Deodorant ve terleme önleyici ürünlerin meme kanserine neden olduğu bugün için gösterilmiş değil. Ancak 2017 yılında EBioMedicine’da yayımlanan bir çalışma, koltuk altı kozmetik ürünlerinin çok sık kullanımı ve meme dokusundaki alüminyum düzeyi konusunda dikkat çekici bulgular ortaya koymuştu.
Çalışmanın bazı sonuçları istatistiksel olarak anlamlı olsa da araştırma neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyordu. Sonraki yıllarda yayımlanan çalışmalar da deodorant veya terleme önleyici ürün kullanımının meme kanseri riskini artırdığı yönünde kesin bir kanıt ortaya koymadı.
2017’deki çalışma ne buldu?
Avusturya’da gerçekleştirilen araştırmada meme kanseri tanısı alan 209 kadın ile 209 kontrol grubundaki kadının koltuk altı kozmetik ürünü kullanım geçmişi karşılaştırıldı. Ayrıca 100 meme kanseri vakasından ve 52 kontrol katılımcısından alınan meme dokularındaki alüminyum miktarı ölçüldü.
Araştırmada meme kanseri grubundaki genel medyan alüminyum konsantrasyonu 5,8 nmol/g kuru ağırlık, kontrol grubunda ise 3,8 nmol/g olarak hesaplandı. Araştırmacılar iki grup arasındaki farkı istatistiksel olarak anlamlı buldu.
Çalışmanın dikkat çeken bir başka sonucu, 30 yaşından önce koltuk altı ürünlerini günde birkaç kez kullandığını bildiren kadınlarla ilgiliydi. Bu grupta meme kanseri için hesaplanan olasılık oranı 3,88 olarak bildirildi. Yüzde 95 güven aralığı ise 1,03 ile 14,66 arasındaydı.
Ancak bu sonuç doğrudan “risk yaklaşık dört kat arttı” şeklinde yorumlanamaz. Güven aralığının oldukça geniş olması tahmindeki belirsizliğin yüksek olduğuna işaret ediyor. Ayrıca çalışma geriye dönük bir vaka-kontrol araştırması olduğu için gözlenen ilişkinin neden-sonuç ilişkisi olduğu söylenemez.
Paylaşılan Tablo 4 neden dikkat çekiyor?
Araştırmanın Tablo 4’ünde tümörün memedeki konumuna göre ayrı analiz yapıldı. Üst-dış kadranda tümörü bulunan 55 kadında meme dokusundaki medyan alüminyum düzeyi 7,00 nmol/g olarak ölçülürken, 52 kişilik kontrol grubunda bu değer 3,77 nmol/g idi.
İki grup arasındaki fark için p değeri 0,0003 olarak bildirildi ve istatistiksel olarak anlamlı bulundu.
Buna karşılık tümörü memenin diğer bölgelerinde bulunan 45 kadında medyan alüminyum düzeyi 3,94 nmol/g, kontrol grubunda ise 3,77 nmol/g olarak ölçüldü. Bu karşılaştırmada p değeri 0,2642 idi ve anlamlı bir fark görülmedi.
Bu nedenle tablo önemli bir ayrıntı içeriyor: daha yüksek alüminyum miktarı bütün meme kanseri vakalarında aynı biçimde görülmedi. En belirgin fark, tümörü memenin üst-dış bölümünde bulunan alt grupta ortaya çıktı.
Ancak bu bulgu tek başına alüminyumun tümörü oluşturduğunu göstermez. Alüminyumun dokuda neden daha yüksek bulunduğu, maruziyetin hangi kaynaktan geldiği veya birikimin kanser gelişiminden önce mi sonra mı ortaya çıktığı bu çalışma tasarımıyla belirlenemez.
“3,88” sonucu neden dikkatle yorumlanmalı?
Çalışmanın en fazla ilgi gören sonuçlarından biri, 30 yaşından önce koltuk altı kozmetik ürünlerini günde birkaç kez kullandığını bildiren kadınlarda ortaya çıkan ilişkiydi.
Ancak bu sonuç çok sık kullanım bildiren küçük bir alt gruba dayanıyordu. Küçük gruplarda hesaplanan risk tahminleri daha geniş belirsizlik aralıklarına sahip olabilir.
Araştırmanın başka bir sınırlaması da geçmiş kullanım alışkanlıklarının katılımcıların hatırlamasına dayanmasıydı. Bir kişinin yıllar önce bir ürünü günde kaç kez kullandığını kesin biçimde hatırlaması zor olabilir. Bu tür araştırmalarda “hatırlama yanlılığı” olarak adlandırılan sorun ortaya çıkabilir.
Ayrıca iki durumun birlikte görülmesi birinin diğerine neden olduğunu göstermez. Meme kanseri; yaş, genetik özellikler, hormonlar, üreme öyküsü, yaşam tarzı ve başka birçok faktörün rol oynayabildiği karmaşık bir hastalıktır.
Deodorant ile terleme önleyici ürün aynı şey değil
Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Deodorant ve terleme önleyici ürün aynı amaçla kullanılmıyor.
Deodorantın temel amacı ter kokusunu azaltmak veya maskelemektir. Terleme önleyici ürünler ise ter miktarını azaltmayı hedefler ve bu ürünlerde çoğunlukla alüminyum tuzları kullanılır.
Terlemeyi azaltan bu ürünlerin teknik adı “antiperspirant”tır. Halk dilinde ise “terleme önleyici ürün” ifadesi çok daha anlaşılırdır.
2017 çalışmasındaki önemli sınırlamalardan biri de katılımcıların geçmişte kullandıkları ürünlerin deodorant mı yoksa terleme önleyici ürün mü olduğunu her zaman ayırt edememesiydi.
Bu nedenle araştırmacılar ürünleri daha geniş bir “koltuk altı kozmetik ürünleri” grubu içinde değerlendirdi. Dolayısıyla araştırmadan doğrudan “deodorant meme kanseri yapıyor” sonucu çıkarmak doğru değildir.
Sonraki araştırmalar aynı sonucu gösterdi mi?
Bilimsel değerlendirmede tek bir araştırmanın sonucu yeterli kabul edilmez. Aynı soruyu araştıran farklı çalışmaların sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
2024 yılında Cancer Investigation dergisinde yayımlanan bir meta-analizde, deodorant ve terleme önleyici ürün kullanımıyla meme kanseri arasındaki ilişkiyi araştıran yedi vaka-kontrol çalışması birlikte incelendi.
Toplu analizde bu ürünlerin kullanımı ile meme kanseri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Birleşik olasılık oranı 0,96, yüzde 95 güven aralığı ise 0,78–1,17 olarak bildirildi.
Bu sonuç, incelenen çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde deodorant veya terleme önleyici ürün kullanımının meme kanseri riskini belirgin biçimde artırdığına ilişkin bir sonuç bulunmadığını gösteriyor.
Bununla birlikte araştırmacılar, konunun daha güçlü şekilde değerlendirilebilmesi için ileriye dönük ve daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Alüminyum içeren ürünlerden kaçınmak gerekir mi?
Mevcut bilimsel veriler, yalnızca meme kanserinden korunmak amacıyla herkesin alüminyum içeren terleme önleyici ürünleri bırakması gerektiğini göstermiyor.
Alüminyum içermeyen ürün kullanmayı tercih eden kişiler ürün etiketini kontrol ederek seçim yapabilir. Ancak “alüminyum içermiyor” ifadesi bir ürünün meme kanserini önlediği anlamına gelmez.
Benzer şekilde alüminyum içeren bir terleme önleyici ürün kullanılması da kişinin meme kanserine yakalanacağı anlamına gelmez.
2017’deki tablo gerçek, ancak tek başına yeterli değil
Paylaşılan Tablo 4, bilimsel makalenin dikkat çekici bir bulgusunu gösteriyor. Üst-dış kadranda tümörü bulunan kadınların meme dokusunda alüminyum düzeyi kontrol grubundan daha yüksek bulunmuştu.
Aynı araştırmada genç yaşta koltuk altı ürünlerini çok sık kullandığını bildiren kadınlardan oluşan bir alt grupta da meme kanseriyle ilişki sinyali görüldü.
Ancak bu iki bulgu, koltuk altına sürülen alüminyum içeren ürünlerin meme kanserine neden olduğunu kanıtlamıyor. Çalışmanın tasarımı, küçük alt gruplar, geçmiş kullanımın hatırlamaya dayanması ve sonraki araştırmaların sonuçları birlikte değerlendirildiğinde daha temkinli bir yorum gerekiyor.
Bugünkü bilimsel tablo, deodorant veya terleme önleyici ürünlerin meme kanserine neden olduğunu gösteren yeterli kanıt bulunmadığı yönünde.
TIBBİ UYARI
Koltuk altı ürünleriyle ilgili kaygılar, meme kanseri taraması veya kişisel risk değerlendirmesinin yerini tutmaz. Memede yeni kitle, ciltte çekilme, meme başında değişiklik veya olağan dışı akıntı fark edilmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
KAYNAKLAR
1. EBioMedicine — Use of Underarm Cosmetic Products in Relation to Risk of Breast Cancer: A Case-Control Study — 2017
2. Cancer Investigation — Use of Antiperspirant Products and Risk of Breast Cancer: A Meta-Analysis of Case-Control Studies — 2024
3. National Cancer Institute — Antiperspirants/Deodorants and Breast Cancer — Güncel bilgi notu




