Gençlik Aşısı Gerçekten Gençleştiriyor mu? Bilim Ne Diyor?

“Cildi içeriden gençleştiriyor.”

“Kollajen üretimini yeniden başlatıyor.”

“Yüzü doldurmadan yılları geri alıyor.”

Son yıllarda “gençlik aşısı” adı altında sunulan estetik uygulamalar hakkında buna benzer çok sayıda iddiayla karşılaşmak mümkün.

Peki gerçekten gençlik aşısı diye bir aşı var mı?

İlk bilinmesi gereken nokta şu:

“Gençlik aşısı” tıpta tek bir standart ilacın veya yöntemin adı değil.

Bu ifade estetik uygulamalarda farklı enjekte edilebilir ürünler için kullanılan popüler bir tanımlama.

Hyalüronik asit içeren skin booster ürünlerinden polinükleotid enjeksiyonlarına kadar birbirinden farklı içerikler zaman zaman “gençlik aşısı” veya “gençlik serumu” adıyla sunulabiliyor.

Bu nedenle bir kliniğin “gençlik aşısı” dediği ürün ile başka bir merkezin aynı isimle sunduğu ürün aynı olmayabilir.

Ve ürün değiştiğinde bilimsel kanıt da değişiyor.

GENÇLİK AŞISI GERÇEK BİR AŞI MI?

Hayır.

Buradaki “aşı” kelimesi klasik tıbbi anlamıyla kullanılmıyor.

Grip, HPV veya hepatit aşılarında olduğu gibi bağışıklık sistemine belirli bir mikroorganizmaya karşı koruma kazandıran bir aşılama söz konusu değil.

Estetik amaçlı “gençlik aşıları” çoğunlukla cildin farklı noktalarına küçük enjeksiyonlarla uygulanan ürünlerden oluşuyor.

Dolayısıyla bu terimi duyduğunuzda ilk sorulması gereken soru şu olmalı:

“İçinde tam olarak ne var?”

GENÇLİK AŞISININ İÇİNDE NE VAR?

Tek bir formül yok.

En sık karşılaşılan gruplardan biri hyalüronik asit içeren enjekte edilebilir cilt kalitesi ürünleri.

Hyalüronik asit insan vücudunda doğal olarak bulunan ve su tutabilen bir molekül.

Estetik uygulamalarda kullanılan bazı hyalüronik asit ürünleri yüzün belirli bölgelerine hacim kazandıran klasik dolgular şeklinde tasarlanırken bazıları daha çok cilt kalitesi ve nem düzeyini iyileştirmeyi hedefleyen “skin booster” ürünleri olarak kullanılıyor.

Bunun dışında bazı uygulamalarda;

polinükleotidler,

PDRN,

aminoasitler,

vitaminler,

Uzun Yaşamın İzleri Sofrada: 100 Yaşını Aşanlar Ne Yiyor?
Uzun Yaşamın İzleri Sofrada: 100 Yaşını Aşanlar Ne Yiyor?
İçeriği Görüntüle

peptitler

ve farklı bileşenlerden oluşan karışımlar kullanılabiliyor.

İşte bu nedenle bütün “gençlik aşılarını” aynı bilimsel başlık altında değerlendirmek doğru değil.

HYALÜRONİK ASİT ENJEKSİYONLARI GERÇEKTEN İŞE YARIYOR MU?

Bu alanda en fazla bilimsel verinin bulunduğu gruplardan biri hyalüronik asit bazlı enjeksiyonlar.

2023 yılında yayımlanan sistematik bir derlemede yüz cilt kalitesini iyileştirmek amacıyla kullanılan enjekte edilebilir hyalüronik asit ürünleri değerlendirildi.

Araştırmacılar 2 bin 996 yayını taradı ve kriterleri karşılayan 13 klinik çalışmayı incelemeye aldı.

Sonuçlar özellikle hyalüronik asidin tek başına kullanıldığı uygulamalarda cilt nemi, sıkılık, parlaklık, doku ve elastikiyet gibi bazı parametrelerde iyileşme olabileceğini gösterdi.

Ancak önemli bir sorun vardı:

Çalışmaların çoğu küçük ve metodolojik açıdan sınırlıydı.

Araştırmacılar bu nedenle sonuçları “umut verici” olarak değerlendirdi ancak daha büyük ve iyi tasarlanmış randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.

2024 yılında yayımlanan sistematik derleme ve meta-analiz ise tabloyu biraz daha netleştirdi.

Toplam 12 çalışma değerlendirildi ve bunların altısı meta-analize dahil edilebildi.

Sonuç:

Hyalüronik asit enjeksiyonlarından sonra cilt neminde ve parlaklığında anlamlı iyileşme saptandı.

Ancak elastikiyet açısından kontrol gruplarına göre anlamlı bir fark gösterilemedi.

Melanin indeksinde de anlamlı değişiklik bulunmadı.

Yani bilimsel tablo “gençlik aşısı cildi tamamen gençleştiriyor” kadar basit değil.

Daha doğru ifade şu olabilir:

Bazı hyalüronik asit enjeksiyonları özellikle cildin nemini ve parlak görünümünü iyileştirebilir.

Ancak bütün yaşlanma belirtilerini ortadan kaldırdığı gösterilmiş değil.

KIRIŞIKLIKLARI YOK EDİYOR MU?

Burada beklentinin doğru belirlenmesi önemli.

Cilt yaşlanması yalnızca nem kaybından oluşmaz.

Yaş ilerledikçe;

kollajen yapısı değişir,

elastikiyet azalabilir,

güneş hasarı birikir,

deri altındaki yağ dokusunun dağılımı değişir,

kemik ve diğer destek yapılarında değişiklikler meydana gelir.

Dolayısıyla cilde hyalüronik asit enjekte ederek bütün bu yaşlanma mekanizmalarını geri çevirmek mümkün değildir.

Cildin daha nemli ve parlak görünmesi ince çizgilerin görünümünü bir miktar iyileştirebilir.

Ancak derin mimik çizgileri, belirgin hacim kaybı veya ciddi cilt gevşekliği farklı mekanizmalarla oluşur.

GENÇLİK AŞISI BOTOKS MU?

Hayır.

Botulinum toksini ile “gençlik aşısı” olarak pazarlanan cilt enjeksiyonları farklı mekanizmalarla çalışır.

Botulinum toksini belirli kaslara giden sinir sinyallerini geçici olarak azaltır.

Bu nedenle özellikle mimikle ortaya çıkan alın, kaş arası ve kaz ayağı çizgilerinde kullanılır.

Skin booster tipi uygulamalarda ise amaç kas hareketini azaltmak değildir.

Daha çok cildin nemi, dokusu ve genel kalitesinin iyileştirilmesi hedeflenir.

Dolayısıyla biri diğerinin yerine geçen iki yöntem değildir.

GENÇLİK AŞISI DOLGU MU?

Bu sorunun cevabı kullanılan ürüne bağlı.

Bazı skin booster ürünleri de hyalüronik asit içerir.

Ancak klasik dolgu ile amaç ve ürün özellikleri aynı olmayabilir.

Klasik dermal dolgular belirli bir bölgeye hacim kazandırmak, kontur oluşturmak veya hacim kaybını düzeltmek amacıyla kullanılabilir.

Skin booster uygulamalarında ise ürün genellikle cildin farklı noktalarına daha yüzeysel ve yaygın biçimde uygulanarak cilt kalitesinin iyileştirilmesi hedeflenir.

Bu nedenle “hyalüronik asit içeriyor” demek bütün ürünlerin aynı olduğu anlamına gelmez.

POLİNÜKLEOTİD VE PDRN UYGULAMALARI NE DURUMDA?

Son dönemde estetik dünyasında en fazla ilgi gören gruplardan biri polinükleotidler.

PN ve PDRN içeren ürünler özellikle “rejeneratif”, “biyostimülan” veya “cilt yenileyici” ifadeleriyle tanıtılıyor.

Laboratuvar ve yara iyileşmesi alanındaki biyolojik mekanizmalar bu ürünlere yönelik ilgiyi artırmış durumda.

Peki estetikte kanıt güçlü mü?

2024 sonunda yayımlanan sistematik bir derleme bu soruyu değerlendirdi.

Araştırmacılar polinükleotidlerin estetik kullanımına ilişkin yalnızca dokuz çalışma bulabildi.

Toplam hasta sayısı 219'du.

Çalışmaların bazıları kırışıklıklarda azalma, cilt dokusunda iyileşme ve elastikiyet artışı yönünde olumlu sonuçlar bildirdi.

Ancak araştırmaların kalitesi düşük veya orta düzeydeydi.

Uygulama teknikleri ve protokoller de birbirinden oldukça farklıydı.

Derlemenin vardığı sonuç dikkat çekici:

Polinükleotidler umut verici görünüyor ancak etkinliklerini ve güvenliklerini kesin biçimde ortaya koymak için daha kaliteli araştırmalara ihtiyaç var.

Dolayısıyla “PDRN kesin olarak cildi yeniler” veya “polinükleotid enjeksiyonları yaşlanmayı tersine çevirir” demek mevcut kanıtların önüne geçmek olur.

KOLLAJENİ GERÇEKTEN ARTIRIYOR MU?

Estetik uygulamaların pazarlanmasında en sık kullanılan kelimelerden biri “kollajen”.

Ancak “kollajen üretimini artırıyor” ifadesinin kullanılması için yalnızca cildin daha parlak görünmesi yeterli bilimsel kanıt değildir.

Bazı enjekte edilebilir ürünlerin fibroblast aktivitesi ve hücre dışı matriks üzerinde biyolojik etkileri olabileceğine ilişkin laboratuvar ve klinik bulgular bulunuyor.

Buna rağmen ürünlerin birbirinden farklı olması nedeniyle bütün “gençlik aşıları” için aynı kollajen iddiasını kullanmak doğru değil.

Daha da önemlisi:

Kollajen artışı gösterilse bile bunun yüzün bütün yaşlanma belirtilerini geri çevirdiği anlamına gelmez.

“GENÇLEŞTİRİYOR” DEMEK DOĞRU MU?

Bu noktada kelime seçimi önemli.

Bir kişinin cildi uygulama sonrasında daha nemli, parlak veya düzgün görünebilir.

Bu kişi kendisini daha genç görünüyor olarak değerlendirebilir.

Ancak biyolojik yaşlanmayı geri çevirmek çok daha büyük bir iddiadır.

Mevcut çalışmalar skin booster uygulamalarının bazı cilt kalitesi parametrelerini iyileştirebildiğini gösteriyor.

Bunları “cildi yıllarca gençleştiriyor” veya “yaşlanmayı geri döndürüyor” şeklinde yorumlamak için yeterli kanıt yok.

GENÇLİK AŞISININ ETKİSİ NE ZAMAN BAŞLAR?

Tek bir cevap yok.

Çünkü yine aynı noktaya dönüyoruz:

“Gençlik aşısı” tek bir ürün değil.

Kullanılan maddenin yapısı, konsantrasyonu, enjeksiyon tekniği, seans sayısı ve kişinin cilt özellikleri sonucu etkileyebilir.

Bazı uygulamalarda cildin nemli görünümü kısa sürede fark edilebilirken daha uzun vadeli olduğu öne sürülen değişikliklerin değerlendirilmesi haftalar sürebilir.

Bu nedenle bütün ürünler için “üçüncü günde başlar” veya “altı ay kesin kalır” gibi tek bir süre vermek doğru değildir.

KAÇ SEANS YAPILIR?

Bu da ürüne göre değişir.

Bazı ürünler tek uygulama veya belirli aralıklarla iki seans şeklinde kullanılabilirken başka protokollerde daha fazla seans önerilebilir.

Ancak ticari protokol ile bilimsel olarak kanıtlanmış ideal protokol aynı şey olmayabilir.

Özellikle polinükleotidler konusunda yayımlanan sistematik derleme, çalışmalar arasında enjeksiyon bölgeleri ve uygulama yöntemleri açısından önemli farklılıklar bulunduğuna dikkat çekiyor.

Dolayısıyla “herkes üç seans yaptırmalıdır” şeklinde evrensel bir kural bulunmuyor.

YAN ETKİLERİ VAR MI?

Evet.

İğneyle yapılan her işlemde olduğu gibi enjeksiyon bölgesinde;

kızarıklık,

şişlik,

morarma,

hassasiyet

ve geçici kabarıklıklar görülebilir.

Hyalüronik asit skin booster çalışmalarında bildirilen yan etkilerin büyük bölümü hafif ve geçici nitelikteydi.

Ancak “doğal içerik” veya “vücutta zaten bulunan madde” ifadeleri bir enjeksiyonun tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez.

Enfeksiyon, nodül ve inflamatuvar reaksiyonlar gibi komplikasyonlar görülebilir.

Hyalüronik asit içeren ürünlerin damar içine istemeden enjekte edilmesi ise kullanılan ürün ve enjeksiyon bölgesine bağlı olarak çok daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Bu nedenle bu işlemler güzellik salonunda yapılan sıradan cilt bakımı gibi değerlendirilmemeli.

KİMLER DİKKATLİ OLMALI?

Hamilelik veya emzirme döneminde olanlar, aktif cilt enfeksiyonu bulunanlar, bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıkları veya belirli ilaç kullanımları bulunanlar işlem öncesinde mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçmeli.

Daha önce dolgu, botulinum toksini veya başka enjeksiyon işlemleri yaptırılmışsa bunların da uygulayıcıya bildirilmesi gerekir.

Kişiye özel risk değerlendirmesi kullanılan ürüne göre değişebilir.

YAPTIRMADAN ÖNCE SORULMASI GEREKEN 5 SORU

“Gençlik aşısı yaptıracağım” demek yerine önce şu soruların cevabını öğrenmek daha doğru:

1. Uygulanacak ürünün tam adı nedir?

2. İçindeki aktif madde nedir?

3. Bu ürünün benim cilt problemimde etkili olduğunu gösteren klinik çalışma var mı?

4. Kaç seans öneriliyor ve bunun bilimsel dayanağı nedir?

5. Olası komplikasyon gelişirse kim ve nasıl müdahale edecek?

Özellikle ilk iki soru önemli.

Çünkü “gençlik aşısı” yazan bir reklam, gerçekte hangi ürünün uygulanacağını söylemez.

SONUÇ: GENÇLİK AŞISI GERÇEKTEN GENÇLEŞTİRİYOR MU?

Bilimin bugünkü cevabı siyah veya beyaz değil.

Hyalüronik asit bazlı enjekte edilebilir skin booster uygulamalarına ilişkin çalışmalar özellikle cilt nemi ve parlaklığında iyileşme olabileceğini destekliyor.

Bununla birlikte daha güçlü araştırmalara hâlâ ihtiyaç var.

Polinükleotid ve PDRN uygulamalarında da umut verici sonuçlar bulunuyor ancak mevcut klinik kanıt daha sınırlı ve çalışmaların kalitesi yeterince güçlü değil.

Dolayısıyla “gençlik aşısı yaşlanmayı geri çeviriyor” demek doğru değil.

Daha gerçekçi ifade şu:

Doğru ürün, doğru kişi ve uygun uygulamayla bazı enjekte edilebilir tedaviler cildin nem, parlaklık, doku ve görünümünün bazı özelliklerinde iyileşme sağlayabilir.

Ancak hiçbir enjeksiyon biyolojik yaşlanmayı durdurmuyor.

Ve “gençlik aşısı” adı altında sunulan her ürünün aynı derecede bilimsel kanıta sahip olduğu da söylenemez.

TIBBİ UYARI

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel tanı veya tedavi önerisi değildir. Enjekte edilebilir estetik uygulamalar tıbbi işlemlerdir ve komplikasyon riski taşır. İşlem öncesinde uygulanacak ürünün tam içeriği, kişinin tıbbi durumu, beklenen yarar, alternatifler ve olası riskler yetkin bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.

KAYNAKLAR

Journal of Cosmetic Dermatology — The Effect of Local Hyaluronic Acid Injection on Skin Aging: A Systematic Review and Meta-Analysis

Clinical, Cosmetic and Investigational Dermatology — The Effectiveness of Injectable Hyaluronic Acid in the Improvement of Facial Skin Quality: A Systematic Review

Aesthetic Plastic Surgery — The Effectiveness of Polynucleotides in Esthetic Medicine: A Systematic Review