Birinin bağırması, tehditkâr olması ya da başkalarını küçümsemesi sık sık “karakter” diye açıklanır. Peki ya biyoloji? Bilim insanları uzun süredir şu soruyu inceliyor: Bazı genler insanı öfkeye, saldırganlığa ya da empati eksikliğine daha yatkın hale getiriyor mu?
Bugüne kadar en çok konuşulan iki gen MAOA ve CDH13. Uzmanlar, bu genlerin “kötülük” üretmediğini, ancak beynin duygu ve davranış ayarlarını etkileyebilecek bir zemin sunduğunu söylüyor.
Çalışmalar nerede ve kimler tarafından yapıldı?
-
MAOA üzerine en çok atıf alan çalışmalardan biri, Yeni Zelanda Dunedin doğum kohortunu izleyen Caspi ve arkadaşlarının araştırmasıdır. Çalışma Science dergisinde yayımlandı (DOI: 10.1126/science.1072290).
-
CDH13 içinse Avrupa ve ABD merkezli çok merkezli genetik çalışmalar, bu genin sinir hücreleri arasındaki bağlantılarla ilişkili olduğunu bildirdi. Bulgular Nature Neuroscience’ta yayımlandı (örnek DOI: 10.1038/nn.3010).
Bu çalışmaların ortak özelliği, uzun süreli gözlem ve genetik analiz içeren, güvenilir dergilerde yayımlanmış olmaları.
Bu genler ne yapıyor?
MAOA, beyindeki bazı kimyasalları (serotonin, dopamin gibi) parçalayan bir enzimi kodlar. Bu kimyasallar, öfke kontrolü, sabır ve dürtüsellik ile ilişkilidir. Düşük MAOA etkinliği olan kişilerde, özellikle yoğun stres altında öfke tepkilerinin daha hızlı yükseldiği bildiriliyor.
CDH13 ise beyin hücreleri arasındaki bağları düzenler. Bazı varyantları olan kişilerde, araştırmalara göre duygusal bağ kurma ve sosyal sinyalleri okuma daha zor olabiliyor. Bu da empatiyi ve sosyal uyumu etkileyebiliyor.
Temel bulgular ne diyor?
Bilimsel veriler şunu gösteriyor:
-
Bu genlere sahip olmak tek başına bir insanı saldırgan ya da “kötü” yapmıyor.
-
Ancak çocukluk travması, uzun süreli stres, alkol ya da madde kullanımı gibi faktörlerle birleştiğinde, öfke patlamaları ve dürtüsel davranışlar daha sık görülebiliyor.
-
Araştırmacılar bunu “gen–çevre etkileşimi” olarak adlandırıyor.
Yani genler bir zemin, hayat koşulları ise bu zeminde nasıl bir bina yükseleceğini belirleyen mimari gibi çalışıyor.
Uzman yorumu
Psikiyatri uzmanları, bu bulguların halk arasında yanlış anlaşılmaması gerektiğini vurguluyor. Tıbbiye Bülteni uzmanları şu değerlendirmeyi yapıyor:
“MAOA veya CDH13 gibi genler, bazı kişileri öfke ve dürtüsellik açısından daha hassas hale getirebilir. Ama bu, kişinin davranışlarının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmez. Eğitim, aile ortamı ve psikolojik destek bu riski önemli ölçüde azaltabilir.”
Deneysel uyarı
Bu alandaki genetik araştırmalar hâlâ gelişme aşamasında. MAOA veya CDH13 için yapılan testler, bugün için kişilere etiket yapıştırmak ya da “iyi–kötü” ayrımı yapmak amacıyla kullanılmıyor. Bulgular daha çok, riskleri ve beyin mekanizmalarını anlamaya yönelik.
Uzmanlar, sık öfke patlamaları, tehditkâr davranışlar veya empati sorunları yaşayan kişilerin, genetikten çok psikolojik değerlendirme ve profesyonel destek almasının en güvenli yol olduğunu hatırlatıyor.




