Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu kimdir? Türk tarihi uzmanının yaşamı ve eserleri
Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, 29 Mart 1942’de Eskişehir’de doğdu. İslam öncesi Orta Asya Türk tarihi, Uygurlar ve Türk-Çin ilişkileri üzerine araştırmalar yaptı. İstanbul Üniversitesinde başlayan akademik yaşamını Mimar Sinan Üniversitesi, Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi ve Manas Üniversitesinde sürdürdü.
Çalışmalarında Çin kaynaklarını kullanarak Türk devletlerinin siyasi ve kültürel geçmişini ele aldı. Araştırmacılığının yanında bölüm ve akademik birimlerin kurulmasında görev aldı; tarih öğretimi ve lisansüstü öğrenci yetiştirilmesiyle ilgilendi.
Eskişehir’den İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümüne
İlk ve orta öğreniminin bir bölümünü Eskişehir’de tamamlayan Çandarlıoğlu, 1960’ta Üsküdar Kız Lisesinden mezun oldu. Haziran 1964’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü bitirdi.
Lisans öğrenimi sırasında Umumi Türk Tarihi ve Yeniçağ Tarihinin yanı sıra Arap Dili ve Edebiyatı ile Fars Dili ve Edebiyatı alanlarında eğitim aldı. Mezuniyet tezini Kubilay Han üzerine hazırladı.
Kasım 1964’te mezun olduğu fakültenin Umumi Türk Tarihi Kürsüsünde asistanlığa başladı. Zeki Velidi Togan, İbrahim Kafesoğlu ve Bahaeddin Ögel’in rehberliğinde çalıştı. 1967’de “Sarı Uygurlar ve Kansu Bölgesi Kabileleri” başlıklı teziyle doktor unvanını aldı.
Uygur araştırmalarından profesörlüğe uzanan çalışmalar
Çandarlıoğlu, 1968–1969 öğretim yılında Tayvan’da, 1969–1970 öğretim yılında Japonya’da araştırmalar yürüttü. Japonya’da Göktürk tarihi ve dili üzerine çalışan Prof. Dr. Masao Mori ile bilimsel çalışmalar yaptı.
1971 yazında Londra’daki British Museum kütüphanesinde çalıştı. Almanya’da da farklı dönemlerde araştırmalarda bulundu. Bu çalışmalar, Türk tarihinin farklı dillerdeki kaynaklarını inceleyen akademik faaliyetlerinin bir parçasıydı.
1973’te “Ötüken Bölgesindeki Büyük Uygur Kağanlığı” başlıklı çalışmasıyla doçent oldu. 1982’de Timurlular ile Ming dönemi Çin’i arasındaki ilişkileri Ch’en Ch’eng’in elçilik raporu üzerinden incelediği çalışmayla profesörlüğe yükseldi.
Uygurların siyasi tarihi, kültürü ve Çin’le ilişkileri, araştırmalarının temel konuları arasında yer aldı. Çalışmaları İslam öncesi Türk tarihinden Orta Asya’daki diplomatik ilişkilere uzandı.
Mimar Sinan Üniversitesinde bölüm kuruluşu ve dekanlık
İstanbul Üniversitesindeki görevini 1986’ya kadar sürdüren Çandarlıoğlu, aynı yılın ekim ayında Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine profesör olarak atandı. Üniversitenin Tarih Bölümünü kurdu.
Şubat 1989 ile Mart 1995 arasında Fen-Edebiyat Fakültesi dekanlığını yürüttü. Tarih metodu, İslam öncesi Türk tarihi, İslam öncesi Türk kültür tarihi ve çağdaş Türk dünyası tarihi alanlarında dersler verdi.
Üniversitedeki görevleri, araştırmalarının yanında tarih eğitiminin kurumsal yapısının oluşturulmasını da kapsadı. Daha sonraki yıllarda bölüm başkanlığı sorumluluğunu da üstlendi.
Kazakistan ve Kırgızistan’daki akademik görevleri
Çandarlıoğlu, 1995’te Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinde yönetim görevi üstlendi. Aynı yıl üniversitenin Tarih Fakültesinde Türk Devletleri Tarihi Kürsüsünü kurdu.
Bu dönemde öğretim programları, akademik yayınlar ve dil eğitimiyle ilgili çalışmalarda görev aldı. “Türk Dünyası Ortak Terimler Sözlüğü” çalışmalarının koordinasyonunu yürüttü.
1999’da Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’teki Manas Üniversitesinde Orta Asya Araştırmaları Merkezi ve Sosyal Bilimler Enstitüsünü kurmakla görevlendirildi. Ekim 2000’de düzenlenen “III. Binli Yıllarda Türk Uygarlığı” kongresinin organizasyonunu üstlendi.
2000–2001 öğretim yılı sonunda Türkiye’deki görevine döndü. 2004–2009 arasında bölüm başkanlığı yaptı ve 29 Mart 2009’da emekli oldu. Emekliliğinin ardından 2018’e kadar lisansüstü dersler vermeyi sürdürdü.
Türk tarihi literatürüne kazandırdığı kitaplar
Çandarlıoğlu’nun eserleri, Uygur devletlerinden Türk-Çin ilişkilerine ve tarih araştırmalarının yöntemine uzanan bir konu çeşitliliği taşıdı. “Sarı Uygurlar ve Kansu Bölgesi Kabileleri” ile “Uygur Devletleri Tarihi ve Kültürü”, Uygur araştırmaları kapsamındaki kitapları arasında yer aldı.
“İslam Öncesi Türk Tarihi ve Kültürü”, “Tarih Metodu”, “Bozkurt’un Ejderha ile Dansı” ve “Tarihi, Coğrafyası ve Şahsiyetleriyle Gülçin Çandarlıoğlu’nun Türkistan’ı” da yayımlanan eserlerindendi.
Uygur sarayına gelen Çinli prensesler, Uygur-Çin ekonomik ilişkileri ve Uygur kültürünün etkileri üzerine makaleler kaleme aldı. Kitapları, üniversitelerde Orta Asya Türk tarihi derslerinin kaynakları arasında da kullanıldı.
Araştırmacılara açılan kütüphanesi ve aldığı ödül
Çandarlıoğlu, kitaplarını Türk Dünyası Araştırmaları Vakfına bağışladı. Vakıf bünyesinde adına oluşturulan kütüphanede Türk dünyasına ilişkin kitap, dergi ve slayt arşivi bir araya getirildi.
Lisansüstü araştırmacıların yararlanmasına açılan koleksiyonun yanında, vakfın yayınlarına hakemlik ve danışmanlık yaptı. Tarih öğrencilerine fahri danışmanlık desteği verdi.
2025 yılında Türk Dünyası Turan Yazgan Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Vefatı Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından duyurulan Çandarlıoğlu’nun akademik mirası; Uygur tarihi araştırmaları, Türk-Çin ilişkilerini ele alan eserleri, kurduğu akademik birimler ve araştırmacılara bıraktığı koleksiyondan oluşuyor.