Sol kulakçık ile sol karıncık arasında yer alan bu kapak, kanın doğru yönde akmasını sağlar. İşlevi bozulduğunda nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı, göğüs ağrısı ve yaşam kalitesinde belirgin azalma görülebilir.
Uzun yıllar boyunca mitral kapak ameliyatları göğüs kemiğinin boydan boya açılmasıyla yapılırdı. Günümüzde cerrahi teknoloji ve deneyimin gelişmesiyle kalbe çok daha küçük bir kapıdan ulaşmak mümkün hale geldi. Bu yönteme minimal invaziv mitral kapak cerrahisi diyoruz ve çoğu hastada koltuk altından yapılan 6–8 santimetrelik bir kesi ile uygulanabiliyor.
Minimal invaziv yöntem nedir?
Bu yöntemde göğüs kemiği kesilmez. Halk arasında “iman tahtası” olarak bilinen kemiği açmadan, kaburgalar arasından küçük bir kesi ile mitral kapağa ulaşılır. Özel kamera sistemleri, ekartörler ve uzun cerrahi aletler yardımıyla kapak onarımı veya kapak değişimi gerçekleştirilir.
Böylece:
• kesi küçük olur
• dokuya verilen travma azalır
• toparlanma süreci hızlanır
Kimler için uygundur?
Mitral kapak ameliyatlarının büyük bölümü minimal invaziv yöntemle yapılabilir. Ancak uygunluğun mutlaka bu alanda deneyimli bir kalp ve damar cerrahı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Genel olarak:
• mitral kapak darlığı veya yetmezliği olan
• kalp ve akciğer fonksiyonları ameliyata uygun olan
• göğüs kemiğinin açılmasını gerektiren ek kalp hastalığı bulunmayan
hastalar bu yöntem için aday olabilir. Nihai karar, ayrıntılı muayene ve tetkikler sonrasında verilir.
En önemli avantaj: Göğüs kemiğinin açılmaması
Bu yöntemin en belirgin üstünlüğü şudur:
• göğüs kemiği açılmaz
• iman tahtası kesilmez
Bunun doğal sonucu olarak:
• ameliyat sonrası ağrı belirgin biçimde azalır
• enfeksiyon ve kanama riski düşer
• derin nefes alma ve hareket etme daha kolay hale gelir
• iyileşme süreci hızlanır
• hasta günlük yaşamına daha kısa sürede döner
Özellikle genç hastalarda ve kadınlarda kozmetik açıdan da önemli bir avantaj sağlar. Çünkü ameliyat izi koltuk altı çizgileri içinde kalır ve dışarıdan fark edilmesi güç olur.
Onarım mı, değişim mi?
Öncelikli tercihimiz kapağı onararak korumaktır. Ancak kapak dokusunun ağır hasarlı olduğu bazı durumlarda kapak değişimi gerekir. Metal ve biyolojik kapak seçenekleri mevcuttur. Seçim yapılırken:
• hastanın yaşı
• eşlik eden hastalıklar
• kan sulandırıcı kullanma gerekliliği
• yaşam tarzı ve beklentiler
birlikte değerlendirilir.
Ameliyat sonrası süreç nasıldır?
Minimal invaziv yöntem sayesinde:
• yataktan kalkma daha erken gerçekleşir
• solunum egzersizleri daha rahat yapılır
• hastanede kalış süresi kısalır
• iş ve sosyal yaşama dönüş hızlanır
Şunu özellikle vurgulamak gerekir:
Bu yöntem “küçük bir ameliyat” değildir. Büyük ameliyat küçük kesiden yapılır. Ciddiyet aynıdır, travma daha azdır.
Son söz
Kalp cerrahisi yalnızca kesilerin küçülmesiyle değil, dokunuşların zarifleşmesiyle ilerliyor. Koltuk altından yapılan minimal invaziv mitral kapak ameliyatı, “daha az travma ile daha çok iyilik” anlayışının güçlü bir yansımasıdır. Bu alanda uzun süredir çalışan ve bu ameliyatları uygulayan bir cerrah olarak görüyorum ki, uygun hastalarda bu yöntem hem fiziksel hem de psikolojik açıdan önemli bir konfor sağlamaktadır.
Bu yaklaşımın özü şudur:
• göğüs kemiğini açmadan ameliyatı gerçekleştirmek
• hastayı daha az yormak
• kalp ve çevre dokulara nazik davranmak
• ağrı ve kanamayı azaltarak iyileşmeyi hızlandırmak
• hastayı hayata ve işine daha hızlı döndürmek
Şikayetleriniz varsa gecikmeden Kardiyoloji ile Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanına başvurun. İnternetteki rastgele bilgilere değil, hekimin yüz yüze değerlendirmesine güvenin. Kalbiniz ömür boyu sizin için çalışıyor; ona özen göstermek, sağlığınıza verdiğiniz en kıymetli hediyedir.