Alerjik ve alerjik olmayan rinitin tanı ve yönetimine ilişkin yeni klinik rehber yayımlandı. Uluslararası uzmanlar tarafından hazırlanan kılavuz, burun tıkanıklığı, akıntı, hapşırma ve kaşıntı gibi yaygın şikâyetlerle başvuran hastalarda doğru tanıya ulaşmayı ve uygun tedavi stratejilerinin belirlenmesini amaçlıyor.
Rehber, British Society for Allergy and Clinical Immunology (BSACI) öncülüğünde oluşturuldu. Çalışma, literatürde en çok atıf alan araştırmaların sistematik değerlendirilmesine dayanan bir konsensüs ve kılavuz çalışması niteliği taşıyor.
Yeni önerilerde, alerjik rinit ile alerjik olmayan rinitin klinik olarak net biçimde ayrıştırılması gerektiği vurgulanıyor. Alerjik rinitin, bağışıklık sisteminin IgE aracılı yanıtı ile ilişkili olduğu; alerjik olmayan rinitte ise benzer belirtilere rağmen alerjen duyarlılığının gösterilemediği ifade ediliyor.
Tanı sürecinde ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayenenin temel olduğu, gerekli görülen olgularda deri prick testi ve spesifik IgE ölçümlerinin tanıyı destekleyici olarak kullanılabileceği belirtiliyor. Semptomlara göre yapılan ampirik tedavilerin yanlış tanı riskini artırabileceğine dikkat çekiliyor.
Tedavi yaklaşımında ise intranazal kortikosteroidler, ikinci nesil antihistaminikler ve tetikleyici faktörlerden kaçınma ön planda tutuluyor. Bazı hasta gruplarında immünoterapi seçeneklerinin değerlendirilebileceği ifade edilirken, her hastaya aynı tedavi şemasının uygulanmaması gerektiği vurgulanıyor.
Rehberin dayandığı başlıca bilimsel veriler; Clinical & Experimental Allergy dergisinde yayımlanan sistematik derlemeler ve yüksek etki faktörlü çalışmalardan elde edildi. Öne çıkan referanslar arasında DOI: 10.1111/cea.14179 ve DOI: 10.1111/cea.14038 numaralı çalışmalar yer alıyor.
⸻
Uzman Yorumu
Uzmanlara göre rinit, yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürmesine rağmen çoğu zaman hafife alınan bir sağlık sorunu. Yeni rehber, tanıdaki belirsizlikleri azaltmayı ve gereksiz ilaç kullanımını önlemeyi hedefliyor. Ancak önerilerin bir kısmının farklı hasta gruplarında etkinliğini netleştirmek için ek klinik çalışmalara ihtiyaç olduğu belirtiliyor.
⸻
Editoryal Uyarı
Bu rehber, kanıta dayalı klinik öneriler sunmakla birlikte, tüm sağlık sistemlerinde henüz zorunlu standart olarak uygulanmamaktadır. Tedavi kararlarının, hasta özellikleri ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda verilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.