BMJ editörlerine göre ülkedeki kamu hastaneleri, artan hasta yükü, ağır ekonomik yaptırımların yarattığı kaynak kıtlığı ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet nedeniyle “işlevini kaybetme riski” ile karşı karşıya.

BMJ’ye yansıyan saha verilerine göre, İran’daki birçok büyük hastanede yatak doluluk oranları sürekli yüzde 100’ün üzerinde seyrediyor. Acil servislerde saatler süren bekleme süreleri, yoğun bakım ünitelerinde yer bulunamaması ve temel ilaçlara erişimde yaşanan aksaklıklar artık istisna değil, günlük rutinin bir parçası haline gelmiş durumda. Özellikle kalp, kanser ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıkları olan hastaların düzenli tedaviye ulaşmakta ciddi güçlük yaşadığı belirtiliyor.

Sağlık çalışanları tükenme noktasında

BMJ analizinde en dikkat çeken başlıklardan biri de sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu psikolojik ve fiziksel tükenmişlik. Doktorlar ve hemşireler, aşırı iş yükü, düşük ücretler ve artan toplumsal öfkenin hedefi haline gelmiş durumda. Hasta yakınlarıyla yaşanan tartışmaların sık sık şiddete dönüştüğü, bazı hastanelerde güvenlik görevlilerinin bile yetersiz kaldığı aktarılıyor.

BMJ’ye konuşan İranlı hekimler, artık sadece tıbbi kararlar almakla değil, aynı zamanda kendi can güvenliklerini korumakla da uğraştıklarını belirtiyor. Bu ortamda genç doktorların kamu hastanelerinden ayrıldığı, yurt dışına göçün hızlandığı ve deneyimli personel açığının büyüdüğü vurgulanıyor.

Yaptırımlar ve kaynak kıtlığı sağlık hizmetlerini vurdu

BMJ, İran’daki sağlık krizinin sadece tıbbi değil, aynı zamanda ekonomik ve politik bir sorun olduğunun altını çiziyor. Uluslararası yaptırımlar, tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemelerinin ithalatını zorlaştırırken, döviz sıkıntısı birçok hastanenin modern ekipmanlara erişimini kısıtlıyor. Bu durum, kanser tedavileri, diyaliz hizmetleri ve ileri görüntüleme teknikleri gibi hayati alanlarda ciddi aksamalara yol açıyor.

BMJ editörleri, bazı hastanelerde eskiyen cihazların yedek parça bulunamadığı için kullanılamaz hale geldiğini, bunun da tanı ve tedavi süreçlerini doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Hastalar da sistemden kopuyor

Türk Akademisyene Tarihi Görev Prof. Dr. Fatma Deniz, Berlin Teknik Üniversitesi Rektörü Oldu
Türk Akademisyene Tarihi Görev Prof. Dr. Fatma Deniz, Berlin Teknik Üniversitesi Rektörü Oldu
İçeriği Görüntüle

Raporda, sağlık sistemindeki bu çöküşün en ağır bedelini hastaların ödediği vurgulanıyor. Maddi gücü olanlar özel merkezlere yönelirken, düşük gelirli kesimler ya tedaviyi erteliyor ya da tamamen vazgeçmek zorunda kalıyor. Bu durum, önlenebilir ölümlerin ve kalıcı sağlık kayıplarının artmasına yol açıyor.

BMJ, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların sağlık hizmetlerine erişiminin dramatik biçimde kötüleştiğine dikkat çekiyor.

BMJ’den uluslararası çağrı

BMJ, İran’daki sağlık krizinin yalnızca ülke sınırları içinde kalmayacak bir insani sorun haline gelme riski taşıdığı uyarısında bulunuyor. Sağlık çalışanlarının korunması, temel ilaç ve tıbbi malzeme akışının güvence altına alınması ve sağlık sisteminin siyasi gerilimlerin dışında tutulması gerektiği vurgulanıyor.

BMJ’ye göre, bir ülkede sağlık sistemi çökerse bunun bedelini sadece doktorlar değil, milyonlarca hasta ve gelecek nesiller öder.