HUKUK

4/D İşçilere Tayin Hakkı İçin Daha Ne Bekleniyor?

AYM, 4/D sürekli işçilerin yer değişikliği yasağını iptal etti. Ancak karar yürürlüğe girmeden önce gözler Meclis’e ve kamu kurumlarına çevrildi: Aile birliği için tayin bekleyen işçiler hâlâ net düzenleme istiyor.

Anayasa Mahkemesi’nin 4/D sürekli işçiler için verdiği tayin yasağı iptal kararı, kamu işçileri arasında büyük beklenti oluşturdu. Ancak kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasının üzerinden haftalar geçmesine rağmen, uygulamanın nasıl yapılacağına ilişkin net bir takvim ve yöntem hâlâ ortaya konulmadı.

AYM, 375 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilenlerin “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde” istihdam edilmesini öngören düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar, 9 Mart 2026’da yayımlandı ve iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.

Bu da uygulama için kritik tarihin 9 Aralık 2026 olduğunu gösteriyor. Ancak işçilerin sorduğu soru net: Madem Anayasa Mahkemesi yasağı hukuka aykırı buldu, tayin hakkının çerçevesi neden hâlâ hazırlanmadı?

Aile Birliği Bekletilebilir Mi?

Sürekli işçiler yıllardır özellikle eş durumu, sağlık mazereti, çocukların eğitimi ve aile bütünlüğü gibi gerekçelerle tayin hakkı talep ediyor. Memurlar için çeşitli mazeret tayini yolları bulunurken, aynı kamu hizmetinin içinde çalışan işçilerin bu konuda kapalı kapılarla karşılaşması tepki çekiyor.

AYM kararında da işçilerin yer değişikliği talep etmesini gerektirecek nedenlerin ortaya çıkabileceği vurgulandı. Mahkeme, mutlak yer değişikliği yasağının Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti.

Karar Var, Sistem Yok

Sorun artık “tayin hakkı olacak mı?” sorusundan çıktı. Asıl mesele, bu hakkın hangi kurallarla uygulanacağı.

İşçiler şu sorulara cevap bekliyor:

Eş durumu tayini nasıl yapılacak?
Sağlık mazereti kabul edilecek mi?
Kurumlar arası geçiş mümkün olacak mı?
İller arası nakil için puan sistemi getirilecek mi?
Başvurular hangi kurum üzerinden alınacak?
Ret kararlarına karşı hangi yol izlenecek?

Bu sorular yanıtsız kaldıkça, AYM kararı kağıt üzerinde umut veren ama sahada karşılığı beklenen bir başlık olarak duruyor.

Meclis ve Kurumlar Sorumluluk Almalı

İptal kararının 9 ay ertelenmesi, hukuki boşluk oluşmaması için tanınmış bir süre olarak değerlendiriliyor. Ancak bu süre, işçilerin mağduriyetinin görmezden gelineceği bir bekleme odasına dönüşmemeli.

Bugün yapılması gereken, kamu işçileri için açık, adil ve uygulanabilir bir tayin/nakil sistemi hazırlanmasıdır. Aile birliği, sağlık mazereti ve insani gerekçeler başta olmak üzere, kamu hizmetini aksatmadan işçilerin yaşamını da gözeten bir model kurulmalıdır.

İşçilerin Beklentisi Net

Sürekli işçiler artık belirsizlik değil, takvim istiyor. Genel ifadeler değil, yönetmelik istiyor. “Olacak” denilen hakkın nasıl kullanılacağını görmek istiyor.

AYM kararından sonra kamu otoritesinin önünde güçlü bir sorumluluk var:
Tayin hakkı daha fazla ertelenmemeli, işçilerin aile hayatı idari sessizliğe bırakılmamalı.