Yıllardır kamuoyunun vicdanında kapanmamış dosyalar arasında yer alan Gülistan Doku soruşturması, son dönemde atılan yeni adımlarla yeniden Türkiye’nin gündemine taşındı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun dosyayı yeniden ele alması, soruşturmada yeni bir dönemin kapısını araladı.

Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından uzun süredir bekleyen soruşturmayı yeniden hareketlendirdiği ve dosyaya doğrudan ağırlık verdiği ifade edildi. Özellikle aileyle kurulan temas ve soruşturmanın yeniden hız kazanması, yıllardır sonuç bekleyen dosyada umutları yeniden artırdı.

Barajlarda son tablo: Dört büyükşehirde su seviyesi ne durumda?
Barajlarda son tablo: Dört büyükşehirde su seviyesi ne durumda?
İçeriği Görüntüle

Başsavcı Ebru Cansu Kimdir?

Bu süreçte en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise kamuoyunda “iki Çorumlu” başlığıyla konuşulmaya başlandı. Başsavcı Ebru Cansu’nun Çorum’un Alaca ilçesinde doğduğu, soruşturma döneminde Tunceli Valiliği görevinde bulunan Bülent Tekbıyıkoğlu’nun da Çorumlu olduğu bilgisi, dosyada öne çıkan unsurlardan biri oldu.

Dosyaya ilişkin değerlendirmelerde, dönemin valisi Tekbıyıkoğlu’nun görev süresi boyunca özel bir ekip üzerinden çeşitli ihbar ve bilgileri topladığı, elde edilen verilerin ise adli makamlara iletildiği yönündeki ifadeler dikkat çekti. Bu yönüyle bakıldığında, hem idari hem de adli tarafta dosyaya dokunan iki ismin memleket ortaklığı kamuoyunda ayrıca konuşulmaya başladı.

Bülent Tekbıyıkoğlu Kimdir?

Öte yandan soruşturmanın yeniden açılması ve yeni gözaltı kararlarıyla birlikte Başsavcı Ebru Cansu’nun ismi kamuoyunda daha görünür hale geldi. Dosyaya ilişkin kararlı tutumu, özellikle Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılmasını isteyen çevrelerde dikkatle izleniyor.

Ebru Cansu’nun hukuk eğitimini Marmara Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra uzun yıllar avukatlık yaptığı, ardından savcılık görevine geçtiği biliniyor. Farklı adliyelerde görev aldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine getirilmesi, kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Kamuoyuna yansıyan anlatımlarda, göreve başladıktan sonra Gülistan Doku dosyasını raflardan indirip yeniden öncelikli dosyalar arasına aldığı vurgulanıyor.

Gülistan Doku soruşturması yalnızca hukuki bir dosya değil, aynı zamanda yıllardır cevabı beklenen büyük bir toplumsal vicdan meselesi olarak görülüyor. Bu nedenle dosyada atılan her yeni adım, sadece Tunceli’de değil tüm Türkiye’de yakından takip ediliyor.

Şimdi gözler, yeniden ivme kazanan soruşturmanın hangi somut sonuçları doğuracağına çevrilmiş durumda. “İki Çorumlu” detayı ise bu kritik dosyada, hem sembolik hem de dikkat çekici bir başlık olarak hafızalara kazınmış görünüyor.