Uzmanlara göre süreç yalnızca tartıdaki rakamlarla sınırlı değil. İlacı bırakan birçok kişide “food noise” olarak tanımlanan sürekli yemek düşüncesi, artan açlık hissi ve porsiyon kontrolünde zorlanma yeniden ortaya çıkabiliyor.
GLP-1 ilaçları bırakılınca ne oluyor?
Son yılların en çok konuşulan kilo verme tedavileri arasında yer alan GLP-1 reseptör agonistleri; iştahı baskılayarak, mide boşalmasını yavaşlatarak ve tokluk hissini artırarak etki gösteriyor. Özellikle Wegovy ve Zepbound gibi ilaçlarla kullanıcıların ortalama vücut ağırlığının %15 ila %20’sini kaybedebildiği belirtiliyor.
Ancak Harvard’ın aktardığı analizde, ilacı bırakan kişilerin ayda yaklaşık yarım kiloya yakın geri alım yaşayabildiği ve iki yıl içinde verilen kiloların önemli bölümünün geri dönebildiği ifade edildi.
Bazı yeni gerçek yaşam verileri ise herkeste aynı sonucun görülmediğini gösteriyor. Cleveland Clinic tarafından paylaşılan analizde, bazı kullanıcıların kilo artışı yaşamadan süreci sürdürebildiği bildirildi.
Uzmanlar “aniden bırakmayın” diyor
Harvard uzmanları, GLP-1 ilaçlarının özellikle obezite tedavisinde kronik hastalık yaklaşımıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Maliyet, erişim sorunları veya yan etkiler nedeniyle bırakma kararı alınacaksa bunun mutlaka doktor kontrolünde yapılması öneriliyor.
Özellikle şu belirtilerin geri dönebileceği belirtiliyor:
- Sık acıkma
- Gece yeme isteği
- Tatlı krizleri
- Porsiyon kontrolünde zorlanma
- Hızlı kilo geri alımı
- Enerji düşüklüğü
Kilo geri almamak için hangi öneriler öne çıkıyor?
Harvard’ın değerlendirmesinde ilaç sonrası dönemde yaşam tarzının belirleyici hale geldiği ifade edildi. Uzmanların öne çıkardığı başlıklar şöyle sıralandı:
- Protein ağırlıklı beslenme
- Liften zengin öğünler
- Düzenli direnç egzersizi
- Uyku düzeninin korunması
- Öğün saatlerinin sabit tutulması
- Ani bırakma yerine kademeli azaltma
“GLP-1 sonrası dönem” yeni sağlık gündemi olabilir
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde yalnızca GLP-1 kullanımı değil, ilacı bırakan kişilerin nasıl takip edileceği de sağlık sistemlerinin önemli başlıklarından biri haline gelebilir. Çünkü araştırmalar, obezitenin kısa süreli değil uzun dönemli yönetilmesi gereken kronik bir durum olduğunu yeniden gündeme taşıyor.





