Akciğer kanseri çoğu zaman geçmeyen öksürük, nefes darlığı ve göğüs ağrısıyla ilişkilendirilse de hastalık bazen solunum sistemi dışında ortaya çıkan belirtilerle kendini gösterebiliyor. Parmak uçlarının kalınlaşması, açıklanamayan omuz ağrısı, uzun süren ses kısıklığı, yüzde şişlik ve kas güçsüzlüğü bu işaretler arasında yer alıyor. Bazı hastalarda belirgin bir öksürük bulunmaması da tanının gecikmesine yol açabiliyor.
Amerikan Kanser Derneği ve İngiltere Ulusal Sağlık Servisi tarafından yayımlanan tıbbi bilgiler, akciğer kanserinin erken dönemlerinde hiçbir belirti vermeyebileceğini ortaya koyuyor. Hastalığa eşlik eden bazı bulgular ise başka sağlık sorunlarıyla kolayca karıştırılabiliyor. Ancak bu belirtilerin görülmesi kişinin mutlaka kanser olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle yeni başlayan, devam eden veya giderek ağırlaşan açıklanamayan değişikliklerin hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
1. PARMAK UÇLARINDA KALINLAŞMA VE TIRNAKLARDA ŞEKİL DEĞİŞİKLİĞİ
Akciğer kanserinin daha az bilinen fiziksel bulgularından biri parmaklarda çomaklaşma olarak adlandırılan değişikliktir.
Tıbbi adıyla dijital çomaklaşma, parmak uçlarının normalden daha yuvarlak ve geniş görünmesine neden olabilir. Tırnakların eğimi artabilir ve tırnak yatağının çevresindeki dokuların görünümü değişebilir.
Bu değişiklikler genellikle zaman içerisinde gelişir. Kişi başlangıçta parmaklarının farklılaştığını fark etmeyebilir.
Çomaklaşma bazı akciğer kanseri türleriyle ilişkili olabilmekle birlikte kronik akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ve başka sağlık sorunlarında da görülebilir.
Dolayısıyla parmak uçlarında kalınlaşma tek başına kanser tanısı koydurmaz. Ancak sonradan ortaya çıkan ve açıklanamayan şekil değişiklikleri tıbbi değerlendirmeyi gerektirir.
2. GEÇMEYEN OMUZ AĞRISI AKCİĞERLERDEN KAYNAKLANABİLİR
Omuz ağrısı çoğunlukla kas zorlanması, eklem hastalıkları veya boyun kaynaklı problemlerle ilişkilendirilir. Ancak nadiren akciğerin üst bölümünde gelişen tümörler de omuz ağrısına neden olabilir.
Pancoast tümörü olarak bilinen bazı akciğer tümörleri, akciğerin tepe bölgesinde yerleşerek çevredeki sinirleri ve dokuları etkileyebilir.
Böyle durumlarda ağrı yalnızca omuzda hissedilmeyebilir. Kolun iç tarafına doğru yayılabilir ve bazı hastalarda el ile parmaklarda uyuşma ya da güçsüzlük gelişebilir.
Bu tümörlere bağlı belirtiler arasında aynı taraftaki göz kapağında düşüklük, göz bebeğinde küçülme ve yüzün bir bölümünde terlemenin azalması da bulunabilir. Bu bulgular Horner sendromu olarak adlandırılır.
Her omuz ağrısının akciğer kanseriyle ilişkili olduğu düşünülmemelidir. Bununla birlikte açıklanamayan, giderek şiddetlenen veya kol ve elde nörolojik değişikliklerin eşlik ettiği ağrılar araştırılmalıdır.
3. UZUN SÜREN SES KISIKLIĞI GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Ses kısıklığı genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları, sesin fazla kullanılması veya reflü gibi nedenlerle ortaya çıkar.
Ancak akciğer kanseri bazı durumlarda ses tellerinin hareketini kontrol eden sinirleri etkileyebilir. Bu durum sesin kısılmasına, güçsüzleşmesine veya kalıcı biçimde değişmesine yol açabilir.
Özellikle belirgin bir enfeksiyon olmadan başlayan ve düzelmeyen ses değişikliklerinin değerlendirilmesi gerekir.
Ses kısıklığının akciğer kanserine özgü olmadığı unutulmamalıdır. Gırtlak hastalıkları, iyi huylu ses teli problemleri ve çeşitli nörolojik rahatsızlıklar da benzer yakınmalara neden olabilir.
Üç haftaya yaklaşan veya bu süreyi aşan açıklanamayan ses kısıklığında hekim değerlendirmesi önemlidir. Solunum ya da yutma güçlüğü eşlik ediyorsa daha erken değerlendirme gerekebilir.
4. YÜZDE VE BOYUNDA ŞİŞLİK ÖNEMLİ BİR DAMAR BASISININ İŞARETİ OLABİLİR
Akciğer kanserinin bazı türleri göğüs boşluğundaki büyük damarları etkileyebilir.
Üst ana toplardamar olarak bilinen superior vena kava, baş, boyun ve kollardan gelen kanın kalbe taşınmasında görev alır.
Göğüs içerisindeki bir tümörün veya büyümüş lenf bezlerinin bu damara baskı yapması, kanın kalbe dönüşünü zorlaştırabilir.
Bu durumda yüzde, boyunda, kollarda ve göğsün üst bölümünde şişlik gelişebilir. Boyun ve göğüs yüzeyindeki damarlar daha belirgin hale gelebilir.
Bazı hastalarda baş ağrısı, baş dönmesi ve nefes darlığı da ortaya çıkabilir.
Superior vena kava sendromu adı verilen bu durum yalnızca akciğer kanserine bağlı gelişmez. Başka tümörler ve damar hastalıkları da benzer tabloya neden olabilir.
Özellikle aniden gelişen yüz ve boyun şişliği, nefes darlığı veya bilinç değişikliğiyle birlikte ortaya çıkıyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
5. KAS GÜÇSÜZLÜĞÜ VE DENGE SORUNLARI NADİREN İLK BELİRTİ OLABİLİR
Akciğer kanserinin bazı türleri, tümörün doğrudan bulunduğu bölgenin dışında da vücudu etkileyebilir.
Bu durum paraneoplastik sendrom olarak adlandırılır.
Paraneoplastik sendromlar, kanserin oluşturduğu bağışıklık yanıtları veya salgıladığı bazı maddeler nedeniyle ortaya çıkabilen belirtiler topluluğudur.
Özellikle küçük hücreli akciğer kanserinde Lambert-Eaton miyastenik sendromu adı verilen nadir bir sinir-kas hastalığı görülebilir.
Bu hastalıkta kişi sandalyeden kalkarken, merdiven çıkarken veya bacak kaslarını kullanırken güçlük yaşayabilir.
Bazı paraneoplastik nörolojik sendromlarda ise denge bozukluğu, yürüme güçlüğü ve hareketlerin koordinasyonunda sorunlar gelişebilir.
Bu belirtiler birçok farklı nörolojik veya kas hastalığında da görülebildiğinden tek başına akciğer kanserine işaret etmez.
Ancak yeni gelişen ve açıklanamayan kas güçsüzlüğü ile denge bozukluklarının altında yatan nedenin araştırılması gerekir.
6. NEDENSİZ KİLO KAYBI VE İŞTAHSIZLIK
Akciğer kanseri her zaman solunumla ilgili yakınmalara neden olmaz.
Bazı hastalarda iştah azalması, istemsiz kilo kaybı, sürekli yorgunluk ve genel güçsüzlük ön planda olabilir.
Kanserle ilişkili metabolik değişiklikler, iltihabi yanıtlar ve beslenme durumundaki bozulmalar kilo kaybına katkıda bulunabilir.
Ancak açıklanamayan kilo kaybının nedenleri yalnızca kanserle sınırlı değildir.
Tiroid hastalıkları, sindirim sistemi rahatsızlıkları, diyabet ve çeşitli kronik hastalıklar da istemsiz kilo kaybına yol açabilir.
Özellikle alışılmış beslenme veya fiziksel aktivite düzeninde belirgin değişiklik olmadan kilo verilmesi ve buna başka yakınmaların eşlik etmesi durumunda tıbbi değerlendirme önemlidir.
7. SIK TEKRARLAYAN AKCİĞER ENFEKSİYONLARI
Akciğer kanserinin gözden kaçabilen belirtilerinden biri de tekrarlayan veya beklenen şekilde düzelmeyen solunum yolu enfeksiyonlarıdır.
Bazı akciğer tümörleri bronşlarda daralmaya ya da tıkanmaya neden olabilir.
Hava yollarındaki bu değişiklikler akciğerin belirli bölgelerinde havalanmayı ve salgıların temizlenmesini bozarak enfeksiyon gelişmesine zemin hazırlayabilir.
Bu nedenle bazı hastalarda zatürre veya bronşit gibi değerlendirilen yakınmalar tekrar edebilir.
Özellikle aynı akciğer bölgesinde yineleyen zatürre ya da tedaviye rağmen tam olarak düzelmeyen akciğer enfeksiyonları altta yatan yapısal bir sorunun araştırılmasını gerektirebilir.
Bununla birlikte tekrarlayan enfeksiyonların çok sayıda farklı nedeni bulunur. Her enfeksiyon tekrarı kanser şüphesi anlamına gelmez.
AKCİĞER KANSERİ ÖKSÜRÜK OLMADAN ORTAYA ÇIKABİLİR Mİ?
Evet. Akciğer kanseri bazı hastalarda belirgin öksürük olmadan gelişebilir.
Özellikle erken evrede hastalık hiçbir belirti vermeyebilir. Bazı kişilerde ise ilk yakınma omuz ağrısı, yorgunluk, açıklanamayan kilo kaybı veya başka bir organ sistemini ilgilendiren değişiklikler olabilir.
Bu nedenle yalnızca öksürük bulunmamasına dayanarak akciğer kanserinin dışlanması doğru değildir.
Bunun yanında en sık karşılaşılan belirtilerin de bilinmesi gerekir.
Geçmeyen veya giderek kötüleşen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, yeni başlayan hırıltılı solunum ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonları akciğer kanseri açısından değerlendirilmesi gereken yakınmalar arasındadır.
KANLI BALGAM VE NEFES DARLIĞI NE ZAMAN CİDDİYE ALINMALI?
Öksürükle kan gelmesi, miktarı az olsa bile geciktirilmeden tıbbi değerlendirme gerektirir.
Kanlı balgamın nedeni enfeksiyonlar, bronşektazi ve başka solunum sistemi hastalıkları olabilir. Ancak akciğer kanseri gibi ciddi nedenlerin de dışlanması gerekir.
Ani başlayan veya ağır nefes darlığı, şiddetli göğüs ağrısı, bayılma ya da bilinç değişikliği acil değerlendirme gerektiren belirtilerdir.
Üç haftadan uzun süren öksürük, mevcut kronik öksürüğün belirgin şekilde değişmesi veya açıklanamayan göğüs ve omuz ağrısı da hekim görüşü alınmasını gerektirir.
AKCİĞER KANSERİ ŞÜPHESİNDE HANGİ TETKİKLER YAPILIR?
Akciğer kanseri şüphesinde değerlendirme hastanın yakınmalarına, muayene bulgularına, yaşına, sigara ve diğer risk faktörlerine göre planlanır.
Hekim gerekli gördüğünde akciğer grafisi ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanabilir.
Akciğer grafisinin normal olması her durumda akciğer kanserini kesin olarak dışlamaz. Klinik şüphe devam ediyorsa ileri incelemeler gerekebilir.
Şüpheli bir oluşum saptandığında bronkoskopi veya uygun yöntemle biyopsi yapılarak doku örneği alınabilir.
Kesin kanser tanısı, gerekli durumlarda elde edilen hücre ya da doku örneklerinin patolojik incelenmesiyle konur.
Şikâyeti olmayan ve yüksek risk taşıyan bazı kişilerde uygulanan düşük doz bilgisayarlı tomografi taraması ise belirtileri araştırmak amacıyla yapılan tanısal incelemeden farklıdır.
Bu ayrım önemlidir. Belirti nedeniyle hekime başvuran bir kişinin değerlendirilmesi, yalnızca tarama programlarının yaş veya sigara kullanımı ölçütlerine göre sınırlandırılmaz.
SİGARA İÇMEYENLERDE DE AKCİĞER KANSERİ GÖRÜLEBİLİR Mİ?
Akciğer kanserinin en önemli risk faktörlerinden biri sigara kullanımıdır. Ancak hastalık yalnızca sigara içen kişilerde görülmez.
Hiç sigara kullanmamış kişilerde de akciğer kanseri gelişebilir.
Pasif sigara dumanı, radon gazı, asbest gibi bazı mesleki maruziyetler, hava kirliliği ve genetik etkenler riske katkıda bulunabilir.
Dolayısıyla sigara kullanmayan bir kişide devam eden veya açıklanamayan belirtilerin yalnızca sigara öyküsü bulunmadığı için göz ardı edilmemesi gerekir.
ERKEN TANI İÇİN EN ÖNEMLİ NOKTA NEDİR?
Akciğer kanserinde erken tanının önemi, hastalığın bazı kişilerde uzun süre belirti vermeden ilerleyebilmesinden kaynaklanır.
Erken evrede saptanan hastalıkta tedavi seçenekleri genellikle daha geniş olabilir.
Bununla birlikte parmaklardaki değişiklikler, omuz ağrısı veya ses kısıklığı gibi daha az bilinen belirtilerin mutlaka erken evre kanser göstergesi olduğu söylenemez.
Bu bulgular hastalığın farklı evrelerinde ortaya çıkabilir ve çok daha sık olarak kanser dışı nedenlerden kaynaklanabilir.
Önemli olan, vücutta ortaya çıkan yeni ve açıklanamayan değişiklikleri doğru değerlendirmek ve gerektiğinde tanısal incelemeyi geciktirmemektir.
TIBBİ UYARI
Bu içerikte açıklanan belirtiler akciğer kanserine özgü değildir ve tek başına tanı koydurmaz. Devam eden veya nedeni açıklanamayan yakınmalarda aile hekimliği ya da göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Kanlı balgam gecikmeden değerlendirilmelidir. Şiddetli nefes darlığı, ani göğüs ağrısı, bilinç değişikliği veya solunumu etkileyen yüz ve boyun şişliğinde acil sağlık hizmeti alınmalıdır.
KAYNAKLAR
1. American Cancer Society — Lung Cancer Signs and Symptoms
2. National Health Service (NHS) — Symptoms of Lung Cancer
3. National Cancer Institute — Non-Small Cell Lung Cancer Treatment (PDQ), Health Professional Version




