Kamuda 4/D sürekli işçi statüsünde çalışan üniversite mezunlarının eğitim durumlarına uygun memur kadrolarına geçirilmesi, kamu personel sisteminde uzun süredir tartışılan başlıklardan biri.

Ön lisans, lisans hatta lisansüstü eğitimini tamamlamış olmasına rağmen kamu kurumlarında sürekli işçi statüsünde görev yapan çalışanlar, sahip oldukları diploma ve mesleki niteliklerin kamu personel sistemi içinde değerlendirilmesini istiyor.

Peki üniversite mezunu 4/D sürekli işçiler memur olabilir mi? Kamuda bunun benzer bir örneği var mı?

Mevcut mevzuatta üniversite mezunu olmak, tek başına 4/D sürekli işçi kadrosundan 4/A memur kadrosuna doğrudan ve otomatik geçiş hakkı sağlamıyor. Ancak kamu personel sisteminde belirli çalışan grupları için özel düzenlemelerle statü değişikliğine imkân tanınabildiğini gösteren örnekler bulunuyor.

4/D İŞÇİ İLE MEMUR AYNI STATÜDE DEĞİL

Kamudaki sürekli işçiler ile devlet memurları aynı kurumda görev yapabilmelerine rağmen farklı personel rejimlerine tabi.

Sürekli işçiler esas olarak iş mevzuatı ve toplu iş sözleşmeleri çerçevesinde çalışırken devlet memurları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu başta olmak üzere kamu personel mevzuatına tabi bulunuyor.

Bu nedenle bir kamu işçisinin üniversite mezunu olması veya çalışırken üniversite eğitimini tamamlaması, statüsünü kendiliğinden memur statüsüne dönüştürmüyor.

ÜNİVERSİTE DİPLOMASI OTOMATİK GEÇİŞ SAĞLAMIYOR

Ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora diplomasına sahip olmak önemli bir eğitim niteliği olsa da mevcut genel düzenlemelerde yalnızca bu diplomaya dayanarak sürekli işçi kadrosundan memur kadrosuna otomatik geçiş sağlayan bir sistem bulunmuyor.

Dolayısıyla 4/D statüsünde çalışan bir kişinin üniversite diplomasını kurumuna sunması tek başına memur kadrosuna atanması için yeterli değil.

Ancak bu durum, işçi statüsündeki personel için farklı bir statüye geçiş mekanizması oluşturulamayacağı anlamına gelmiyor.

AİLE BAKANLIĞINDAKİ UYGULAMA DİKKAT ÇEKİYOR

Bu tartışma açısından yakın dönemdeki en dikkat çekici örneklerden biri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında yaşandı.

Bakanlık bünyesinde işçi statüsünde bulunan belirli ASDEP personelinin, yapılan düzenleme kapsamında kurum tarafından gerçekleştirilecek sınav sonucunda sözleşmeli personel pozisyonlarına atanabilmesinin önü açıldı.

Böylece belirli şartları taşıyan bir çalışan grubu için işçi statüsünden sözleşmeli personel statüsüne geçiş sağlayabilecek özel bir mekanizma oluşturuldu.

Bu uygulamanın bütün 4/D sürekli işçiler için doğrudan kazanılmış bir hak veya hukuken bağlayıcı bir emsal oluşturduğunu söylemek mümkün değil.

Ancak kamu personel politikası açısından önemli bir örnek niteliğinde.

Çünkü uygulama, gerekli hukuki düzenleme ve şartlar oluşturulduğunda işçi statüsündeki belirli bir personel grubunun eğitim ve görev nitelikleri dikkate alınarak farklı bir kamu personeli statüsüne geçirilmesine yönelik mekanizma kurulabileceğini gösteriyor.

Bu nedenle üniversite mezunu 4/D sürekli işçilerin talepleri bakımından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığındaki model dikkatle incelenebilecek örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

4/D’Lİ BİR ÇALIŞAN BUGÜN MEMUR OLABİLİR Mİ?

4/D sürekli işçi statüsünde bulunmak kişinin memur olmasına engel değil.

İlgili memur kadrosunun şartlarını taşıyan çalışanlar KPSS, merkezi yerleştirme veya ilgili mevzuatta öngörülen diğer atama yöntemleri üzerinden memur kadrolarına başvurabilir.

Ancak bu yöntem, kişinin mevcut 4/D kadrosundan doğrudan 4/A kadrosuna geçirilmesi anlamına gelmiyor. Kişi yeni bir atama süreci sonucunda memuriyete geçiyor.

ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLERİN TALEBİ FARKLI

Üniversite mezunu kamu işçilerinin temel beklentisi ise yeniden genel memur alımı yarışına girmekten ziyade, kamuda edindikleri hizmet süreleri ve eğitimlerinin birlikte değerlendirilmesi.

Çalışanlar, mezun oldukları bölüm ve yaptıkları görev dikkate alınarak kurumlarındaki uygun memur veya diğer kamu personeli pozisyonlarına geçiş sağlayabilecek bir sistem oluşturulmasını talep ediyor.

Bu kapsamda kurum sınavı, unvan ve diploma uygunluğu, belirli hizmet süresi ve boş kadro gibi kriterlerin kullanılabileceği bir geçiş modeli tartışılabilir.

KONU TBMM’NİN DE GÜNDEMİNDE

Üniversite mezunu kamu işçilerinin memur kadrolarına geçirilmesine yönelik talepler geçmiş yıllarda TBMM’ye çeşitli soru önergeleri ve kanun teklifleriyle taşındı.

Son olarak 6 Ocak 2025 tarihinde TBMM’ye sunulan Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi de bu konuda dikkat çekti.

Teklif; kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde çalışan ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının, çalıştıkları kurum tarafından uygun bulunan memur kadrolarına atanabilmesine yönelik bir düzenleme öngörüyor.

Ancak teklifin TBMM’ye sunulmuş olması düzenlemenin yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Bunun için yasama sürecinin tamamlanması ve teklifin kanunlaşması gerekiyor.

AİLE BAKANLIĞI MODELİ GENİŞLETİLEBİLİR Mİ?

Asıl tartışılması gereken noktalardan biri burada ortaya çıkıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında belirli bir işçi grubuna sınav ve belirlenen şartlarla farklı personel statüsüne geçiş yolu oluşturulabiliyorsa, benzer bir modelin diğer kamu kurumlarında çalışan üniversite mezunu sürekli işçiler için uygulanıp uygulanamayacağı gündeme geliyor.

Örneğin üniversite mezunu 4/D sürekli işçiler için;

mezuniyet alanı,

yapılan görev,

kamudaki hizmet süresi,

kurum ihtiyacı,

boş kadro durumu

ve kurum tarafından gerçekleştirilecek bir sınav

birlikte değerlendirilerek yeni bir geçiş sistemi oluşturulabilir.

Bunun nasıl uygulanacağı ise ancak yapılacak hukuki düzenlemeyle belirlenebilir.

SONUÇ: HUKUKEN MÜMKÜN, ANCAK DÜZENLEME GEREKİYOR

İstanbul Emniyetinde Kapsamlı Görev Değişimi: 18 İlçeye Yeni Müdür
İstanbul Emniyetinde Kapsamlı Görev Değişimi: 18 İlçeye Yeni Müdür
İçeriği Görüntüle

Bugünkü mevzuat açısından üniversite mezunu 4/D sürekli işçilerin yalnızca diplomalarına dayanarak otomatik biçimde 4/A memur kadrosuna geçiş hakkı bulunmuyor.

Bununla birlikte geçmişte gerçekleştirilen personel statüsü dönüşümleri ve yakın dönemde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında belirli işçi personel için oluşturulan geçiş modeli, kamu personel sisteminde özel düzenlemelerle farklı modeller kurulabileceğini gösteriyor.

Dolayısıyla mesele hukuken imkânsız bir statü değişikliğinden çok, böyle bir düzenleme yapılması yönünde siyasi ve idari iradenin ortaya konulup konulmayacağı noktasında düğümleniyor.

Üniversite mezunu kamu işçilerinin beklentisi de açık: Kamuda geçirdikleri hizmet süresi ile aldıkları üniversite eğitiminin birlikte değerlendirilmesi ve eğitimlerine uygun kadrolara geçebilecekleri objektif, şeffaf ve genel bir sistem oluşturulması.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığındaki uygulama ise bu tartışmada üzerinde durulabilecek güncel örneklerden biri olarak dikkat çekiyor.

KAYNAKLAR

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Resmî Gazete
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu
4857 Sayılı İş Kanunu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı