Çin’de CHARLS verileri kullanılarak yapılan ulusal temsiliyete sahip uzunlamasına kohort çalışması, serum ürik asidi ile inme görülme riski arasında doğrusal bir doz-cevap ilişkisi bulunduğunu gösterdi.
Ürik Asit Arttıkça Risk de Artıyor
Araştırmaya göre serum ürik asit düzeyi yükseldikçe inme riski de kademeli olarak artıyor. Bilim insanları bu ilişkiyi “doğrusal doz-cevap bağlantısı” olarak tanımlıyor. Yani kandaki ürik asit seviyesi arttıkça risk çizgisi de aynı yönde yükseliyor.
Sigara ve Cinsiyet Farkı Dikkat Çekti
Çalışmada riskin herkes için aynı düzeyde olmadığı, özellikle cinsiyet ve sigara kullanımı alt gruplarında farklılıklar görüldüğü bildirildi. Bu bulgu, inme riskinin tek bir kan değeriyle değil; yaşam tarzı, damar sağlığı, metabolik durum ve kişisel risk profiliyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Kişiye Özel Koruma Stratejileri Gündeme Gelebilir
Araştırmacılar, elde edilen bulguların kişiselleştirilmiş inme önleme stratejilerine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Özellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde ürik asit düzeyinin; tansiyon, kolesterol, diyabet, sigara kullanımı ve kilo durumu gibi faktörlerle birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Tek Başına Tanı Anlamına Gelmez
Yüksek ürik asit değeri tek başına “inme olacak” anlamına gelmez. Ancak bu değer, özellikle başka risk faktörleriyle birleştiğinde hekimlerin daha dikkatli değerlendirme yapmasına yardımcı olabilir. Kan tahlili sonuçları mutlaka doktor tarafından, kişinin genel sağlık durumu ve diğer testleriyle birlikte yorumlanmalıdır.
Kaynak
Zhang P. ve ark. “Serum Uric Acid Levels and Incident Stroke: A Longitudinal Nationwide Cohort Study Based on CHARLS Data in China.” Nutrition, Metabolism and Cardiovascular Diseases, 2026.