Yıllardır “çakılı kadro” uygulaması nedeniyle eşinden, çocuğundan, ailesinden ve sosyal düzeninden ayrı yaşamak zorunda kalan binlerce işçi, artık kararın kâğıt üzerinde kalmamasını istiyor.
AYM, 375 sayılı KHK’da yer alan ve sürekli işçilerin “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde” istihdam edilmesini öngören ibareyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar 9 Mart 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı. Ancak iptal hükmünün yürürlüğe girmesi 9 ay sonraya bırakıldı. Bu da kararın 9 Aralık 2026’da yürürlüğe gireceği anlamına geliyor.
4D İşçiler İçin Mesele Artık “Hak Var mı?” Değil
Kararla birlikte 4D sürekli işçiler açısından en temel tartışma değişti. Artık mesele tayin hakkının hukuken mümkün olup olmadığı değil, bu hakkın nasıl ve ne zaman uygulanacağı.
Sürekli işçiler, kamu hizmetinin yükünü yıllardır taşıyan geniş bir çalışan grubunu oluşturuyor. Ancak bu işçilerin önemli bir bölümü, aile birliği, sağlık mazereti, eğitim durumu veya zorunlu yaşam koşullarına rağmen kurumlar arası ya da şehirler arası yer değişikliği yapamıyordu.
Bu tablo, sadece idari bir sorun değil; doğrudan insan hayatına dokunan bir mağduriyet alanı hâline geldi.
Aile Birliği Daha Fazla Bekletilmemeli
4D işçilerin beklediği düzenleme bir ayrıcalık değil, insani ve makul bir taleptir. Eşi başka şehirde çalışan, çocuğunun eğitimi için yer değiştirmesi gereken, sağlık sorunu nedeniyle ailesinin yanında bulunmak zorunda kalan işçiler için tayin hakkı yalnızca çalışma hayatı meselesi değildir.
Bu hak, aynı zamanda aile bütünlüğü, sosyal denge ve insan onuruyla ilgilidir.
AYM kararı, kamu idaresine açık bir mesaj vermiştir: Sürekli işçilerin yer değişikliği taleplerini bütünüyle dışlayan katı uygulamalar artık sürdürülemez.
Gözler TBMM, Bakanlıklar ve Kamu İdarelerinde
Kararın yürürlüğe girişinin 9 ay sonraya bırakılması, hukuki boşluk oluşmaması için tanınmış bir süre olarak değerlendiriliyor. Ancak bu süre, bekleyen işçiler açısından yeni bir belirsizlik dönemine dönüşmemelidir.
Bu süreçte yapılması gereken bellidir: 4D işçiler için açık, adil, denetlenebilir ve uygulanabilir bir tayin sistemi kurulmalıdır.
Düzenlemede özellikle şu başlıkların netleşmesi bekleniyor:
Eş durumu tayini, sağlık mazereti, engellilik durumu, can güvenliği, eğitim ve aile bütünlüğü gibi temel gerekçeler için başvuru yolları açıkça belirlenmelidir.
Kurumlar arası geçişlerde keyfiliği önleyecek objektif kriterler oluşturulmalıdır.
Başvuruların hangi süre içinde sonuçlandırılacağı ve ret kararlarına karşı hangi yolların açık olacağı net biçimde düzenlenmelidir.
Karar Raflarda Beklememeli
4D işçiler, yıllardır süren bir mağduriyetin artık son bulmasını bekliyor. AYM kararı bu anlamda önemli bir dönüm noktasıdır. Fakat bu karar, ancak uygulamaya geçtiğinde gerçek anlamını bulacaktır.
Bugün yapılması gereken, 9 Aralık 2026’yı pasif biçimde beklemek değil; o tarihe kadar düzenlemeyi hazır hâle getirmektir. Çünkü her geçen ay, başka bir ailenin ayrı yaşaması, başka bir işçinin sağlık veya sosyal mazeretiyle baş başa kalması demektir.
4D İşçilerin Beklentisi Net
4D sürekli işçilerin talebi karmaşık değildir: Adil, ölçülü ve insani bir tayin hakkı.
Kamu hizmetini yıllardır omuzlayan işçiler, artık ailelerinden, çocuklarından ve hayat düzenlerinden kopmadan çalışma imkânı istiyor. Anayasa Mahkemesi kararını verdi. Şimdi sıra, bu kararı sahada karşılığı olan bir düzenlemeye dönüştürmekte.