Bir sabah uyanıyorsunuz ve hiçbir şey yapmak istemiyorsunuz. Yorgun değilsiniz, hasta değilsiniz ama içinizde görünmeyen bir ağırlık var. İşte depresyon çoğu zaman böyle başlıyor: sessiz, yavaş ve sinsi.

Son yıllarda “depresyon belirtileri”, “depresyon testi”, “depresyon nasıl geçer” aramaları zirve yaptı. Uzmanlar uyardı: Bu bir ruh hali değil, tedavi edilmesi gereken bir hastalık.


Bu hastalık aslında nedir?

Depresyon, tıbbi adıyla majör depresif bozukluk; kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını etkileyen ciddi bir ruh sağlığı hastalığıdır. Sadece üzgün olmak değildir. Beyindeki kimyasal dengelerin, stres sisteminin ve düşünce kalıplarının bozulmasıyla ortaya çıkar.

Geçici moral bozukluğu ile karıştırılmamalıdır. Haftalarca süren çökkünlük, isteksizlik ve umutsuzluk varsa alarm çalıyor olabilir.


En sinsi belirtiler

Depresyon her zaman ağlayarak gelmez. Bazen maske takar.

  • Sürekli yorgunluk

  • Sabah yataktan kalkamama

  • Hiçbir şeyden keyif alamama

  • İştah artışı ya da kaybı

  • Uyku bozukluğu

  • Nedensiz suçluluk duygusu

  • Konsantrasyon güçlüğü

  • Ölüm düşünceleri

Şok eden gerçek şu: Birçok kişi bu belirtileri “stres” deyip geçiştiriyor.


Kimler farkında olmadan risk altında?

Herkes risk altında. Ancak özellikle:

  • Yoğun stres yaşayanlar

  • Kronik hastalığı olanlar

  • İşsizlik veya ekonomik baskı altında olanlar

  • Ergenler ve genç yetişkinler

  • Doğum sonrası anneler

  • Ailesinde depresyon öyküsü olanlar

Depresyon yaşa bakmıyor. Çocuklarda bile görülebiliyor.


Evde nasıl korunabilirsiniz?

Depresyonu tamamen engellemek mümkün olmasa da risk azaltılabilir:

Basit gibi görünen bu adımlar, beynin stres sistemini dengede tutar.


Doktorlar nasıl teşhis koyuyor?

Tanı kan testiyle konmaz. Psikiyatri uzmanı; belirtilerin süresi, şiddeti ve kişinin günlük yaşamına etkisini değerlendirir. Uluslararası tanı kriterleri kullanılır. Gerekirse başka hastalıkları dışlamak için kan testleri istenebilir.

En önemli kriter: Belirtilerin en az iki hafta sürmesi ve yaşam kalitesini bozması.


Güncel ve yeni tedaviler neler?

  • Antidepresan ilaçlar

  • Bilişsel davranışçı terapi

  • EMDR gibi travma odaklı terapiler

  • Dirençli vakalarda manyetik beyin uyarımı (TMS)

  • Nadir durumlarda EKT

Son yıllarda kişiye özel tedavi yaklaşımları öne çıkıyor. Tek tip çözüm yok.


Son dönemde çıkan çarpıcı gelişmeler

Araştırmalar, bağırsak mikrobiyotası ile depresyon arasında güçlü bağ olabileceğini gösteriyor. Ayrıca hızlı etkili bazı yeni ilaçlar özellikle ağır vakalarda umut verici sonuçlar veriyor.

Uzmanlar uyardı: Sosyal medya kullanımı ile depresyon belirtileri arasında da ciddi ilişki saptanıyor.


En çok aranan sorular ve net cevaplar

Depresyon kendi kendine geçer mi?
Hafif vakalar düzelebilir ancak çoğu zaman profesyonel destek gerekir.

Antidepresan bağımlılık yapar mı?
Hayır, doğru kullanıldığında bağımlılık yapmaz.

Depresyon güçsüzlük mü?
Hayır. Bu biyolojik ve psikolojik temeli olan bir hastalıktır.

Depresyon intihara yol açar mı?
Tedavi edilmezse risk artabilir. Bu nedenle erken müdahale hayati önem taşır.


Uzman değerlendirmesi

Psikiyatri uzmanları, “Depresyon modern çağın en sessiz tehlikesi. En büyük sorun insanların yardım istemekten çekinmesi” görüşünde. Erken tanı ve doğru tedaviyle iyileşme oranı oldukça yüksek.


Depresyon kader değil, tedavi edilebilir bir hastalıktır. Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa bunu görmezden gelmeyin ve mutlaka bir uzmana başvurun.