Birkaç yıl önce orduda görev yaparken, kalp ameliyatı geçirmiş yüksek rütbeli bir subay (general) benden sağlıklı yaşam tarzı konusunda araştırma yapmamı istemişti. Günler süren araştırmalarımın sonunda vardığım sonuç şuydu: Tıbbi literatürün ve kaynakların büyük çoğunluğunda aşağı yukarı aynı öneriler yer alıyor ve burada olağanüstü, yani mucizevi sayılabilecek bir şey yok.

Doğru yaşam tarzı ve beslenme, insan sağlığının temelidir.
Topladığım bilgilerin daha geniş kitlelere, özellikle kalp hastalığı olan ya da risk grubunda bulunan kişilere faydalı olacağını düşünerek paylaşmaya karar verdim. Aslında yazılanların ne kadar basit uygulamalar olduğunu okudukça siz de göreceksiniz. Sadece bunları günlük rutine dönüştürmek yeterlidir.
Hareket edin! Aktif bir yaşam süren kişilerde kalp hastalıklarına yakalanma riski azalır. Sağlıklı bireyler haftada en az 5 saat (günde 30–60 dakika) spor yapmalıdır (tempolu yürüyüş, jimnastik vb.). Fiziksel aktivite kalp sağlığı için çok önemlidir. Kalp bir kastır; diğer tüm kaslar gibi aktif çalışmalıdır. Hareketsizlik tüm vücutta (ve kalpte) durgunluğa yol açar; bunun sonucunda sağlıkla ilgili çeşitli bozukluklar ortaya çıkabilir. Kalp için en faydalı fiziksel aktiviteler yüzme, koşu ve uzun mesafe yürüyüşleridir. (Bu konuyla ilgili yazdığım makaleyi okumanızda fayda var. https:/tibbiyebulteni.com/aktif-yasam-tarzinin-onemi?sfnsn=wa)
Sağlığını korumak isteyen kişi kendini stresten ve aşırı heyecandan uzak tutmalıdır. Stres sırasında büyük miktarda adrenalin hormonu salgılanır. Adrenalinin etkisiyle nabız artar, damarlar büzüşür. Bunun sonucunda kalp daha hızlı yaşlanır ve kalpte çeşitli bozukluklar ortaya çıkar. Fiziksel aktivite stresin kalp (ve tüm vücut) üzerindeki olumsuz etkisini azaltır. Bu nedenle stresli durumlarda daha aktif olun, spor yapın, temiz havada yürüyüşe çıkın.
Yeterli uyku ve dinlenme kalp sağlığı için son derece önemlidir. Gün içinde birkaç kez uzanıp dinlenmek gerekir. Bu, kalp-damar sisteminin yükünü hafifletir ve oluşan gerginliği azaltır.
Sigaradan uzak durun! Sadece sigara içmemek yetmez; sigara içilen ortamlardan da uzak durmak gerekir. Sigara gibi kötü bir alışkanlık kalp sağlığını ciddi şekilde olumsuz etkiler. Sigara dumanındaki zehirli maddeler kalbin sürekli olarak zehirlenmesine neden olur. Bu nedenle kalbini sağlıklı tutmak isteyen herkes mutlaka sigarayı bırakmalıdır. “Zararsız” sigara yoktur!
Alkollü içeceklerin düzenli tüketimi de çok zararlıdır. Alkollü içeceklerde bulunan etanol son derece güçlü bir zehirdir ve kalp kasını sürekli olarak zehirler.
Diyet yapın! Yalnızca acıktığınızda yiyin, tam doymadan sofradan kalkın. Beslenme menüsünde meyve ve sebzeler ile deniz ürünleri ağırlıklı olmalıdır. Doymuş yağlar yerine doymamış yağ asitleri içeren besinler tercih edilmelidir. Aşırı yağlı, kızartılmış, tuzlu, tütsülenmiş ve hazır (fast-food) gıdaları sınırlandırın. Beslenme menüsünde mümkün olduğunca çeşitlilik olmalıdır; her gün aynı meyve ve sebzeleri tüketmek fayda sağlamaz. Günlük tuz tüketimi 5 gramı geçmemelidir.
Vücuda belirli aralıklarla dinlenme verin; buna “saniter saat” denilebilir. Haftada ya da iki haftada bir gün tamamen aç kalmak faydalı olabilir. Aşırı yemeye çalışmayın; fazla yemek vücut için gereksiz ve verimsiz bir yüktür. Tatlı ve şeker tüketimini azaltın.
Her gün 2–3 litre doğal (çiğ) su içmeye alışın. Sabah uyanır uyanmaz 200 gram ve her saat başı 100 gram su için. Yemek sırasında su içmeyin; çünkü su mideyi hızlıca terk ederken mide suyunu da beraberinde götürür ve bu durum sindirimi zorlaştırır. Yemekten 30 dakika önce ve yemekten sonraki 1,5–2 saat boyunca su içmeyin.
İdeal kilonuzu koruyun! Herkes kendi ideal kilosunu hesaplamalı ve kilo almamaya çalışmalıdır. İdeal kiloda olan kişilerde tansiyon daha düşüktür ve kandaki yağ oranı azalır. Obezite, kalp hastalıklarına bağlı ölüm riskini artıran önemli bir faktördür.
Tansiyonunuzu normal sınırlar içinde tutun! Kan basıncını yükselten davranışlardan ve gıdalardan uzak durun.
Kolesterolünüzü kontrol altında tutun! Eğer kolesterol seviyeniz yüksekse, doktor önerisiyle özel bir diyete başlamalısınız.
Şeker hastalığından korunmaya çalışın! Son yıllarda diyabet hastalarında kalp sorunlarının da hızla arttığı görülmektedir. Diyabet hastalarında kan şekeri düzeyi hiçbir zaman normal sınırların üzerine çıkmamalıdır.
Unutmayın, sağlığımız kendi elimizdedir. Bize bahşedilen hayatı güzel, sağlıklı ve anlamlı yaşama seçimi bize verilmiştir; bunun için dikkatli ve disiplinli olmak yeterlidir.

İşin trajikomik tarafı ise şudur: Söz konusu general benden olağanüstü bir reçete, adeta bir “ölümsüzlük iksiri” bekliyordu. Ben de ona, anlatamasam da, mucizevi bir şeyin mümkün olmadığını, sadece belirli kurallara uymanın gerektiğini anlatmaya çalıştım. Sonuçta ertesi sabah beni gördüğünde, yazdıklarımdan memnun kalmadığını belirtmek için böyle söyledi: “Senin yazdıklarını bana evde her gün eşim de söylüyor.”