Zeytinyağı Uzun Yaşamla İlişkili mi? Antik Yunan’dan Modern Bilime

Antik Yunan dünyasında zeytin ağacı sıradan bir tarım ürünü değildi.

Zeytin ve zeytinyağı; beslenmeden ticarete, spordan dini yaşama kadar toplumun farklı alanlarında kendine yer buluyordu. Günümüze ulaşan vazolar, amforalar ve yazılı kaynaklar zeytinyağının bu dünyadaki önemini açık biçimde gösteriyor.

Aradan binlerce yıl geçti.

Bugün zeytinyağı bambaşka bir nedenle araştırmacıların gündeminde:

Daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşamla ilişkili olabilir mi?

2024 yılında yayımlanan ve 2 milyon 710 binden fazla kişinin verilerini değerlendiren geniş kapsamlı bir meta-analiz, bu soruya dikkat çekici bir yanıt verdi.

Ancak sonuç “zeytinyağı ömrü uzatıyor” demek için yeterli değil.

Hikâyenin ayrıntıları çok daha ilginç.

ANTİK YUNAN’DA ZEYTİNYAĞI SADECE YEMEK DEĞİLDİ

Zeytin ağacının Antik Yunan kültüründe ekonomik, gündelik ve sembolik bir değeri bulunuyordu.

Zeytinyağı yemek hazırlanmasında kullanılmasının yanı sıra vücut bakımında ve spor yaşamında da kendine yer buluyordu.

The Metropolitan Museum of Art’ın Antik Yunan atletizmine ilişkin kayıtlarına göre sporcular antrenman ve müsabakalar sırasında bedenlerine zeytinyağı sürüyordu.

Zeytinyağının değeri bununla da sınırlı değildi.

Atina’da düzenlenen Panathenaia oyunlarının kazananlarına verilen ödüllerden biri, Athena’ya adanmış kutsal zeytinliklerden elde edilen yağdı.

Bu yağ özel Panathenaik amforalar içinde sunuluyordu.

Bazı yarışmalarda kazananlara çok sayıda yağ dolu amfora verilmesi, zeytinyağının ekonomik değerini de ortaya koyuyor.

Böylece zeytinyağı Antik Yunan’da sofrayla sınırlı olmayan; ekonomik, sportif ve kültürel yaşamın içine yerleşmiş bir üründü.

PEKİ MODERN BİLİM NE BULDU?

2024 yılında Food & Function dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve doz-yanıt meta-analizi, bugüne kadar konuyla ilgili gerçekleştirilen en geniş değerlendirmelerden birini sundu.

Araştırmacılar 30 makaleyi ve toplam 2 milyon 710 bin 351 kişiyi kapsayan prospektif verileri bir araya getirdi.

Daha yüksek zeytinyağı tüketenlerle daha düşük tüketenler karşılaştırıldığında dikkat çekici ilişkiler ortaya çıktı.

Daha yüksek zeytinyağı tüketimi;

kardiyovasküler hastalık görülme riskinde yaklaşık yüzde 15,

koroner kalp hastalığı riskinde yaklaşık yüzde 15,

kardiyovasküler nedenlere bağlı ölüm riskinde yaklaşık yüzde 23,

tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde ise yaklaşık yüzde 15 daha düşük göreli riskle ilişkiliydi.

Ancak burada kritik kelime “ilişkili”.

Bu sonuçlar, zeytinyağının tek başına bu risk azalmasına neden olduğunu kanıtlamıyor.

HER 10 GRAMDA AYNI SONUÇ MU?

Araştırmacılar yalnızca en fazla ve en az tüketen grupları karşılaştırmadı.

Tüketim miktarı arttıkça riskin nasıl değiştiğini de incelediler.

Günde her 10 gramlık zeytinyağı artışı;

kardiyovasküler hastalık riskinde yaklaşık yüzde 7,

inme riskinde yüzde 5,

kardiyovasküler ölüm riskinde yüzde 8,

tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde de yaklaşık yüzde 8 daha düşük göreli riskle ilişkili bulundu.

Fakat ilişki sonsuza kadar aynı biçimde devam etmiyordu.

Analizde kardiyovasküler hastalık açısından yaklaşık 18 gram, tüm nedenlere bağlı ölüm açısından ise yaklaşık 22 grama kadar olan tüketim aralığında risk azalması görüldü.

Bunun üzerinde aynı oranda ek yarar bulunduğu söylenemedi.

Bu nedenle sonuçlar “ne kadar fazla zeytinyağı, o kadar uzun ömür” biçiminde yorumlanamaz.

2,7 MİLYON KİŞİ ÇOK GÜÇLÜ BİR KANIT MI?

Katılımcı sayısı gerçekten büyük.

Fakat sayı tek başına nedenselliği kanıtlamıyor.

Meta-analizde değerlendirilen çalışmaların önemli bölümü prospektif kohort çalışmalarından oluşuyordu.

Araştırmacılar insanlara yıllarca rastgele zeytinyağı veya başka bir yağ vererek yaşam sürelerini karşılaştırmadı.

İnsanların beslenme alışkanlıklarını izledi ve zaman içinde ortaya çıkan hastalıklar ile ölümleri kaydetti.

Burada önemli bir sorun ortaya çıkıyor:

Daha fazla zeytinyağı tüketen insanlar aynı zamanda daha fazla sebze, meyve, baklagil ve balık tüketebilir.

Daha fazla hareket edebilir.

Daha az sigara içebilir.

Sağlık hizmetlerine erişimleri veya sosyoekonomik koşulları farklı olabilir.

Araştırmalarda bu faktörlerin birçoğu istatistiksel olarak hesaba katılsa da gözlemsel araştırmalarda “artık karıştırıcılık” tamamen ortadan kaldırılamıyor.

ZEYTİNYAĞINI TEK BAŞINA İNCELEYEN BAŞKA BÜYÜK VERİLER DE VAR

Harvard araştırmacılarının yaklaşık 92 bin ABD'li yetişkini 28 yıl boyunca izlediği ve 2022 yılında Journal of the American College of Cardiology'de yayımlanan çalışması da benzer yönde sonuçlar verdi.

Günde 7 gramdan fazla zeytinyağı tüketenlerde, hiç tüketmeyen veya çok seyrek tüketenlere kıyasla tüm nedenlere bağlı ölüm riski yüzde 19 daha düşük bulundu.

Kardiyovasküler ölüm riski de yüzde 19 daha düşüktü.

Ancak çalışmanın önemli bir başka sonucu daha vardı.

Tereyağı, margarin, mayonez ve süt yağı gibi bazı yağların zeytinyağıyla değiştirilmesi daha düşük ölüm riskiyle ilişkiliyken, diğer bitkisel yağların zeytinyağıyla değiştirilmesinde aynı avantaj belirgin değildi.

Bu ayrıntı önemli.

Sağlık etkisi yalnızca “zeytinyağı eklemekten” değil, beslenmede onun hangi yağın yerine geçtiğinden de etkilenebilir.

RANDOMİZE ÇALIŞMA NE SÖYLÜYOR?

Zeytinyağı konusunda yalnızca gözlemsel araştırmalar bulunmuyor.

İspanya'da gerçekleştirilen PREDIMED araştırmasında kardiyovasküler hastalık açısından yüksek risk taşıyan 7 bin 447 kişi incelendi.

Katılımcılar arasında sızma zeytinyağıyla desteklenmiş Akdeniz tipi beslenme uygulayan grupta, düşük yağlı beslenme önerisi verilen kontrol grubuna kıyasla kalp krizi, inme veya kardiyovasküler ölümden oluşan birleşik sonlanım daha düşük görüldü.

Yeniden analiz edilen çalışmada sızma zeytinyağlı Akdeniz diyeti grubunun göreli risk ölçümü yaklaşık yüzde 31 daha düşüktü.

Fakat burada da bir ayrım yapmak gerekiyor.

Araştırma yalnızca “zeytinyağına karşı zeytinyağı yok” deneyi değildi.

Test edilen şey, sızma zeytinyağıyla desteklenmiş bütün bir Akdeniz beslenme düzeniydi.

Dolayısıyla elde edilen etkinin tamamını yalnızca zeytinyağına yüklemek doğru olmaz.

ZEYTİNYAĞINDA NE VAR?

Zeytinyağının büyük bölümünü tekli doymamış yağ asitleri oluşturuyor.

Bunların başında oleik asit geliyor.

Özellikle sızma zeytinyağında hidroksitirozol ve oleuropein türevleri dahil çeşitli fenolik bileşikler de bulunuyor.

Bu bileşikler oksidatif stres, damar fonksiyonları ve inflamasyonla ilişkili biyolojik yollar açısından araştırılıyor.

Ancak zeytinyağının gerçek yaşamda oluşturduğu sağlık etkisini tek bir moleküle bağlamak mümkün değil.

Bir besinin etkisi, bütün beslenme düzeninin içinde değerlendirilmek zorunda.

ZEYTİNYAĞI “UZUN YAŞAM İKSİRİ” Mİ?

Hayır.

Bugünkü bilimsel veriler böyle bir tanımı desteklemiyor.

Hiçbir çalışma bir kişinin beslenmesine yalnızca zeytinyağı ekleyerek kaç yıl daha yaşayacağını söyleyemez.

Buna karşılık geniş prospektif araştırmalar oldukça tutarlı bir tablo ortaya koyuyor:

Aynı Yaşta Olsak da Aynı Yaşlanmıyoruz: 335 Kadının Moleküler Takibinden Çarpıcı Sonuç
Aynı Yaşta Olsak da Aynı Yaşlanmıyoruz: 335 Kadının Moleküler Takibinden Çarpıcı Sonuç
İçeriği Görüntüle

Daha yüksek zeytinyağı tüketimi, özellikle kardiyovasküler hastalıklar ve tüm nedenlere bağlı ölüm açısından daha düşük riskle ilişkili görünüyor.

Randomize beslenme araştırmaları da zeytinyağının önemli yer tuttuğu Akdeniz tipi beslenmenin kardiyovasküler koruma sağlayabileceğini destekliyor.

Dolayısıyla bilimsel olarak daha doğru soru:

“Zeytinyağı ömrü uzatır mı?” değil,

“Zeytinyağının yer aldığı sağlıklı bir beslenme düzeni daha düşük erken ölüm riskiyle ilişkili mi?”

Bugünkü kanıtların yanıtı bu ikinci soru için daha güçlü biçimde “evet” yönünde.

ANTİK YUNANLILAR UZUN YAŞAM SIRRINI BULMUŞ MUYDU?

Bunu söylemek tarihsel ve bilimsel açıdan mümkün değil.

Antik Yunanlıların zeytinyağını bugünkü kardiyovasküler biyoloji bilgisiyle kullandığına ilişkin bir kanıt bulunmuyor.

Zeytinyağının kültürlerindeki önemi ile modern epidemiyolojik araştırmaların sonuçları iki farklı bilgi alanı.

Ancak aralarında dikkat çekici bir köprü var.

Antik Akdeniz dünyasının en değerli ürünlerinden biri olan zeytinyağı, yaklaşık iki buçuk bin yıl sonra modern tıbbın en fazla araştırdığı besinlerden biri olmaya devam ediyor.

Ve bugünkü bilim, onu bir “ölümsüzlük iksiri” olarak değil; sağlıklı bir beslenme düzeninin güçlü parçalarından biri olarak konumlandırıyor.

TIBBİ UYARI

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Zeytinyağı enerji yoğun bir besindir ve tek başına hastalıkları önleyen veya yaşam süresini uzatan bir tedavi değildir. Sağlık yararı değerlendirilirken toplam beslenme düzeni, fiziksel aktivite, sigara kullanımı, vücut ağırlığı ve diğer yaşam tarzı etkenleri birlikte ele alınmalıdır.

KAYNAKLAR

Ke Y ve arkadaşları. Olive oil intake and cardiovascular disease, cancer, and all-cause mortality: a systematic review and dose-response meta-analysis of prospective cohort studies. Food & Function, 2024.

Guasch-Ferré M ve arkadaşları. Consumption of Olive Oil and Risk of Total and Cause-Specific Mortality Among U.S. Adults. Journal of the American College of Cardiology, 2022.

Estruch R ve arkadaşları. Primary Prevention of Cardiovascular Disease with a Mediterranean Diet Supplemented with Extra-Virgin Olive Oil or Nuts. New England Journal of Medicine, 2018.

The Metropolitan Museum of Art. Athletics in Ancient Greece ve Panathenaic Prize Amphora koleksiyon kayıtları.