Kırım Kongo Kanamalı Ateşine (KKKA) karşı Türkiye’de yürütülen yerli aşı çalışmalarında kritik bir aşamaya ulaşıldı. Erciyes Üniversitesi bünyesinde geliştirilen aşı adayının laboratuvar ve deney hayvanlarını kapsayan klinik öncesi süreci tamamlandı.
Çalışmalar, Türkiye’nin yerli Kovid-19 aşısı TURKOVAC’ın geliştirilmesinde de görev alan Prof. Dr. Aykut Özdarendeli ve ekibi tarafından yürütülüyor.
Sırada Faz 1 çalışmaları var
Aşı geliştirme sürecinin bundan sonraki bölümünde gönüllüler üzerinde gerçekleştirilecek klinik araştırmalar bulunuyor. Gerekli değerlendirme ve izin süreçlerinin ardından Faz 1 çalışmalarına geçilmesi hedefleniyor.
Faz 1 aşamasında öncelikli olarak aşının insanlardaki güvenliliği, olası yan etkileri ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri değerlendirilecek.
Bu aşamadan elde edilecek sonuçların uygun bulunması durumunda çalışma daha geniş gönüllü gruplarının katılacağı Faz 2 ve ardından Faz 3 araştırmalarıyla ilerleyebilecek.
TURKOVAC deneyimi KKKA aşısına taşınıyor
Yerli KKKA aşısının geliştirilmesinde TURKOVAC sürecinde edinilen bilimsel ve teknik deneyimin önemli bir avantaj oluşturması bekleniyor.
Aşı geliştirilirken yalnızca laboratuvar çalışmaları değil, üretim koşulları ve ileride klinik araştırmalara geçiş için gerekli süreçler de birlikte değerlendiriliyor.
Araştırma ekibinin hedefi, güvenlilik ve etkinlik çalışmalarının başarılı sonuçlanması halinde Türkiye’de geliştirilen bir KKKA aşısını kullanıma sunabilecek noktaya ulaşmak.
Aşının kullanıma girmesi birkaç yıl sürebilir
Aşı adayının klinik öncesi aşamayı tamamlaması, hemen kullanıma sunulacağı anlamına gelmiyor.
İnsanlarda uygulanacak Faz 1, Faz 2 ve Faz 3 çalışmalarının tamamlanması ve sonuçların ilgili sağlık otoritelerince değerlendirilmesi gerekiyor.
Çalışmaların planlandığı şekilde ilerlemesi durumunda sürecin yaklaşık 4-5 yıllık bir zaman dilimine yayılabileceği öngörülüyor.
KKKA Türkiye için önemli bir halk sağlığı sorunu
Kene aracılığıyla bulaşabilen KKKA, Türkiye’de özellikle ilkbahar ve yaz aylarında vaka artışları nedeniyle yakından takip ediliyor.
Hastalık yüksek ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve bazı vakalarda kanama gibi ciddi belirtilere yol açabiliyor. Ağır seyreden olgularda hastalık ölümcül olabiliyor.
Bu nedenle etkili ve güvenli bir aşının geliştirilmesi, yalnızca Türkiye açısından değil, KKKA vakalarının görüldüğü diğer ülkeler açısından da önem taşıyor.
Yerli aşı henüz kullanımda değil
Gelinen aşamada en önemli nokta, geliştirilen ürünün henüz ruhsatlandırılmış veya vatandaşlara uygulanmaya başlanmış bir KKKA aşısı olmadığı.
Klinik öncesi çalışmalarda elde edilen sonuçlar umut verici olsa da aşının insanlarda güvenli ve etkili olduğunun klinik araştırmalarla gösterilmesi gerekiyor.
Gönüllülerle yapılacak Faz 1 çalışmalarına geçilmesi, yerli KKKA aşısının geliştirilmesinde yeni ve kritik bir dönemin başlangıcı olacak.




