Kalp Uyumaz Ama Uykuya İhtiyacı Vardır!

Uyku, uzun yıllar boyunca sadece dinlenme olarak görüldü. Oysa son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, uykunun kalp-damar sistemi için aktif bir biyolojik düzenleyici olduğunu net biçimde ortaya koydu. Bugün uyku süresi, zamanlaması, kalitesi ve düzenliliği; hipertansiyon, ritim bozuklukları ve koroner arter hastalığı gibi kardiyovasküler risklerle doğrudan ilişkilendiriliyor.

Yakın tarihli bir American Heart Association (AHA) bilimsel bildirisinde, uyku sağlığının yalnızca uyku süresiyle ölçülemeyeceği vurgulanmıştır. Bu rapor, uyku sağlığının çok boyutlu bir kavram olduğunu; süre, süreklilik, zamanlama, düzenlilik, öznel uyku doyumu ve gündüz fonksiyonelliği gibi bileşenlerden oluştuğunu ortaya koymaktadır. Bu bileşenlerin her biri, kardiyovasküler sağlık üzerinde bağımsız etkilere sahiptir.

Uyku Süresi: Kısa da, Uzun da Riskli

Bilimsel veriler, yetişkinler için ideal uyku süresinin 7–9 saat olduğunu göstermektedir. Daha kısa uyku süresi; atriyal fibrilasyon, hipertansiyon ve metabolik bozukluklarla ilişkilidir. Öte yandan 9 saatin üzerindeki uzun uyku süresi de kardiyovasküler hastalık, inme ve mortalite riskinde artışla ilişkilendirilmiştir. Bu bulgular, uyku süresinin tek başına yeterli bir gösterge olmadığını; uyku kalitesi ve yapısının da dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Düzenlilik ve Zamanlama: Gözden Kaçan Risk

Uyku sadece “kaç saat uyunduğu” ile sınırlı değildir. AHA bildirisinde özellikle uyku düzenliliği ve uyku zamanlaması üzerinde durulmaktadır. Günler arasında uyku saatlerinde belirgin dalgalanmalar olan bireylerde; inflamasyon, hipertansiyon, obezite ve kardiyovasküler hastalık riskinin daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Uyku süresi yeterli olsa bile düzensiz uyku paterni, kardiyometabolik riskleri artırabilmektedir.

Gündüz Belirtileri de Kardiyovasküler Riskin Parçası

Aşırı gündüz uykulu olma hali, yalnızca yaşam kalitesini değil; kalp sağlığını da etkilemektedir. Çalışmalar, gündüz uykulu olma halini koroner arter hastalığı, inme ve kardiyovasküler mortalite ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu durum sıklıkla uyku apnesi, obezite ve metabolik bozukluklarla birlikte görülmektedir.

Uyku Apnesi ve Kalp

Uyku ve kalp ilişkisini en net biçimde ortaya koyan klinik tablo obstrüktif uyku apne sendromudur. Uyku sırasında tekrarlayan apne ve hipopne atakları; intermittan hipoksi, oksidatif stres ve otonom dengesizlik yoluyla kardiyovasküler sistemi olumsuz etkiler. Tedavi edilmemiş uyku apnesinin; dirençli hipertansiyon, atriyal fibrilasyon, kalp yetersizliği ve ani kardiyak ölüm riskini artırdığı güçlü kanıtlarla gösterilmiştir.

ESC Kılavuzları Ne Diyor?

Uyku, artık yalnızca gözlemsel çalışmaların konusu değildir. European Society of Cardiology (ESC) Kardiyovasküler Hastalıklardan Korunma Kılavuzu, uyku bozukluklarını değiştirilebilir yaşam tarzı risk faktörleri arasında açıkça tanımlamaktadır. ESC kılavuzunda;
• Yetişkin bireylerde düzenli ve yeterli (yaklaşık 7–8 saat) uyku önerilmekte,
• Horlama, gündüz uykululuk ve uyku bölünmesi olan hastalarda uyku apnesi açısından değerlendirme yapılması,
• Özellikle hipertansiyon, atriyal fibrilasyon ve obezitesi olan hastalarda uyku bozukluklarının aktif olarak sorgulanması önerilmektedir.

Bu yaklaşım, uykunun artık kardiyovasküler risk yönetiminde ikincil değil, temel bir başlık hâline geldiğini göstermektedir.

Sonuç

Modern kardiyolojide uyku, artık ikincil bir yaşam tarzı önerisi değil; kardiyovasküler risk değerlendirmesinin ayrılmaz bir bileşenidir. Beslenme ve egzersiz kadar; uykunun süresi, düzeni, kalitesi ve zamanlaması da kalp sağlığını belirlemektedir.

Bilim ve kılavuzlar aynı noktada birleşiyor:
Kalp geceleri uyumaz; ama sağlıklı çalışabilmesi için bizim sağlıklı uyumamıza ihtiyaç duyar.

Referanslar
1. American Heart Association.
Sleep matters: Duration, timing, quality and more may affect cardiovascular disease risk.
AHA Scientific Statement, 2024.
2. Visseren FLJ, Mach F, Smulders YM, et al.
2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice (ESC Prevent Guidelines).
European Heart Journal. 2021;42(34):3227–3337.
3. St-Onge MP, Grandner MA, Brown D, et al.
Sleep duration and quality: Impact on lifestyle behaviors and cardiometabolic health.
Circulation. 2016;134:e367–e386.
4. Gangwisch JE, Heymsfield SB, Boden-Albala B, et al.
Short sleep duration as a risk factor for hypertension: Analyses of the first National Health and Nutrition Examination Survey.
Hypertension. 2006;47:833–839.
5. Mehra R, Benjamin EJ, Shahar E, et al.
Association of nocturnal arrhythmias with sleep-disordered breathing.
Journal of the American College of Cardiology. 2006;47:143–148.
6. Javaheri S, Redline S.
Sleep, slow-wave sleep, and blood pressure.
Current Hypertension Reports. 2012;14:442–448.

Doç. Dr. Remzi SARIKAYA
SBÜ VAN EAH Başhekimi, Kardiyoloji Kliniği Eğitim Sorumlusu