Bulgular, metabolik tedavilerin yalnızca kan şekerini değil, hücresel yaşlanma göstergelerini de etkileyebileceğine işaret ediyor.
26 haftalık randomize klinik çalışma
Bilim insanları, tip 2 diyabet tanısı bulunan 142 kişi üzerinde 26 hafta süren randomize ve plasebo kontrollü bir çalışma yürüttü. Katılımcılar iki gruba ayrıldı: bir grup henagliflozin tedavisi alırken diğer gruba plasebo verildi.
Araştırma sonunda elde edilen sonuçlar dikkat çekici bulundu.
• İlaç kullanan grubun %90,5’inde telomer uzunluğunda artış tespit edildi.
• Plasebo grubunda ise bu oran %65,6’da kaldı.
• Bağışıklık sisteminin önemli bileşenlerinden sitotoksik T hücrelerinin aktivitesinde artış gözlendi.
• Katılımcıların metabolik profillerinde, kalori kısıtlamasının oluşturduğu biyolojik etkilere benzer değişiklikler saptandı.
• IGF-1 sistemi olarak bilinen ve uzun yaşamla ilişkilendirilen hormon sinyal yolunda olumlu yönde değişimler kaydedildi.
Telomerler neden önemli?
Telomerler, kromozomların uçlarında bulunan ve DNA’yı koruyan yapılar olarak biliniyor. Hücre her bölündüğünde telomerler biraz daha kısalıyor. Bu nedenle telomer uzunluğu, bilim dünyasında “biyolojik yaşın göstergelerinden biri” olarak kabul ediliyor.
Telomerlerin korunması veya uzaması, teorik olarak hücrelerin daha uzun süre sağlıklı kalabilmesiyle ilişkilendiriliyor.
Bilim insanları temkinli
Araştırma sonuçları heyecan verici olsa da uzmanlar bu bulguların “yaşlanma geri döndürüldü” şeklinde yorumlanamayacağını vurguluyor.
Çalışma, yalnızca belirli bir hasta grubunda ve sınırlı bir süre içinde telomer uzunluğunda değişim gösterdi. Ayrıca plasebo grubunda da telomer artışı görülmesi, yaşam tarzı değişikliklerinin de etkili olabileceğini düşündürüyor.
Bu nedenle bilim insanları, bulguların doğrulanması için daha geniş ve uzun süreli klinik çalışmaların yapılması gerektiğini belirtiyor.
Yaşlanma araştırmalarında yeni kapı
Buna rağmen çalışma, önemli bir ihtimali gündeme getiriyor:
Metabolik hastalıklar için geliştirilen bazı ilaçlar, insanlarda hücresel yaşlanma süreçlerini de etkileyebilir.
Bilim dünyasında giderek güçlenen bir görüşe göre yaşlanma, tek yönlü ve değiştirilemez bir süreç olmayabilir. Bu tür araştırmalar, gelecekte metabolizma, bağışıklık sistemi ve uzun yaşam arasındaki bağlantıyı daha iyi anlamaya yardımcı olabilir.