Dünya genelinde hızla artan obezite oranları, tıp dünyasını yeni arayışlara yönlendirdi. Diyabet tedavisi için geliştirilen GLP-1 grubu ilaçlar, kısa sürede kilo kaybı üzerindeki çarpıcı etkileriyle gündeme oturdu. Ancak her hızlı sonuç gibi, bu “mucize” olarak sunulan ilaçların da gölgede kalan yönleri var.
Bilimsel Başarı: GLP-1 Devrimi
Ozempic’in etken maddesi semaglutide, Mounjaro’nun etken maddesi tirzepatide…
Her ikisi de vücuttaki GLP-1 hormonunu taklit ederek iştahı azaltıyor, mide boşalmasını yavaşlatıyor ve kan şekeri düzeyini dengelemeye yardımcı oluyor. Mounjaro ise bir adım öteye geçerek hem GLP-1 hem GIP reseptörlerine etki eden çift mekanizmalı yapısıyla öne çıkıyor.
Son yapılan araştırmalarda Mounjaro kullanan bireylerin, Ozempic’e göre yaklaşık %20 daha fazla kilo kaybı yaşadığı bildirildi. ABD’de yayımlanan JAMA Internal Medicine dergisindeki bir çalışmaya göre, 72 haftalık kullanımda ortalama kilo kaybı oranı tirzepatide için %21, semaglutide için %15 civarında.
Faydalar: Kilo Kontrolünden Fazlası
Uzmanlara göre bu ilaçların etkisi yalnızca kilo vermekle sınırlı değil.
Yapılan büyük ölçekli araştırmalar, GLP-1 ilaçlarının kalp krizi ve inme riskini azalttığını, kan şekeri kontrolünü güçlendirdiğini ve hatta Alzheimer riskini düşürebileceğini gösteriyor.
Bu bulgular, obeziteyle mücadelede “ilaç temelli” yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.
Harvard Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. David Ludwig’e göre, “GLP-1 ilaçları tıp tarihinde ilk kez obezitenin biyolojik temellerine bu kadar doğrudan müdahale ediyor. Ancak uzun vadede ne kadar güvenli olacaklarını henüz bilmiyoruz.”
Riskler: Mucizenin Bedeli
Tüm bu etkileyici sonuçlara karşın, uzmanlar dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarıyor.
Klinik raporlara göre bu ilaçları kullananların büyük kısmında bulantı, kusma, mide ağrısı ve bağırsak tembelliği gibi yan etkiler görülüyor. Daha nadir de olsa pankreatit, safra taşı oluşumu ve böbrek fonksiyon bozuklukları da bildirilen riskler arasında.
Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 2025’te yayımladığı kapsamlı analiz, GLP-1 ilaçlarının özellikle pankreatit ve mide-bağırsak rahatsızlıkları riskini artırabileceğini ortaya koydu.
Ayrıca bu ilaçlar bırakıldığında, verilen kilonun önemli bir kısmının geri alınabildiği de biliniyor.
Türkiye’de Durum: Zayıflama Değil, Tedavi Aracı
Türkiye’de Mounjaro ve Ozempic, yalnızca Tip 2 diyabet tedavisinde ruhsatlı.
Ancak “zayıflama ilacı” olarak popülerleşmeleriyle birlikte, reçetesiz temin ve sosyal medyada kontrolsüz kullanım hızla yayılıyor.
Endokrinoloji uzmanları, bu durumun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mazhar Müslüm Tuna’ya göre,
“Bu ilaçlar sadece doktor kontrolünde, laboratuvar takibiyle kullanılmalıdır. Aksi halde kısa vadeli kilo kaybı, uzun vadeli sağlık kaybına dönüşebilir.”
Ekonomik ve Etik Tartışma
Küresel GLP-1 ilaç pazarı 2025 itibarıyla 50 milyar doları aşmış durumda.
Ancak bu pazar büyürken, ilaçların yüksek fiyatı ve estetik amaçla kullanımı etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü, 2024 sonunda yaptığı açıklamada “zayıflama amacıyla reçetesiz GLP-1 kullanımı” konusunda ülkeleri düzenleyici önlemler almaya davet etti.
Uzmanlardan Ortak Mesaj: Mucize Yok, Denge Var
Uzmanlar, obezite tedavisinde hiçbir ilacın “tek başına çözüm” olmadığını vurguluyor.
Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, psikolojik destek ve yaşam tarzı değişimi olmadan bu ilaçlardan kalıcı sonuç beklemenin gerçekçi olmadığını belirtiyorlar.
“Mounjaro ya da Ozempic, bir başlangıç olabilir; ama yolculuğu tamamlayacak olan iradedir.”
Sonuç: Umutla, Ama Tedbirle
GLP-1 devrimi, tıbbın obeziteyle mücadelesinde yeni bir sayfa açtı.
Ancak her yeni sayfa, dikkatle okunması gereken satırlarla doludur.
Mounjaro ve Ozempic, doğru hastada ve doğru dozda kullanıldığında büyük bir umut; kontrolsüz kullanıldığında ise yeni bir halk sağlığı krizinin habercisi olabilir.
