Yaşanan mağduriyet, Türkiye’nin farklı bölgelerinde eğitim amacıyla artık kullanılmayan eski köy okulları ve diğer kamu binalarının kırsal nüfusun ihtiyaçları için nasıl değerlendirilebileceği tartışmasını da gündeme taşıdı.

Heyelan evlerini kullanılamaz hale getirdi

Ordu’nun Kumru ilçesine bağlı Güneycik Mahallesi’nde yaklaşık 1,5 yıl önce meydana gelen heyelan, bölgedeki bazı evleri kullanılamaz hale getirdi.

Heyelanda 5 evin kullanılamaz hale geldiği, yıkılma tehlikesi bulunan 2 evin de tahliye edildiği belirtildi.

Afetten etkilenen isimlerden biri de fındık üreticisi Adem Perik oldu. Perik’in yaklaşık 15 yıl önce yaptırdığı iki katlı binası ile eski evi ağır hasar gördü.

Perik ailesi, AFAD tarafından sağlanan bir yıllık kira desteğinin ardından Kumru ilçe merkezinde yaşamaya başladı.

Ancak Karadeniz’de fındık hasadının başlaması aileyi yeni bir sorunla karşı karşıya bıraktı.

3 ton fındık tarlada, aile kalacak yer arıyor

Yaklaşık 3 ton fındığı bulunan Adem Perik’in ürününü toplayabilmesi için hasat döneminde köyünde bulunması gerekiyor.

Perik, KOAH hastası anne ve babası ile üç çocuğuyla birlikte köyde kalabilecekleri bir ev bulunmadığını belirterek, yalnızca hasat süresince kullanılmak üzere köy kültür evi veya atıl durumdaki lojmanın kendilerine tahsis edilmesini talep ettiğini söyledi.

Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kaymakamlık başta olmak üzere çeşitli makamlara başvurduğunu anlatan Perik, sonuç alamadığını ifade etti.

“Kalıcı istemiyorum, sadece bir ay”

Yaşadığı durumu anlatan Perik, talebinin kalıcı bir konut olmadığının altını çizerek şunları söyledi:

“AFAD ev için bir senelik kira yardımı yaptı, köyde yer bulamadığımız için Kumru merkeze yerleştik. Ancak 3 ton fındığımız var ve sezon başladı. Fındık hasadı sürecinde köy kültür evinde veya lojmanda kalmak istedik. Milli Eğitim’e, Kaymakamlığa başvurduk, Vali Bey’e kadar çıktık. Kaymakam Bey, Milli Eğitim Müdürü ile yaptığı görüşme sonucunda ‘Senin iş olmuyor’ dedi. En azından fındık sezonu için 1-2 aylığına istedik ama bize münasip görmediler, vermediler.”

Perik, ailesinin şartlarına da dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Ben orayı kalıcı olarak istemiyorum. Tek istediğim sadece bir ay kalmak. Annem ve babam KOAH hastası, 3 tane de çocuğum var. Bizim 15 yıllık yeni yaptırdığımız 2 katlı binamız ve eski evimiz hasar gördü, perişan olduk. Fındığımızı toplayabilmek için geçici bir barınma desteği bekliyoruz.”

Muhtar: Birden fazla mağdur hane var

Güneycik Mahallesi Muhtarı Nevzat Bayın da heyelanın yaklaşık 1,5 yıl önce meydana geldiğini ve bölgede benzer durumda birden fazla hanenin bulunduğunu söyledi.

Bayın, geçici barınma amacıyla gündeme gelen kamuya ait yer konusunda Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüştüklerini ancak olumlu sonuç alamadıklarını belirtti.

“Burada 5-6 tane hane var. Birine vereceğim, birine olmayacak. Biz bu konuyla ilgili Milli Eğitim’e de gittik. Milli Eğitim kabul etmedi” diyen Bayın, kendilerine hukuki ve idari sorumluluk gerekçelerinin aktarıldığını ifade etti.

Bayın’ın aktardığına göre yetkililer, binada kalan bir kişinin sağlık sorunu yaşaması gibi durumlarda kurum açısından sorumluluk doğabileceğini ve söz konusu yeri bu amaçla tahsis etme yetkilerinin bulunmadığını belirtti.

“Kaymakama da Valiye de gidildi”

Sorunun çözümü amacıyla farklı kurumların kapısının çalındığını anlatan Muhtar Bayın, “Kaymakam’a gidiyorsun, Kaymakam Milli Eğitim Müdürü’nü arıyor. Biz Vali’ye de gittik. Vali’ye gidiyorsun, AFAD’ı arıyor” ifadelerini kullandı.

Heyelan mağdurlarının yeni ev yapabilecekleri uygun alan bulmakta da güçlük çektiğini belirten Bayın, bürokratik süreçlerin çözümü geciktirdiğini söyledi.

Bayın, “Bunlar ev yapmaya yer bulamayınca mağduriyet yaşadılar. Herkes bir çare arıyor ama devlet işleri hemen olmuyor, bir sürü prosedürü var” dedi.

Ordu’daki olay eski köy okullarını da gündeme taşıdı

Adem Perik ailesinin yaşadığı sorun, yalnızca bir üreticinin fındık hasadı sırasında karşılaştığı barınma problemi olmaktan öte, kırsaldaki kullanılmayan kamu taşınmazlarının durumunu da yeniden tartışmaya açıyor.

Türkiye’de taşımalı eğitim, öğrenci sayısının azalması ve köylerden kentlere göç gibi nedenlerle eğitim amacıyla kullanılmayan çok sayıda eski köy okulu bulunuyor. Bu yapıların bir bölümü Köy Yaşam Merkezi gibi projelerle yeniden kullanıma kazandırılırken, uzun süre kullanılmayan bazı yapıların ise zaman içerisinde bakımsız hale geldiği görülüyor.

Bir tarafta köyünde üretimini sürdüren veya afet nedeniyle barınma problemi yaşayan vatandaşlar, diğer tarafta asli kamu hizmetinde artık kullanılmayan taşınmazlar bulunması, yeni bir değerlendirme modeline ihtiyaç olup olmadığı sorusunu beraberinde getiriyor.

Çürümeye bırakmak yerine köylünün hizmetine sunulabilir mi?

Eğitim amacıyla yeniden kullanılmayacağı kesinleşen eski köy okulları ve benzeri kamu taşınmazlarının hukuki statülerinin tek tek incelenerek kırsal kalkınmaya kazandırılması değerlendirilebilir.

Mülkiyet durumu ve yürürlükteki mevzuat uygun olduğu ölçüde bu yapıların köy sakinlerine uzun süreli kiralanması, afet mağdurlarına geçici olarak tahsis edilmesi, tarımsal kooperatiflere kullandırılması, köy yaşam merkezlerine dönüştürülmesi veya kamu açısından ihtiyaç kalmayan taşınmazların mevzuata uygun yöntemlerle satışının değerlendirilmesi seçenekler arasında yer alabilir.

Böyle bir model hem kamu malının atıl kalarak değer kaybetmesinin önüne geçebilir hem de kırsalda yaşamaya ve üretmeye devam eden vatandaşlara yeni imkânlar sağlayabilir.

Atıl köy okulları için kapsamlı envanter çağrısı

Konunun yalnızca Kumru özelinde değil, Türkiye genelinde ele alınması da önem taşıyor.

Kullanılmayan eski köy okullarının kaçının yeniden eğitim amacıyla kullanılabileceği, kaçının Köy Yaşam Merkezi olarak değerlendirilebileceği, kaçının başka kamu hizmetlerine tahsis edilebileceği ve hangilerinin artık kamu açısından kullanım ihtiyacının bulunmadığı kapsamlı bir envanter çalışmasıyla ortaya konulabilir.

Kamu hizmetinde kullanılmasına ihtiyaç bulunmayan taşınmazlar için de köylüyü ve kırsal üretimi önceleyen kiralama, tahsis veya mevzuata uygun satış modellerinin tartışılması mümkün.

Halk TV’nin Acı Günü: Dürdane Kırçuval Hayatını Kaybetti
Halk TV’nin Acı Günü: Dürdane Kırçuval Hayatını Kaybetti
İçeriği Görüntüle

Böylece yıllarca kapalı kaldığı için fiziksel olarak yıpranan yapılar ekonomiye ve köy hayatına yeniden kazandırılabilir.

Fındığını toplamak isteyen afetzede çözüm bekliyor

Kumru’daki Perik ailesinin talebi ise çok daha kısa vadeli.

Aile kalıcı olarak kamuya ait bir taşınmaz istemediğini, yalnızca fındık hasadı boyunca yaklaşık bir ay barınabilecekleri güvenli bir yer talep ettiklerini belirtiyor.

Şimdi gözler, hasat devam ederken Perik ailesinin geçici barınma sorununa bir çözüm bulunup bulunamayacağına çevrildi.

Yaşanan olay aynı zamanda daha büyük bir soruyu da gündeme taşıdı:

Köylerde artık kullanılmayan kamu binaları yıllar içerisinde çürümeye terk edilmek yerine, kamu yararı korunarak yeniden köylünün ve üreticinin hizmetine kazandırılabilir mi?