2025 yılına ilişkin iç satış verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 160 milyar adet sigara satıldığı, bunun da yaklaşık 8 milyar paket sigaraya karşılık geldiği değerlendiriliyor.

Bir pakette 20 sigara bulunduğu dikkate alındığında 8 milyar paketlik satış, yıl boyunca her gün yaklaşık 21,9 milyon paket sigara tüketildiği anlamına geliyor. Bu miktar, Türkiye’de yaklaşık 22 milyon kişinin her gün bir paket sigara içmesine eşdeğer bir tablo ortaya çıkarıyor.

Cycle Syncing Trendi Büyüyor: Adet Döngüsüne Göre Beslenme ve Egzersiz Gerçekten İşe Yarıyor mu?
Cycle Syncing Trendi Büyüyor: Adet Döngüsüne Göre Beslenme ve Egzersiz Gerçekten İşe Yarıyor mu?
İçeriği Görüntüle

OECD’nin Health at a Glance 2025 raporunda da Türkiye’de tütün kullanımının yüksek seyrettiği görülüyor. Rapora göre Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusta günlük sigara içme oranı %28,3 olarak kaydedildi. Bu oran erkeklerde %41,3, kadınlarda ise %15,5 düzeyinde yer aldı.

Veriler, satış miktarı ile günlük içici oranı birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’de sigara tüketiminin yalnızca yaygınlık açısından değil, kişi başına tüketim hacmi bakımından da dikkat çekici seviyede olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 8 milyar paketlik yıllık satış, günlük sigara içenlerin ortalama tüketiminin günde bir pakete yakın ya da bazı gruplarda bunun üzerine çıkabildiğine işaret ediyor.

Uzmanlara göre sigara kullanımı; akciğer kanseri, kalp ve damar hastalıkları, KOAH, inme ve birçok kronik hastalık için en önemli önlenebilir risk faktörleri arasında yer alıyor. Pasif içicilik de çocuklar, gebeler, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için ciddi sağlık riski oluşturuyor.

Türkiye’de kapalı alanlarda sigara yasağı, tütün ürünlerine yönelik vergi politikaları, paket uyarıları ve dumansız hava sahası uygulamalarına rağmen tüketim hacminin yüksek seyretmesi, tütünle mücadelede yeni adımların tartışılmasına neden oluyor.

Sağlık politikaları açısından tablo, sigarayı bırakma hizmetlerinin güçlendirilmesi, gençlere yönelik önleyici çalışmaların artırılması ve tütün endüstrisinin yeni ürün stratejilerine karşı daha sıkı denetimlerin önemini bir kez daha gündeme taşıyor.