Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 25 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimde İstanbul Barosu Başkanlığına yeniden seçildi. Daha önce 2010–2016 yılları arasında üç dönem başkanlık yapan Kocasakal, on yıl aradan sonra aynı göreve seçilmesiyle yeniden gündeme geldi.

1966 yılında Almanya’nın Köln kentinde doğan Kocasakal, ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku alanlarında çalışan bir akademisyen ve avukattır. Mesleki yaşamını avukatlık, üniversitedeki eğitim ve araştırma faaliyetleri ile baro yönetiminde üstlendiği sorumluluklar üzerinden sürdürdü.

Galatasaray Lisesi’nden hukuk eğitimine

Kocasakal, 1986 yılında Galatasaray Lisesi’nden, 1990 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Avukatlık stajını tamamladıktan sonra 1991–1995 yılları arasında serbest avukatlık yaptı.

Lisansüstü eğitimini İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde kamu hukuku alanında sürdürdü. 1995 yılında Galatasaray Üniversitesi’nde Ceza ve Ceza Usul Hukuku asistanı olarak akademik çalışmalara başladı.

Karapara aklama üzerine doktora, Avrupa Birliği ceza hukuku üzerine doçentlik

2000 yılında “Karapara Aklama Suçu” konulu teziyle doktor unvanını aldı. 2005 yılında “Avrupa Birliği Ceza Hukukunun Esasları” çalışmasıyla doçent, 2017 yılında profesör oldu.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesinde ceza hukuku alanında dersler verdi ve lisansüstü tez danışmanlıkları yürüttü. Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı başkanlığı görevini de üstlendi.

Akademik çalışmalarında ekonomik suçlar, suçta kanunilik ilkesi, savunma hakkı ve ceza yargılamasının işleyişi üzerinde durdu. Avukatlık faaliyetleri ile üniversitedeki çalışmalarını birlikte yürütmesi, mesleki geçmişinin iki temel yönünü oluşturdu.

Suçu bildirmeme ve savunma hakkı üzerine eserleri

Kocasakal’ın 2017 yılında yayımlanan “Suçu Bildirmeme Suçları (TCK 278-279-280)” adlı kitabı, Türk Ceza Kanunu’nun suçu bildirmemeye ilişkin hükümlerini ele alır. Çeşitli suç tipleri ve ceza hukukunun temel ilkeleri üzerine makaleleri de bulunmaktadır.

2015 yılında yayımlanan çalışmaları arasında “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda Nefret ve Ayrımcılık Suçu (TCK 122)”, “Anayasa Mahkemesi’nin Suçta Kanunilik İlkesi ile İlgili Bir Kararının İncelenmesi” ve “Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu (TCK 123)” yer alır. 2016 tarihli İngilizce makalesinde Türk ceza muhakemesi sürecinde müdafiin rolünü inceledi.

Pınar Kartal ile birlikte hazırladığı ve 2022 yılında yayımlanan kitap bölümünde ise 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun ceza hükümlerini değerlendirdi. Böylece spor hukuku ile ceza hukukunun kesiştiği konular da akademik yayınları arasında yer aldı.

İnsan Hakları Merkezi’nden İstanbul Barosu Başkanlığına

Kocasakal, 2004–2006 döneminde İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanlığı yaptı. 2008–2010 döneminde İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı.

İlk kez 7 Kasım 2010 tarihinde İstanbul Barosu Başkanı seçildi. 14 Ekim 2012 ve 19 Ekim 2014 tarihlerindeki seçimleri de kazanarak başkanlığını üç dönem sürdürdü.

2016 seçimlerinde yeniden aday olmadı ve altı yıllık başkanlık dönemi sona erdi. 2017 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından verilen Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü’nü aldı.

Galatasaray Üniversitesindeki akademik görevleri

Kocasakal, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesinin Kamu Hukuku Bölümü, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalında öğretim üyesidir. Üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde Kamu Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı ve Hukuk Fakültesi Kurulu üyeliği görevleri de bulunmaktadır.

Üniversitedeki faaliyetleri, lisans ve lisansüstü hukuk eğitiminin yanı sıra bilimsel yayınları ve tez danışmanlıklarını kapsar. Ceza hukuku alanındaki akademik birikimini avukatlık ve meslek örgütü çalışmalarına da taşıdı.

2026 seçiminde yeniden başkan seçildi

İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu kapsamında 25 Ekim 2026’da yapılan başkanlık seçiminde dokuz aday yarıştı. Kocasakal, resmî olmayan sonuçlara göre seçimi kazanarak 2026–2028 dönemi için yeniden başkan seçildi.

Bu sonuçla Kocasakal, 2010–2016 yılları arasındaki üç dönemlik başkanlığının ardından İstanbul Barosu yönetiminde yeniden sorumluluk üstlenmek üzere seçilmiş oldu.