Kulaklarınız Sağlığınız Hakkında Ne Söylüyor?

Sabah aynaya baktığınızda kulak memenizde belirgin bir çizgi fark ettiniz. Sessiz bir odada kulağınızda uğultu başladı. Son zamanlarda televizyonun sesini daha fazla açıyor ya da kulağınızdaki kaşıntının bir türlü geçmediğini düşünüyorsunuz.

Bu belirtilerin çoğunun basit ve tedavi edilebilir nedenleri olabilir. Ancak kulak yalnızca sesleri toplayan bir organ değildir. İşitme sistemi, cilt, sinir sistemi ve kan damarlarıyla yakın ilişki içindedir. Bu nedenle kulakta ortaya çıkan bazı değişiklikler başka sağlık sorunlarıyla birlikte görülebilir.

Buradaki kritik nokta ise şu: Kulaktaki tek bir belirtiye bakarak hastalık tanısı konulamaz.

Örneğin kulak memesindeki çapraz çizginin kalp-damar hastalıklarıyla ilişkisi yıllardır araştırılıyor. Buna karşılık çınlama, işitme azalması, kaşıntı ve ağrının çok daha yaygın ve birbirinden farklı nedenleri bulunuyor.

Peki kulaklarımızda hangi değişiklikleri önemsemeliyiz?

Kulak memesindeki çapraz çizgi kalp hastalığını gösterir mi?

Kulak memesini çapraz şekilde geçen belirgin kıvrım tıp literatüründe diyagonal kulak memesi kıvrımı olarak adlandırılıyor. Bu görünüm “Frank belirtisi” adıyla da biliniyor.

İlgi çekmesinin nedeni, bazı araştırmalarda bu çizgi ile kalbi besleyen damarlardaki hastalık arasında bağlantı bulunmuş olması.

Journal of Clinical Medicine’da 2021 yılında yayımlanan sistematik derlemede 13 araştırmadaki toplam 3 bin 951 hasta değerlendirildi. İncelenen çalışmalar, kulak memesindeki çapraz kıvrımın koroner arter hastalığını belirlemedeki olası değerini araştırıyordu.

Sonuçlar iki durum arasında ilişki bulunabileceğini gösterse de araştırmacılar çalışmalar arasında önemli farklılıklar bulunduğuna dikkat çekti. Bu nedenle kulak memesindeki çizgi, kalp hastalığını teşhis eden bağımsız bir test olarak kabul edilmiyor.

Başka bir ifadeyle aynada böyle bir çizgi görmek, “kalp damarlarım tıkalı” anlamına gelmez.

Yaşlanmayla birlikte kulak memesinde kıvrımların belirginleşebilmesi de değerlendirmeyi güçleştirir.

Kalp-damar hastalığı riskini belirlerken yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, yaş ve aile öyküsü gibi yerleşik risk faktörleri çok daha önemlidir.

Kulak çınlaması neden olur?

Sessiz bir ortamda zil, uğultu, vızıltı, tıslama veya benzeri bir ses duyulmasına tinnitus, yani kulak çınlaması denir.

Bu ses dışarıdaki gerçek bir kaynaktan gelmez.

Kulak çınlamasının tek bir nedeni yoktur. Yaşla ilişkili veya gürültüye bağlı işitme kaybı, yüksek sese maruz kalma, kulak kiri birikmesi ve kulak enfeksiyonları çınlamayla bağlantılı olabilir.

Bazı ilaçlar da tinnitusla ilişkili olabilir. Bu nedenle yeni başlayan çınlama kullanılan ilaçlarla aynı döneme denk geldiyse bunun sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmesi gerekebilir. Ancak kişi yalnızca çınlama geliştiği için reçeteli ilacını kendi kararıyla bırakmamalıdır.

Çınlama bazen çene eklemi sorunları, baş veya boyun yaralanmaları ve daha seyrek olarak damarlarla ilgili bazı durumlarla da bağlantılı olabilir.

Önemli olan yalnızca “çınlama var mı?” sorusu değildir. Çınlamanın tek kulakta mı iki kulakta mı olduğu, sürekli mi aralıklı mı devam ettiği, işitme kaybının eşlik edip etmediği ve sesin nabızla aynı ritimde duyulup duyulmadığı da önemlidir.

Kalp atışıyla birlikte duyulan kulak sesi neden farklı?

Bazı insanlar kulaklarında sürekli bir uğultudan ziyade kalp atışlarıyla aynı ritimde “vuruş”, “üfleme” veya “nabız sesi” duyduklarını söyler.

Buna pulsatil tinnitus, yani nabızla uyumlu kulak çınlaması adı verilir.

Bu tür çınlama sıradan tinnitustan farklı değerlendirilir. Çünkü bazı durumlarda baş ve boyun bölgesindeki kan akımındaki değişikliklerle ilişkili olabilir.

Özellikle yeni başlayan, tek taraflı veya sürekli nabızla uyumlu çınlamanın tıbbi değerlendirmesi önemlidir.

Bu durum mutlaka ciddi bir damar hastalığı bulunduğu anlamına gelmez. Ancak olası nedenleri birbirinden ayırmak için muayene ve gerektiğinde ileri inceleme yapılabilir.

Kulak kaşıntısı neden olur?

Kulak kaşıntısı oldukça yaygın bir şikâyettir ve her zaman kulak kiri anlamına gelmez.

Dış kulak yolu enfeksiyonları, cildin kuruması, tahriş, egzama ve sedef hastalığı gibi cilt sorunları kaşıntıya yol açabilir.

Sedef hastalığı kulak çevresindeki deriyi veya dış kulak kanalını etkileyebilir. Kaşıntının yanı sıra pullanma, hassasiyet ve cilt değişiklikleri görülebilir.

Burada sık yapılan hata, kaşınan kulağı pamuklu çubuk veya başka bir cisimle sürekli temizlemeye çalışmaktır.

Bu davranış kulak kanalındaki hassas deriyi tahriş edebilir ve mevcut sorunu daha da kötüleştirebilir.

Özellikle uzun süren, tekrarlayan, akıntının veya belirgin pullanmanın eşlik ettiği kaşıntının nedeninin belirlenmesi gerekir.

Kulak ağrısının kaynağı her zaman kulak değildir

Kulak ağrısı denildiğinde ilk akla gelen nedenlerden biri kulak enfeksiyonudur. Ancak bazen kulak tamamen sağlıklı olduğu halde kişi kulağında ağrı hissedebilir.

Bunun nedeni yansıyan ağrı olabilir.

Diş sorunları, çene eklemi rahatsızlıkları, diş sıkma veya gıcırdatma ve bazı boğaz problemleri kulağa vuran ağrıya neden olabilir.

Bu nedenle özellikle erişkinlerde muayenede belirgin bir kulak problemi bulunamayan ve devam eden kulak ağrısında yalnızca kulağın kendisine odaklanılmayabilir.

Ağrının kaynağını belirlemek için ağız, dişler, çene, boğaz ve boyun bölgesinin de değerlendirilmesi gerekebilir.

Ani işitme kaybı neden önemlidir?

Kulakla ilgili belirtiler arasında zaman açısından özellikle önem taşıyanlardan biri ani sensörinöral işitme kaybıdır.

Bu, iç kulaktan veya işitme sinirinden kaynaklanan işitme kaybının aniden ya da birkaç gün içinde ortaya çıkmasıdır. Çoğunlukla tek kulağı etkiler.

Kişi bunu sabah uyandığında fark edebilir. Telefonda bir kulağının diğerinden belirgin şekilde az duyduğunu anlayabilir veya kulağının aniden tıkandığını düşünebilir.

Kulakta dolgunluk hissi, çınlama veya baş dönmesi de eşlik edebilir.

Sorun tam da burada başlar.

Kreatinin Normal Olsa Bile Böbrek Fonksiyonu Bozulabilir: Sistatin C Ne Gösteriyor?
Kreatinin Normal Olsa Bile Böbrek Fonksiyonu Bozulabilir: Sistatin C Ne Gösteriyor?
İçeriği Görüntüle

Ani işitme kaybı bazen kulak kiri, nezle, sinüzit veya basit bir kulak tıkanıklığı sanılarak günlerce beklenebilir.

Oysa ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü, ani sensörinöral işitme kaybının tıbbi acil durum olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Tanı ve gerekli tedavinin gecikmesi, tedaviden yararlanma olasılığını azaltabilir.

Bu nedenle özellikle bir kulakta aniden gelişen belirgin işitme azalmasında “nasıl olsa açılır” diye beklemek doğru değildir.

Yüksek ses sonrası çınlama kulağın verdiği bir uyarı olabilir

Konserden çıktıktan sonra kulaklarınızda çınlama yaşadığınız oldu mu?

Yüksek sese maruz kaldıktan sonra ortaya çıkan çınlama ve geçici işitme değişiklikleri, işitme sisteminin yoğun gürültüden etkilendiğinin göstergelerinden olabilir.

Çok yüksek sesler iç kulaktaki hassas yapılara zarar verebilir.

Hasar tek ve son derece güçlü bir sesle ortaya çıkabileceği gibi, yıllar boyunca tekrarlanan yüksek ses maruziyeti sonucunda yavaş yavaş da gelişebilir.

Gürültüye bağlı işitme kaybının sinsi tarafı budur. İnsan yıllar içinde konuşmaları anlamakta zorlandığını, televizyonun sesini giderek yükselttiğini veya kalabalık ortamlarda söylenenleri seçemediğini fark edebilir.

İşitme hasarı oluşturan yalnızca sesin yüksekliği değildir. Ne kadar yüksek sese, ne kadar uzun süre maruz kalındığı da önemlidir.

Bu nedenle kulaklık sesini kontrol etmek, çok gürültülü ortamlarda geçirilen süreyi azaltmak ve gerekli durumlarda uygun işitme koruyucuları kullanmak önem taşır.

Pamuklu çubukla kulak temizlemek doğru mu?

Kulak kiri çoğu insanın düşündüğü gibi yalnızca temizlenmesi gereken bir atık değildir.

Dış kulak yolunda üretilen bu madde kulağın doğal savunma sisteminin bir parçasıdır. Kulak kanalındaki derinin korunmasına yardımcı olur ve çoğu kişide zamanla kendiliğinden dışarı doğru taşınır.

Sorun, pamuklu çubukların kulağın derinine sokulmasıyla başlayabilir.

Pamuklu çubuk kiri dışarı çıkarmak yerine daha derine itebilir. Ayrıca kulak kanalını tahriş edebilir ve yanlış kullanımda kulak zarına zarar verme riski oluşturabilir.

Kulak kiri işitmeyi azaltacak kadar birikmişse veya ağrı ve dolgunluk hissi oluşturuyorsa uygun temizleme yöntemine kişinin kulak yapısı ve klinik durumuna göre karar verilmesi gerekir.

Kulak şekli başka hastalıklar hakkında bilgi verebilir mi?

Kulakların şekli ve yerleşimi özellikle yenidoğan muayenesinde değerlendirilen fiziksel özellikler arasındadır.

Bazı genetik veya doğumsal durumlarda kulakların yapısında, kıvrımlarında veya konumunda farklılıklar görülebilir.

Ancak burada önemli bir sınır vardır:

Tek başına kulak şekline bakılarak genetik hastalık tanısı konulamaz.

Kulak yapısındaki bir farklılık ancak çocuğun diğer fiziksel özellikleri, gelişimi, aile öyküsü ve gerektiğinde yapılan incelemelerle birlikte anlam kazanabilir.

Bu nedenle internetteki görsellerle kulak şeklini karşılaştırarak hastalık tanısı çıkarmaya çalışmak yanıltıcı olabilir.

Yaş ilerledikçe işitme neden değişir?

İşitme yalnızca hastalık nedeniyle azalmaz. Yaş ilerledikçe iç kulaktaki ve işitmeyle ilişkili sinir yollarındaki değişiklikler nedeniyle işitme kapasitesi zaman içinde azalabilir.

Bu süreç genellikle yavaş ilerlediğinden kişi başlangıçta fark etmeyebilir.

Özellikle kalabalık bir restoranda konuşmaları anlamakta güçlük çekmek, insanların “mırıldandığını” düşünmek, televizyonun sesini giderek yükseltmek veya sık sık söylenenleri tekrar ettirmek ilk ipuçlarından olabilir.

İşitme kaybını erken fark etmek önemlidir. Çünkü işitmenin değerlendirilmesi yalnızca “duyuyor muyum, duymuyor muyum?” sorusundan ibaret değildir. İşitme testi farklı frekanslardaki sesleri ne kadar duyabildiğinizi gösterebilir.

Hangi kulak belirtileri göz ardı edilmemeli?

Kulaktaki her değişiklik ciddi bir hastalığın işareti değildir. Ancak bazı belirtilerin değerlendirilmesi geciktirilmemelidir.

Özellikle şu durumlar önemlidir:

  • Bir veya iki kulakta aniden gelişen belirgin işitme kaybı
  • İşitmenin birkaç gün içinde hızla azalması
  • Yeni başlayan ve kalp atışıyla aynı ritimde duyulan çınlama
  • Tek taraflı ve kalıcı çınlama
  • İşitme kaybına belirgin baş dönmesinin eşlik etmesi
  • Kulaktan kan veya sürekli akıntı gelmesi
  • Şiddetli veya geçmeyen kulak ağrısı
  • Kulak çevresinde belirgin şişlik
  • Yüksek ses sonrasında kalıcı işitme değişikliği

Özellikle ani işitme kaybında değerlendirmeyi ertelememek gerekir.

Kulak sağlığını korumak için neler yapılabilir?

Kulak sağlığını korumak çoğu zaman karmaşık yöntemler gerektirmez.

Yüksek sesli ortamlarda gereksiz yere uzun süre kalmamak, gerektiğinde uygun kulak koruyucusu kullanmak ve kulaklıkla dinlerken sesi aşırı yükseltmemek işitmenin korunmasına yardımcı olabilir.

Kulak kanalının içine pamuklu çubuk, toka veya benzeri cisimler sokulmaması da önemlidir.

İşitmede giderek artan azalma, tekrarlayan çınlama veya uzun süren kulak yakınmaları varsa bunları yalnızca yaşlanmaya ya da “kulak kirine” bağlamamak gerekir.

Peki kulaklarımız bize gerçekten ne söylüyor?

Kulakları vücudun gizli hastalıklarını ortaya çıkaran bir “erken uyarı cihazı” olarak görmek doğru değildir.

Kulak memesindeki her çizgi kalp hastalığını, her çınlama damar sorununu, her kaşıntı sedef hastalığını ve her kulak ağrısı enfeksiyonu göstermez.

Fakat kulaklarımız bazı değişiklikleri fark etmemiz için önemli ipuçları verebilir.

Bilimsel açıdan en doğru yaklaşım, tek bir belirtiye bakarak tanıya sıçramak yerine değişikliğin ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü, tek veya çift taraflı olup olmadığını ve başka belirtilerin eşlik edip etmediğini değerlendirmektir.

Kulak memesindeki çapraz çizgi bunun iyi bir örneğidir. Kalp-damar hastalıklarıyla bağlantısını gösteren araştırmalar vardır, ancak bu çizgi kalp hastalığını teşhis eden bir test değildir.

Buna karşılık bir kulakta aniden ortaya çıkan belirgin işitme kaybı çok daha somut ve zaman açısından önemli bir bulgudur.

Kısacası kulağınızdaki her değişiklikten korkmanız gerekmez. Ancak yeni başlayan, kalıcı, tekrarlayan veya hızla gelişen değişiklikleri de görmezden gelmemek gerekir.

4. KAYNAKLAR

  • Journal of Clinical Medicine – Diagonal Earlobe Crease (Frank’s Sign) for Diagnosis of Coronary Artery Disease: A Systematic Review of Diagnostic Test Accuracy Studies – Krzysztof Więckowski ve arkadaşları – 2021 – DOI: 10.3390/jcm10132799
  • ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü – Tinnitus: Kulak Çınlamasının Nedenleri ve Tedavisine İlişkin Sağlık Bilgilendirmesi
  • ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü – Ani Sensörinöral İşitme Kaybı Sağlık Bilgilendirmesi
  • ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü – Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı Sağlık Bilgilendirmesi
  • ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü – Gürültünün İşitmeye Etkileri ve İşitmenin Korunması Bilgilendirmesi