ABD'de 100 yaş ve üzerindeki 100 kişiyle gerçekleştirilen bir anket, uzun yaşayan bireylerin günlük hayatlarında hangi sağlıklı yaşam alışkanlıklarına yer verdiğini ortaya koydu. UnitedHealthcare tarafından yürütülen araştırmada sağlıklı beslenme, kas güçlendirme egzersizleri ve yürüyüş en sık belirtilen alışkanlıklar arasında yer aldı. Katılımcıların yanıtları, ileri yaşlarda hareketliliği korumanın ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmenin önemine dikkat çekti.
UnitedHealthcare'in 2025 yılında kamuoyuyla paylaştığı araştırma, ABD'de yaşayan 100 yaş ve üzerindeki 100 kişinin deneyimlerine dayanıyor. Mayıs 2026'da Health dergisinde ele alınan anket sonuçları, uzun yaşamın yalnızca beslenme veya egzersizden ibaret olmadığını; fiziksel hareketlilik, zihinsel iyilik hâli ve günlük yaşamın farklı alanlarını kapsadığını gösteriyor.
100 yaşını aşanların hayatında hangi 6 alışkanlık var?
Ankette katılımcıların sağlıklı yaşamla ilişkilendirdiği ve haftalık rutinlerinde yer verdiği altı alışkanlık öne çıktı.
Sağlıklı beslenme: Yüzde 67
Katılımcıların yüzde 67'si sağlıklı beslenmeyi iyi yaşlanmanın önemli unsurlarından biri olarak değerlendirdi.
Araştırmada belirli bir besin veya beslenme modeli ön plana çıkarılmadı. Bununla birlikte mevcut bilimsel bilgiler, sebze, meyve, tam tahıl ve kuruyemiş gibi besinleri içeren dengeli bir beslenme düzeninin kalp ve metabolizma sağlığını destekleyebildiğini gösteriyor.
Buradaki önemli nokta, tek bir yiyeceğin uzun yaşam sağlaması değil, beslenme düzeninin bütünüdür.
Kas güçlendirme egzersizleri: Yüzde 46
Ankete katılanların yüzde 46'sı kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler yaptığını bildirdi.
Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kas gücü azalabiliyor. Bu değişim, kişinin merdiven çıkma, sandalyeden kalkma, alışveriş yapma ve bağımsız hareket etme gibi günlük faaliyetlerini zorlaştırabiliyor.
Kas güçlendirme egzersizleri, yaşa bağlı kas kaybının etkilerini azaltmaya ve fiziksel işlevlerin korunmasına yardımcı olabiliyor.
Özellikle ileri yaşlarda kas gücünü korumak, yalnızca spor performansı açısından değil, günlük yaşamda bağımsızlığı sürdürebilmek bakımından da önem taşıyor.
Yürüyüş ve doğa yürüyüşü: Yüzde 42
Katılımcıların yüzde 42'si haftalık yaşamında yürüyüş veya doğa yürüyüşüne yer verdiğini belirtti.
Yürüyüş, özel ekipman gerektirmemesi ve kişinin fiziksel kapasitesine göre uyarlanabilmesi nedeniyle ileri yaşlarda uygulanabilecek hareket biçimleri arasında bulunuyor.
Düzenli yürüyüş kalp-damar sağlığını destekleyebiliyor, fiziksel dayanıklılığın korunmasına katkıda bulunabiliyor ve hareketsiz geçirilen zamanı azaltabiliyor.
Ancak ankette yürüyüş yapan kişilerin daha uzun yaşadığına ilişkin bir karşılaştırma yapılmadı. Bu nedenle yüzde 42'lik sonuç, yürüyüşün yaşam süresini belirli bir miktarda uzattığı anlamına gelmiyor.
Stresi azaltmaya yönelik etkinlikler: Yüzde 36
Araştırmada katılımcıların yüzde 36'sı meditasyon gibi stres azaltıcı etkinlikleri haftalık alışkanlıkları arasında gösterdi.
Uzun süreli stres; uyku düzeni, ruh sağlığı ve kalp-damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor.
Nefes egzersizleri, gevşeme uygulamaları ve kişinin keyif aldığı sakinleştirici etkinlikler stres yönetimine yardımcı olabiliyor.
Bununla birlikte anket, belirli bir stres azaltma yönteminin insan ömrünü uzattığını kanıtlamıyor.
Bahçecilik: Yüzde 29
Katılımcıların yüzde 29'u her hafta bahçe işleriyle ilgilendiğini bildirdi.
Bahçecilik; hareket etmeyi, doğayla temas kurmayı ve düzenli bir uğraşı aynı etkinlikte birleştirebiliyor.
Bitki yetiştirmek, sulama yapmak veya hafif bahçe işleriyle uğraşmak kişinin fiziksel kapasitesine uygun olduğunda hareketliliği destekleyebiliyor. Bu tür etkinlikler aynı zamanda günlük yaşama amaç ve rutin kazandırabiliyor.
Ancak bahçeciliğin tek başına yaşam süresini uzattığını gösteren bir sonuç bu anketten çıkarılamıyor.
Kapalı alanda aerobik egzersiz: Yüzde 28
Ankete katılanların yüzde 28'i kapalı alanda kalp ve dolaşım sistemini çalıştıran aerobik egzersizler yaptığını belirtti.
Sabit bisiklet, yüzme veya kişinin kapasitesine uygun diğer aerobik egzersizler bu etkinliklere örnek gösterilebilir.
Aerobik egzersizler kalp ve akciğerlerin çalışma kapasitesini destekleyebiliyor. Düzenli uygulandığında fiziksel dayanıklılığın korunmasına da katkı sağlayabiliyor.
Araştırmada bildirilen bu altı alışkanlığın oranları birbirinden bağımsızdır. Bir katılımcı aynı anda hem yürüyüş yapabilir hem bahçeyle ilgilenebilir hem de kas güçlendirme egzersizlerini sürdürebilir. Dolayısıyla yüzdeler birbirini dışlayan grupları temsil etmiyor.
Dünya Sağlık Örgütü ileri yaşlar için ne öneriyor?
Anket sonuçlarını değerlendirmek açısından önemli bir karşılaştırma, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) fiziksel aktivite önerileridir.
DSÖ, 65 yaş ve üzerindeki yetişkinlerin sağlık durumları ve fiziksel kapasiteleri elverdiği ölçüde haftada 150–300 dakika orta şiddette aerobik aktivite yapmalarını öneriyor.
Örgüt ayrıca haftanın en az iki gününde büyük kas gruplarını çalıştıran güçlendirme egzersizlerine yer verilmesini tavsiye ediyor.
Düşmeleri önlemek ve fiziksel işlevleri geliştirmek amacıyla denge ve güçlendirme çalışmalarını içeren çok bileşenli etkinliklerin haftada en az üç gün yapılması öneriliyor.
Bununla birlikte bu süreler herkes için başlangıç hedefi olarak değerlendirilmemeli. Fiziksel kapasitesi sınırlı kişilerin küçük miktarlarda hareketle başlaması ve aktivite düzeyini uygun biçimde artırması da sağlık açısından yarar sağlayabiliyor.
100 yaşına ulaşmak yalnızca yaşam alışkanlıklarına mı bağlı?
Uzun yaşamın tek bir açıklaması bulunmuyor. Genetik özellikler, çevresel koşullar, sağlık hizmetlerine erişim, sosyoekonomik etkenler ve yaşam boyunca sürdürülen davranışlar yaşlanma sürecinde rol oynayabiliyor.
UnitedHealthcare anketi, 100 yaşına ulaşmış kişilerin mevcut yaşam alışkanlıklarını ve değerlendirmelerini ortaya koyuyor. Ancak katılımcıları gençliklerinden itibaren izleyen, farklı yaşam alışkanlıklarına sahip grupları karşılaştıran veya belirli davranışların ölüm riskini ne kadar değiştirdiğini hesaplayan bir çalışma değil.
Üstelik araştırmanın 100 katılımcıyla sınırlı olması ve kişilerin kendi bildirimlerine dayanması, sonuçların bütün 100 yaş üstü nüfusa genellenmesini güçleştiriyor.
Bu nedenle anket, sağlıklı beslenmenin veya egzersizin tek başına 100 yaşına ulaşmayı sağladığını göstermiyor. Hangi alışkanlığın yaşam süresine ne kadar katkıda bulunduğunu da belirlemiyor.
Uzun yaşam kadar sağlıklı yaşlanmak da önemli
Araştırmadan çıkarılabilecek önemli noktalardan biri, yalnızca yaşam süresine değil, ileri yaşlarda yaşam kalitesine de odaklanılması gerektiği.
Kas gücünü korumak, hareketli kalmak ve zihinsel iyilik hâlini desteklemek; kişinin günlük faaliyetlerini sürdürebilmesi, sosyal yaşama katılabilmesi ve bağımsızlığını koruyabilmesi açısından değer taşıyor.
100 yaşını aşan kişilerin yanıtları bu alışkanlıkların ileri yaşlarda da sürdürülebildiğine ilişkin örnekler sunuyor. Ancak sağlıklı yaşlanmanın yolu herkes için aynı olmak zorunda değil.
Asıl hedef, 100 yaşına ulaşmayı garanti eden bir alışkanlık aramak değil; kişinin sağlık durumuna, fiziksel kapasitesine ve yaşam koşullarına uygun, bilimsel olarak desteklenen sağlıklı davranışları sürdürülebilir hâle getirmek.
TIBBİ UYARI
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Özellikle ileri yaşlarda, kronik hastalığı veya hareket kısıtlılığı bulunan kişiler yeni bir egzersiz programına başlamadan önce sağlık uzmanına danışmalıdır.
KAYNAKLAR
1. UnitedHealth Group. Reaching 100 with Care: Centenarians Reflect on Holistic Health. 16 Aralık 2025.
2. Fischer K. People Who Live to 100 Tend to Follow These 6 Weekly Habits. Health. 11 Mayıs 2026.
3. World Health Organization Regional Office for Europe. Physical Activity. 1 Eylül 2021.





