Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Prof. Dr. Nilüfer Kale ve Dr. Zilan Topçu, yeni düzenlemenin özellikle erken evredeki hastalarda tanıyı hızlandırabilecek bir çerçeve sunduğunu belirtiyor. Güncellenen yaklaşım, yalnızca klinik ataklara ve klasik MR bulgularına değil; biyobelirteçlere, optik sinir tutulumuna ve bazı ileri görüntüleme göstergelerine de daha fazla alan açıyor.

Prof. Dr. Nilüfer Kale, 2024 revizyonunun en dikkat çekici yönlerinden birinin tanıda bekleme süresini kısaltma potansiyeli olduğunu vurguluyor. Kale’ye göre özellikle klinik izole sendromla başvuran hastalarda, beyin omurilik sıvısında oligoklonal bant pozitifliği ya da kappa serbest hafif zincir yüksekliği gibi bulguların daha görünür hale gelmesi, ikinci bir atak ya da yeni lezyon gelişimini beklemeden tanı koyma olasılığını güçlendiriyor. Bu değişiklik, yıllardır “izleyelim, görelim” çizgisinde yürüyen bazı dosyalarda tanısal belirsizliği azaltabilecek bir adım olarak öne çıkıyor.

Kale, erken tanının yalnızca tanısal bir konfor alanı oluşturmadığını, aynı zamanda tedavi stratejisinin zamanlamasını da doğrudan etkilediğini ifade ediyor. Son yıllarda MS’de hastalık aktivitesini erken dönemde baskılamanın uzun vadeli nörolojik kaybı azaltabileceğine dair yaklaşımın güçlendiğini belirten Kale, bu nedenle yeni kriterlerin klinik pratiğe yalnızca teorik değil, gerçek hasta yönetimi açısından da etkili biçimde yansıyacağını değerlendiriyor. 2024 revizyonlarının temel ruhunun, “geciken tanı yerine güvenli ama daha erken tanı” anlayışı olduğunu söylüyor.

Dr. Zilan Topçu ise yeni kriterlerde “mekânda yayılım” başlığındaki genişlemeye dikkat çekiyor. Önceki çerçevede dört anatomik bölge üzerinden yapılan değerlendirmeye artık optik sinirin de eklenmesi, özellikle optik nörit ile başvuran hastalar açısından önemli bir değişiklik olarak görülüyor. Topçu’ya göre bu güncelleme, görme yakınmalarıyla gelen ve uzun süre şüpheli kabul edilerek izlenen bazı hastalarda tanısal süreci daha net hale getirebilir. Görsel sistemin artık tanısal haritaya daha belirgin şekilde işlenmesi, nörolojide uzun süredir hissedilen boşluklardan birinin doldurulması anlamına geliyor.

Topçu, görüntüleme alanındaki yeniliklerin de dikkatle ele alınması gerektiğini belirtiyor. Santral ven bulgusu ve paramanyetik rim lezyonları gibi ileri MR işaretleri, artık MS lehine yorumlanabilecek destekleyici göstergeler arasında yer alıyor. Ancak bu bulguların klinik değeri artarken, her merkezde aynı teknik altyapının bulunmadığını da hatırlatıyor. Bu nedenle yeni kriterlerin sunduğu imkanların, merkezlerin deneyimi ve teknolojik donanımıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Bir başka deyişle, kriterler genişlese de yorum gücü hâlâ hekimin klinik terazisinde tartılıyor.

2024 güncellemesinin bir diğer önemli başlığı da radyolojik izole sendrom oldu. Daha önce klinik belirti ortaya çıkmadan yalnızca görüntüleme bulgularıyla izlenen bazı yüksek riskli bireylerde, artık MS tanısına daha yakın bir yaklaşım benimseniyor. Uzmanlar, bunun erken tedavi açısından önemli fırsatlar sunduğunu, ancak aynı zamanda aşırı tanı ve gereksiz tedavi riskini de beraberinde getirebileceğini vurguluyor. Bu nedenle hem Prof. Dr. Nilüfer Kale hem de Dr. Zilan Topçu, tanı koyarken yalnızca kriter kutucuklarını işaretlemenin yetmeyeceğini, her hastanın yaşını, başvuru öyküsünü, klinik seyrini ve ayırıcı tanı olasılıklarını birlikte düşünmek gerektiğini ifade ediyor.

Hayatın Son Saatlerinde Neler Yaşanıyor?
Hayatın Son Saatlerinde Neler Yaşanıyor?
İçeriği Görüntüle

Güncel literatürde de bu revizyonların “daha erken ve daha hassas tanı” hedefi taşıdığı belirtiliyor. Bununla birlikte bazı yayınlarda, yeni kriterlerin genişletilmiş yapısının sahada daha fazla doğrulama çalışmasıyla desteklenmesi gerektiği, özellikle biyobelirteçlerin ve ileri görüntüleme bulgularının farklı merkezlerde standardizasyonunun hâlâ önemli bir mesele olduğu kaydediliyor. Yani tablo umut verici, fakat bilim dünyası henüz son noktayı koymuş değil. Tanı kapısı biraz daha erken açılıyor; fakat o kapıdan kimin gerçekten MS tanısıyla geçeceğine yine dikkatli klinik değerlendirme karar veriyor.