumuz tereddütsüz “doktor” deriz. Peki ya bu ikisi bir arada olsa?
Bir zamanlar Antonie van Leeuwenhoek mikroskobu keşfettiğinde ve onunla yeni şeyler gözlemlediğinde insanlar buna inanmakta zorlanmıştı. Bugün ise modern tıbbı mikroskopsuz düşünmek imkansız. O hâlde şu soru kendiliğinden ortaya çıkıyor: Yapay zeka, geleceğin mikroskobu olabilir mi?
Bugün sağlık sistemlerinde yapay zeka fiilen kullanılmaya başlandı. Örneğin Cancer Research’te yayımlanan bir makalede, yapay zekanın doktorların yaptığı işi taklit ederek mevcut verileri hatırladığı, analiz ettiği, görüntüleri karşılaştırdığı ve sonuç ürettiği belirtiliyordu. Penn Medicine’deki bir başka araştırmada ise, klasik yöntemlerle tespit edilmesi zor olan kanser hücrelerini tanıyabilen bir yapay zeka aracı geliştirildi. Bu teknoloji, çok büyük veri yığınlarını çok kısa sürede analiz edebiliyor.
Yapay zeka yalnızca doktora değil, hastaya da yardımcı olacak. Hastaların 7 gün 24 saat yanında bulunarak daha hızlı iyileşmelerine zemin hazırlayacak. Doktorlar evdeki hastalarını daha rahat takip edebilecek, sağlık durumları kötüleştiğinde daha hızlı müdahale edebilecek. Bu da hekimlerin iş yükünü ciddi biçimde hafifletecek.
Bir tıp öğrencisi olarak yapay zeka zaten hayatımın bir parçası. Bir konuyu öğrenirken ya da derinlemesine araştırırken bize büyük kolaylık sağlıyor. Ancak bugün, 2026 yılında bile yapay zekanın hata yapabildiğini biliyoruz. Diyelim ki yıl 2076. Yapay zeka mükemmel bir seviyeye ulaşmış ve doktorun vazgeçilmez bir asistanına dönüşmüş olsun. Gözden kaçırdığımız ayrıntıları görüyor, çıkmaza girdiğimizde yol gösteriyor ve bugün yenildiğimiz hastalıklara yarın galip gelmemize yardım ediyor. Kulağa ne kadar da güzel geliyor, değil mi?
Ne var ki yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin, insan faktörü her zaman daha önemlidir. Bir hastaya moral vermek, onu yaşama bağlamak, umut aşılamak yalnızca insanın yapabileceği bir iştir. Bu da tedavinin en kritik parçasıdır.
Bu yüzden yapay zekayı bir düşman gibi değil, doktorun yükünü hafifleten bir sistem ve tıp öğrencisinin güçlü bir bilgi kaynağı olarak görmeliyiz. Doktorluk ölmeyecek bir meslektir; yapay zeka ile birlikte daha da güçlenecek, daha da kalıcı hâle gelecektir.