Gazeteci Fatih Altaylı, terörün sona erdirilmesine yönelik tartışmaları değerlendirdiği yazısında, geçmişte yaşadığını söylediği dikkat çekici bir olayı ilk kez kamuoyuyla paylaştı.

Altaylı, PKK tarafından kendisini öldürmekle görevlendirilen bir ekibin haftalar boyunca kendisini ve yakın çevresini takip ettiğini iddia etti. Evinin izlendiğini, dışarı çıkan eşinin yol sorma bahanesiyle durdurulduğunu ve korumasının yaşadığı adresin dahi belirlendiğini anlattı.

Ekibin başındaki kişiden mektup geldiğini söyledi

Altaylı’nın anlatımına göre olay, görevlendirilen ekibin başındaki örgüt mensubunun gönderdiği bir mektupla farklı bir boyut kazandı. Söz konusu kişinin mektubunda suikast hazırlığına ilişkin ayrıntıları aktardığını belirten Altaylı, kendisine “Size kıyamadık Fatih Bey” şeklinde seslenildiğini ifade etti.

Görevin yerine getirilmemesi nedeniyle ekiptekilerin örgüt tarafından Amanoslar bölgesine gönderildiğini ileri süren Altaylı, mektubun çalışma arkadaşları tarafından da görüldüğünü kaydetti.

Altaylı, mektubu ilk açan kişinin sekreteri Gülay olduğunu, dönemin Milliyet Gazetesi yöneticilerinden gazeteci Özay Şendir’in de metni okuduğunu söyledi.

Dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin’e bilgi verilmiş

Mektubu gönderen kişilerin daha sonra devlet güçlerine teslim olmak istediğini anlatan Altaylı, gelişmenin dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin’e iletildiğini belirtti.

Kentsel Dönüşümde Unutulan Altyapı: Mahallelerde GSM Çilesi
Kentsel Dönüşümde Unutulan Altyapı: Mahallelerde GSM Çilesi
İçeriği Görüntüle

Altaylı’nın açıklamasına göre ekipte bulunan örgüt mensupları teslim olduktan sonra bir süre cezaevinde kaldı. Mektupta imzası bulunan kişinin ise sonraki yıllarda İstanbul’daki bir fabrikada çalıştığı bilgisinin kendisine ulaştığını aktardı.

“Terör meselesi bir yerde noktalanmalı”

Yaşadığını söylediği bu olaya rağmen terörün sona erdirilmesi gerektiğini savunan Altaylı, Türkiye’nin daha fazla can kaybıyla karşılaşmaması için kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğini ifade etti.

Sürece temkinli yaklaştığını da vurgulayan Altaylı, toplumdaki kuşkuları anlaşılır bulduğunu ancak bu endişelerin terörün devam etmesini istemek anlamına gelmemesi gerektiğini savundu. Altaylı, yürütülen sürecin başarıya ulaşacağı konusunda ise iyimser olmadığını belirtti.

Altaylı’nın aktardığı suikast hazırlığı ve mektuba ilişkin anlatım, kamuya açık bağımsız belge veya resmî bir açıklamayla henüz doğrulanmış değil. Açıklamalar gazetecinin kişisel beyanına dayanıyor.