GENEL

Tarım arazilerindeki izinsiz yapılara sıkı müdahale: 1 ay içinde yıkım

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, 4 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, özellikle tarım arazileri üzerindeki izinsiz yapılaşmaya karşı daha sert ve hızlı müdahale sürecini gündeme taşıdı.

Yönetmelikle birlikte, tarım topraklarının korunması, sınıflandırılması, geliştirilmesi ve amaç dışı kullanımının önlenmesine ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlendi. Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise, tarım arazilerinde mevzuata aykırı şekilde yapılan yapılaşmalara karşı uygulanacak daha sıkı denetim ve müdahale süreci oldu.

Son yıllarda özellikle bungalov, hobi bahçesi, bağ evi ve benzeri yapılar üzerinden artan tarım arazisi işgali, yeni yönetmelikle yeniden mercek altına alındı. Tarımsal üretim amacı dışında kullanılan alanlarda, ilgili mevzuata aykırı yapıların tespiti halinde idari sürecin hızlandırılması ve izinsiz yapıların kısa süre içinde kaldırılması bekleniyor.

Düzenleme, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde; toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve planlı arazi kullanımının sağlanmasına yönelik hükümler içeriyor. Böylece verimli tarım alanlarının kontrolsüz yapılaşma baskısından korunması hedefleniyor.

Yönetmelikte ayrıca, hangi alanların kapsam içinde olduğu da ayrıntılı biçimde tanımlandı. Bazı özel kanunlar kapsamındaki alanlar hariç olmak üzere, tarım dışı kullanım baskısı altındaki tarım arazilerine yönelik uygulama çerçevesi netleştirildi. Bu kapsamda kamu yararı, arazi etüdü, bağ evi ve ilgili idari birimlere ilişkin tanımlara da yer verildi.

Yeni dönemde, tarım arazileri üzerinde izinsiz yapılaşmaya karşı daha kararlı bir uygulama sürecinin işletilmesi, kaçak kullanımların önüne geçilmesi ve üretim niteliği taşıyan alanların korunması amaçlanıyor. Özellikle son yıllarda tarım arazilerinin parçalara ayrılarak konut, dinlenme alanı veya ticari kullanım amacıyla değerlendirilmesi yönündeki eğilime karşı, denetim ve yaptırım mekanizmasının güçlendirilmesi bekleniyor.

Tarım arazilerinin korunmasına dönük bu adımın, hem gıda güvenliği hem de kırsal alanların sürdürülebilirliği açısından yeni bir dönemin kapısını araladığı değerlendiriliyor.