2026 Asgari Ücret İçin Kritik Tahmin: “27–30 Bin TL Aralığı Masada
2026 Asgari Ücret İçin Kritik Tahmin: “27–30 Bin TL Aralığı Masada
İçeriği Görüntüle
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan Değer Artış Payı Uygulama Yönetmeliği, imar planı değişikliğinden kaynaklanan taşınmaz değer artışının %90’ının kamuya aktarılmasını öngörüyor. Düzenleme, “şehir rantının kamuya kazandırılması” amacıyla savunulsa da, getirilen oran kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı. 🔍 En büyük tartışma: Oran çok yüksek Dünyada benzer uygulamalar bulunsa da, uzmanlara göre %90’lık oran oldukça sert. Pek çok ülke, imar kaynaklı değer artışından %30–60 arası pay alıyor. Türkiye’de getirilen oranın bu seviyeleri aşması, hem yatırımcılar hem de küçük arsa sahipleri açısından belirsizlik yaratıyor. Şehircilik uzmanları, “Kamu yararı elbette önemlidir ancak bu oran mülkiyet hakkı üzerinde aşırı bir baskı oluşturabilir. İmar değişikliği artık yatırım iştahını da azaltabilir.” görüşünü dile getiriyor. 📉 Mülkiyet hakkı tartışması büyüyor Yeni düzenlemeye göre, bir arsanın değeri plan değişikliğiyle yükseldiğinde, ortaya çıkan artışın yalnızca %10’u arsa sahibi üzerinde kalacak. Özellikle küçük mülk sahipleri, bu tabloyu adaletsiz olarak nitelendiriyor: “Arsa bizim, artışın %90’ı kamuya gidiyor. Yeniden imar izni istemeye cesaret bırakmayan bir düzenleme,” yorumları dikkat çekiyor. 🏘️ Belediyeler üzerindeki güç artıyor Bir diğer eleştiri ise, imar planı değişikliklerini yapma yetkisine sahip belediyeler ve kurumlar üzerinde oluşabilecek güç birikimi. Uzmanlara göre yüksek oran, ileride yeni bürokratik sıkıntılara ve uygulamada keyfî kararlara kapı aralayabilir. 🏗️ Amaç doğru, yöntem tartışmalı Şehircilik çevrelerinde ortak görüş, “imar rantının kamulaştırılması” fikrinin doğru olduğuna, ancak getirilen oranın hem piyasa dengelerini hem de vatandaşın mülkiyet hakkını zorlayabileceğine işaret ediyor. Ekonomistler ise bu hamlenin gayrimenkul yatırımını yavaşlatma riski taşıdığı görüşünde. Yeni düzenleme yürürlüğe girerken, önümüzdeki dönemde hem uygulama örnekleri hem de toplumdan gelecek tepkiler yönetmeliğin geleceğini belirleyecek gibi görünüyor.