iPhone 18 Pro Sahneye Çıkıyor: A20 Pro Çipi, Değişken Diyafram Kamerası ve Yapay Zekâ Desteğiyle Neler Değişecek?
iPhone 18 Pro Sahneye Çıkıyor: A20 Pro Çipi, Değişken Diyafram Kamerası ve Yapay Zekâ Desteğiyle Neler Değişecek?
İçeriği Görüntüle

Kan tahlili için kola turnike takılması, uygun damarın bulunması, iğnenin yerleştirilmesi ve tüplerin doldurulması gibi yıllardır sağlık çalışanları tarafından gerçekleştirilen işlemler robotik sistemlere taşınıyor.

Hollanda merkezli tıbbi robotik şirketi Vitestro tarafından geliştirilen Aletta, rutin tanısal kan alma işleminin büyük bölümünü otonom olarak gerçekleştirmek üzere tasarlandı.

Sistemin performansını değerlendiren çok merkezli klinik araştırmanın sonuçları 2026 yılında Clinical Chemistry dergisinde yayımlandı. Çalışmada robotik sistemin ilk iğne girişimindeki başarı oranı yüzde 94,5 olarak bildirildi.

Damarı kızılötesi ve ultrasonla buluyor

Aletta’nın en dikkat çekici özelliği yalnızca robotik bir kol kullanması değil, kan alınacak damarı farklı görüntüleme yöntemlerini bir araya getirerek belirleyebilmesi.

Sistem, yakın kızılötesi görüntüleme ile ultrason teknolojisini birlikte kullanıyor. Doppler ultrason ise seçilen damarın atardamar değil toplardamar olduğunun doğrulanmasına yardımcı oluyor.

Uygun damar belirlendikten sonra robotik mekanizma iğneyi kontrollü şekilde yerleştiriyor.

Sistem daha sonra kan tüplerinin doldurulması, değiştirilmesi ve karıştırılması gibi işlemleri otomatik olarak gerçekleştiriyor. İşlem sonunda bandaj uygulanması da sistemin otomatikleştirmek üzere tasarlandığı aşamalar arasında bulunuyor.

İlk girişimde başarı yüzde 94,5

Clinical Chemistry’de yayımlanan çok merkezli araştırmada sistemin günlük klinik kullanımdaki performansı, güvenliği ve hasta deneyimi değerlendirildi.

Sonuçlara göre Aletta, kan alma işlemlerinde ilk iğne girişiminde yüzde 94,5 başarı oranına ulaştı.

Kan örneklerinin laboratuvar sonuçlarını etkileyebilecek şekilde parçalanmasını ifade eden hemoliz oranının ise yüzde 0,3 olduğu bildirildi.

Araştırmada orta veya ciddi düzeyde istenmeyen olay bildirilmedi.

Hastaların yüzde 90’ı robotla gerçekleştirilen işlemin ağrısını geleneksel kan alma işlemine kıyasla daha az veya benzer olarak değerlendirdi.

Amaç sağlık çalışanlarının yerini tamamen almak değil

Teknolojinin geliştirilmesinin arkasındaki önemli nedenlerden biri, laboratuvar ve kan alma merkezlerinde yaşanan personel ihtiyacı.

Otonom sistemlerin özellikle gün içerisinde çok sayıda kan örneğinin alındığı hastane ve laboratuvarlarda rutin işlemlerin bir bölümünü üstlenmesi hedefleniyor.

Vitestro’nun öngördüğü çalışma modelinde eğitimli bir sağlık çalışanının aynı anda birden fazla cihazı denetleyebilmesi amaçlanıyor.

Bu nedenle teknoloji, sağlık çalışanlarının tamamen devreden çıkarılmasından çok rutin kan alma işlemlerinin otomatikleştirilmesi ve personel kapasitesinin daha verimli kullanılması yaklaşımına dayanıyor.

Avrupa’da CE işareti aldı

Aletta, Avrupa Birliği’nde tıbbi cihazların güvenlik ve performans şartlarını gösteren CE işaretine sahip.

Ancak cihazın düzenleyici statüsü konusunda önemli bir ayrım bulunuyor.

Mevcut doğrulanabilir bilgilere göre Aletta ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından henüz onaylanmış değil ve ABD’de ticari veya klinik kullanıma sunulmuş değil.

Vitestro, ABD pazarı için düzenleyici izin sürecini yürütüyor ve sistemi değerlendirmek amacıyla ABD’de çok merkezli klinik çalışmalar üzerinde çalışıyor.

Bu nedenle “FDA dünyada bir ilke onay verdi” şeklindeki ifade mevcut resmî durumla doğrulanamıyor.

Kan alma işleminin geleceğini değiştirebilir

Kan alma, sağlık sisteminde en sık gerçekleştirilen işlemlerden biri. Buna karşın uygun damarın bulunması her hastada aynı kolaylıkta olmayabiliyor ve başarısız ilk girişimler işlemin tekrarlanmasına yol açabiliyor.

Robotik sistemlerin klinik açıdan önem kazanabilmesi için yalnızca damarı bulabilmeleri değil, gerçek hastane koşullarında güvenilir şekilde çalışmaları, kaliteli kan örneği sağlayabilmeleri ve hastalar tarafından kabul edilmeleri gerekiyor.

Aletta ile elde edilen çok merkezli sonuçlar bu açıdan önemli bir klinik veri sağlıyor.

Bununla birlikte Avrupa’daki CE işareti, ABD’de FDA izni anlamına gelmiyor. Teknolojinin ABD’deki geleceği, devam eden klinik değerlendirmelerin ve düzenleyici sürecin sonucuna bağlı olacak.

KAYNAKLAR

• Clinical Chemistry
• Vitestro
• ADOPT Çok Merkezli Klinik Araştırması
• Avrupa Komisyonu CORDIS
• ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)