Yeni sistem en geç 6 Şubat 2026 itibarıyla yürürlüğe giriyor.
Bu değişiklik, e-ticaretten yararlanan milyonlarca tüketiciyi, alışveriş maliyetlerinde ciddi farklarla karşı karşıya bırakabilir.
Muafiyetin Tarihi Sona Erdi
30 Euro muafiyeti, yıllardır yurt dışından yapılan küçük alışverişlerde gümrük vergisi uygulanmaması için temel kıstas olarak kullanılıyordu. Ancak ticari olmayan küçük paketlerde dahi zaman içinde tespit edilen haksız rekabet ve standart sorunları, bu uygulamanın gözden geçirilmesine neden oldu.
Yeni sistemle birlikte, herhangi bir değere sahip olursa olsun yurtdışından gelen tüm ürünler gümrük vergisine tabi olacak. Bu da tüketicinin toplam maliyetini yükseltecek.
Vergi Oranları ve Uygulama
Yetkili kaynaklardan edinilen bilgilere göre yeni sistemde vergilendirme şu çerçevede olacak:
• AB kaynaklı ürünlerde belirli oranlarda gümrük vergisi ve vergisel yükümlülükler uygulanacak,
• Diğer ülkelerden gelen ürünlerde ise daha yüksek oranlı vergiler söz konusu olabilecek.
Gümrük vergileri, ürünün türüne ve menşe ülkesine göre değişebilecek; ayrıca Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) gibi ek yükler de devreye girebilecek.
Uzmanlar, yapılan düzenlemenin kademeli bir geçişle yürürlüğe konulmasının tüketici beklentileri açısından önemli olduğunu vurguluyor.
Tüketici ve Küçük Alışverişler Nasıl Etkilenecek?
Yeni sistemle birlikte özellikle düşük fiyatlı ürünlerde gümrük maliyetleri kaçınılmaz hale gelecek. Bu da popüler e-ticaret platformlarından yapılan küçük değerli alışverişlerde bile nihai fiyatın yükselmesine yol açacak.
Küçük ürünler için ödeme kolaylıkları ve minimum beyan kriterlerinin yeniden şekillendirilmesi, piyasadaki talep dinamiklerini de etkileyecek. Uzmanlar bu değişimin ilk etapta tüketici tarafında “alışma maliyetini artırıcı” bir etki yapacağını belirtiyor.
Ekonomist Yadigar Akbaba’dan Değerlendirme
Ekonomi uzmanı Yadigar Akbaba, sosyal medya ve basın açıklamalarında yeni düzenlemenin yerli üretimi ve ekonomik dengeyi güçlendirecek bir adım olduğunu ifade etti:

“30 Euro muafiyetinin tamamen kaldırılması, özellikle yerli üreticiler açısından uzun vadede avantaj sağlayacaktır. Haksız rekabeti azaltıp, standart ve güvenlik denetimlerinin etkinliğini artırarak piyasada daha sağlıklı bir denge oluşmasına katkı verir.”
Akbaba’ya göre, tüketici tarafında kısa vadede artan maliyet algısı görülebilir ancak bu durumun ekonominin genel dengesini güçlendiren bir reform olduğu anlaşılmalı.
“Bu tür yapısal adımlar, sürdürülebilir ve şeffaf bir ekonomik düzene giden yolda gereklidir. Tüketicinin kısa süreli yükü, uzun vadede istikrar açısından olumlu sonuçlar doğurabilir.”
Sektör Temsilcileri Ne Diyor?
Perakende ve lojistik sektör temsilcileri de görüş bildirdi. Yapılan açıklamalarda, yeni sistemin vergi uyumunu artıracağı, ancak işletmelerin ve tüketicilerin bu geçişe hazırlıklı olması gerektiği ifade edildi.
Firmalar, vergi, gümrük ve lojistik süreçlerinin dijitalleşmesiyle birlikte işlem maliyetlerinin şeffaf hale gelmesinin sektörün güvenini artıracağını öngörüyor.
Sonuç: Yeni Dönem, Yeni Alışkanlıklar
6 Şubat 2026 itibarıyla devreye girecek bu köklü değişiklik, yurtdışından alışveriş alışkanlıklarını yeniden şekillendirecek. Tüketiciler, artık ürün fiyatına ek olarak vergi ve gümrük maliyetini de hesaba katmak zorunda kalacak.
Ekonomistlerce bu düzenlemenin rekabeti eşitleyen bir adım olduğu sıkça vurgulanırken, tüketici davranışlarının da bu yeni döneme uyum sağlaması bekleniyor.





