Konya 3’üncü Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mete Kuş’un görevden alınması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kararın ardından özellikle Konya-Fenerbahçe maçı sırasında kentteki bazı uçuşların gündeme gelmesi, görev değişikliğinin maç tartışmalarıyla ilişkilendirilmesine yol açtı.

Trabzon açıklarında deprem
Trabzon açıklarında deprem
İçeriği Görüntüle

Askeri bir görev değişikliğinin futbol maçı üzerinden tartışılır hale gelmesi, devlet ciddiyeti açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya çıkardı.

Maç Gündemiyle Askeri Karar Verilmez

Bir komutanın kariyeri, sosyal medyada büyüyen maç tartışmalarının gölgesinde değerlendirilmemelidir. Türk Silahlı Kuvvetleri gibi disiplin, hiyerarşi ve emir-komuta zinciri üzerine kurulu bir kurumda kararların zemini; tribün tepkileri, sosyal medya yorumları veya anlık kamuoyu baskısı değil, mevzuat, rapor, belge ve kurumsal değerlendirme olmalıdır.

Konya, askeri havacılık açısından stratejik merkezlerden biridir. Bu şehirde eğitim uçuşları, gece görüş faaliyetleri ve planlı hava hareketliliği olağan askeri işleyişin parçası olabilir. Bu nedenle herhangi bir uçuş faaliyetini doğrudan bir futbol karşılaşmasıyla ilişkilendirerek ağır idari sonuçlara bağlamak doğru bir yaklaşım değildir.

Tümgeneral Mete Kuş Kararında Hakkaniyet Sorusu

Tümgeneral Mete Kuş’un görevden alınmasının, kamuoyunda “maç nedeniyle görevden alındı” algısıyla karşılık bulması başlı başına sorunlu bir durumdur. Çünkü böyle bir algı, yalnızca ilgili komutanın kişisel kariyerini değil, devlet kurumlarının karar alma ciddiyetini de tartışmaya açar.

Elbette askeri kurumlarda disiplin esastır. Açık bir emir ihlali, görev kusuru ya da mevzuata aykırı bir durum varsa bunun gereği yapılır. Ancak kamuoyuna yansıyan bilgiler, kararın neden bu kadar ağır bir sonuç doğurduğunu açık ve ikna edici biçimde ortaya koymamaktadır.

Bu nedenle mesele, bir kişinin görevde kalıp kalmamasından ibaret değildir. Asıl mesele, kritik kamu görevlerinde bulunan isimlerin eksik bilgi, sosyal medya baskısı ve maç atmosferiyle oluşan tartışmalar karşısında nasıl korunacağıdır.

Sosyal Medya Baskısı Devlet Aklının Yerine Geçmemeli

Son yıllarda sosyal medya, kamuoyu oluşturma gücünü artırdı. Ancak bu güç, devletin karar alma mekanizmalarının yerine geçmemelidir. Bir olay sosyal medyada ne kadar konuşulursa konuşulsun, kamu görevlileri hakkındaki kararlar dijital kalabalıkların tepkisine göre şekillenmemelidir.

Hele ki konu askeri hiyerarşiyse, değerlendirme çok daha dikkatli yapılmalıdır. Birkaç görüntü, yorum ya da iddia üzerinden bir komutanın görev değişikliğini kaçınılmaz göstermek, kurumsal adalet duygusunu zedeler.

Görevden Alma Yerine Kurumsal İnceleme Esas Olmalıydı

Böyle bir süreçte beklenen yaklaşım, önce olayın teknik ve idari yönleriyle incelenmesidir. Uçuşların planlı faaliyet olup olmadığı, emir zincirinin nasıl işlediği, sorumluluğun hangi düzeyde bulunduğu ve gerçekten disiplin ihlali sayılabilecek bir durumun olup olmadığı net biçimde ortaya konulmalıdır.

Bu yapılmadan alınan veya böyle algılanan bir görevden alma kararı, kamuoyunda “sosyal medya baskısına teslim olundu” düşüncesini güçlendirir. Devletin kritik kurumları, bu tür algılara açık bırakılmamalıdır.

Sonuç: Bir Maç Biter, Kurumsal Hafıza Kalır

Tümgeneral Mete Kuş’un görevden alınması, kamuoyuna yansıyan haliyle bir futbol maçının gölgesinde tartışılmaktadır. Bu durum, kararın kendisinden bağımsız olarak dahi sorunludur.

Bir maç biter, skor unutulur, tribün susar. Ancak askeri bir personel hakkında verilen kararın kurumsal hafızada bıraktığı iz kolay silinmez. Devlet, kararlarını sosyal medya dalgasına veya maç atmosferinin oluşturduğu baskıya göre değil; hukuk, mevzuat, disiplin, liyakat ve hakkaniyet çerçevesinde vermelidir.

Bu nedenle Tümgeneral Mete Kuş’un maç tartışması nedeniyle görevden alınmış gibi algılanması dahi doğru değildir. Eğer karar gerçekten bu tartışmaların etkisiyle alındıysa, bu daha da vahimdir. Kurumsal disiplin korunmalıdır; fakat aynı hassasiyetle kurumsal adalet de korunmalıdır.